Bu haber kez okundu.

Yeni Kılık ve Kıyafet Yönetmeliği Tarifi

Emniyet Genel Müdürlüğü emrinde memur olarak çalışan bir personel, kılık kıyafet Yönetmeliğine aykırı davrandığı gerekçesiyle, ilgili amirleri tarafından önce sözlü sonra da yazılı olarak başının kapalı olmasından dolayı uyarılmış ve göreve başörtülü olarak devam etmek istemesi halinde hakkında disiplin işlemlerinin başlatılacağı belirtilmiştir.

Söz konusu personel, hakkında disiplin işlemleri başlatılabileceği ihtimali bulunduğu gerekçesiyle Kamu Denetçiliği Kurumuna şikayette bulunmuş, adı geçen Kurum konunun idarî başvuru yolunun tüketilmesi beklenmeden incelemeye alınmasını zorunlu görmüştür.

Konuyu değerlendiren Kamu Denetçiliği Kurumu, 20/09/2013 tarih ve 2013/8 sayılı Kararı ile; ilgili memurun ikaz edilmesine ilişkin yazının iptali için içişleri Bakanlığına tavsiyede bulunmanın yanı sıra, kılık ve kıyafet Yönetmeliğinde yapılmasını gerekli gördüğü değişiklikler konusunda da Başbakanlık Makamına tavsiyede bulundu.

Yeni Kılık ve Kıyafet Yönetmeliği şöyle tarif edildi

Kamu Denetçiliği Kurumunun bu Kararında, kılık ve kıyafet düzenlemesi ile ilgili olarak şu tavsiyelerde bulunuldu:

1-Kamu Kurum ve Kuruluşlarında çalışan personelin Kılık ve Kıyafetine dair Yönetmeliğin 1. ve 5. Maddelerinin iptali ile yürürlükten kaldırılması, ?Aşırılığa kaçmayacak sade bir kılık kıyafet? çerçevesinde kısa ve öz yeni bir yönetmelik çıkarılması,

2-Bu olmadığı takdirde 1 nolu bent çerçevesinde anılan Yönetmeliğin 1 ve 5. maddelerinin yürürlükten kaldırılması,

3-İlk iki bent yerine getirilmesi mümkün görülmediği takdirde, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde yazılı ?görev mahallinde baş daima açık? ibaresinin yönetmelikten çıkarılması.

Kamu Kurum Ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık Ve Kıyafetine Dair Yönetmeliğin iptali tavsiye edilen hükümleri:

Madde 1- ?Bu Yönetmelik, kamu personelinin Atatürk devrim ve ilkelerine uygun, uygar, aşırılığa kaçmayacak şekilde sade bir kılık ve kıyafette olmalarını, kılık ve kıyafette birlik ve bütünlük içinde bulunmalarını sağlamayı amaçlamaktadır.?

Madde 5- ?2 nci maddede sözü edilen personelin kılık ve kıyafette uyacakları hususlar;

a)  Kadınlar;

Elbise, pantolan etek temiz, düzgün, ütülü ve sade, ayakkabılar ve/veya çizmeler sade ve normal topuklu, boyalı, görev mahallinde baş daima açık, saçlar düzgün taranmış veya toplanmış, tırnaklar normal kesilmiş olur. Ancak bazı hizmetler için özel iş kıyafeti varsa görev sırasında kurum amirinin izni ile bu kıyafet kullanılır.

Kolsuz ve çok açık yakalı gömlek, bluz veya elbise ile strech, kot ve benzeri pantolonlar giyilmez. Etek boyu dizden yukarı ve yırtmaçlı olamaz. Terlik tipi (sandalet) ayakkabı giyilmez.

b) Erkerler;

Elbiseler temiz, düzgün, ütülü ve sade; ayakkabılar kapalı, temiz ve boyalı giyilir. Sandalet veya atkılı ayakkabı giyilmez. Bina içinde ve görev mahallinde baş daima açık bulundurulur. Kulak ortasından aşağıda favori bırakılmaz. Saçlar, kulağı kapatmayacak biçimde ve normal duruşta enseden gömlek yakasını aşmayacak şekilde uzatılabilir, temiz bakımlı ve taranmış olur. Hergün sakal tıraşı olunur ve sakal bırakılmaz. Bıyık tabiî olarak bırakılır, uzunluğu üst dudak boyunu geçemez, üstten alınmaz, yanlar üst dudak hizasında olur, alt uçları dudak hizasından kesilir. Kravat takılır, kravatı örtecek şekilde balıkçı yaka veya benzeri sü­veterler giyilmez. Hizmet gereğine uygun olarak verilmişse tek tip elbise giyilir.

Bina içinde gömleksiz, kravatsız ve çorapsız dolaşılmaz.?

 

 

KARAR

ŞİKÂYETİN KONUSU :Turgutlu İlçe Emniyet Müdürlüğünde memur olarak çalışan M.Ö'nün kılık kıyafet yönetmeliğine aykırı davrandığı gerekçesiyle ikaz edilmesine ilişkin yazının iptali için idareye tavsiyede bulunulması istemine ilişkindir.

ŞİKÂYET BAŞVURU TARİHİ :22/04/2013

KARAR TARİHİ :20/09/2013

VIII-HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A-HUKUKA UYGUNLUK DENETİMİ

Anayasamızın 5. maddesinde, ?Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.?, 10. maddesinde, ?Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.?, 13. maddesinde; ?Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.?; 24. maddesinde ?Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.?; 38. maddesinde, ?Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.?, 48. maddesinde; ?Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir...?, 49. maddesinde ?Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.?, 90. maddesinde ise; "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir... Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır." kurallarına yer verilmiştir.

Düşünce din ve vicdan özgürlüğüne ilişkin olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 9. maddesinde ve Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasî Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmenin 18. maddesinde; düzenlemeler yapılarak hiç kimsenin kendi seçtiği bir din ya da inanca sahip olma ya da bunu benimseme özgürlüğünü zedeleyecek bir baskıya maruz bırakılamayacağı, bir kimsenin kendi dinini veya inançlarını ortaya koyma özgürlüğüne ancak yasalarla belirlenen ve kamu güvenliğini, düzenini, sağlığını, ahlâkını ya da başkalarının temel hak ve özgürlüklerini korumak için gerekli kısıtlamalar getirilebileceğine işaret edilmiştir.

Öte yandan, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ?Kıyafet mecburiyeti? başlıklı Ek 19. maddesinde ?Devlet memurları, kanun, tüzük ve yönetmeliklerin öngördüğü kılık ve kıyafet kurallarına uymak mecburiyetindedir? hükmü yer almakta olup, 25/10/1982 tarih ve 17849 sayılı Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrasında devlet memurları olarak çalışan kadınların elbise, pantolon, eteklerinin temiz, düzgün, ütülü olması, ayakkabılar ve/veya çizmelerin sade ve normal topuklu ve boyalı olması, görev mahallinde başlarının daima açık, saçlarının düzgün taranmış veya toplanmış olması, tırnaklarının normal kesilmiş olması, ancak bazı hizmetler için özel iş kıyafetleri varsa görev sırasında kurum amirinin izni ile bu kıyafetlerin kullanılması, kolsuz ve çok açık yakalı gömleğin, bluz veya elbise ile strech, kot ve benzeri pantolonların giyilmemesi, etek boyunun dizden yukarı ve yırtmaçlı olmaması, terlik tipi (sandalet) ayakkabı giyilmemesi gerektiği hususlarında düzenlemelere yer verilmiştir.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ile Anayasamızın 13. ve 38.maddeleleri birlikte değerlendirildiğinde; temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlandırılabileceği, ikincil mevzuatla bir sınırlandırmanın mümkün olmadığı, kanunlarda ikincil düzenlemelere atıf yapılarak bir sınırlandırmanın yapılamayacağı, ayrıca kanunlarda açıkça tanımlanmayan eylemlere suç sayarak ceza verilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Şikâyet dosyanın incelenmesinden; Turgutlu İlçe Emniyet Müdürlüğünde memur olarak çalışan şikâyetçinin mesai saatleri içerisinde Kılık Kıyafet Yönetmeliğine uygun hareket etmediği gerekçesiyle Müdürlük tarafından yazı ile ikaz edildiği, bunun üzerine şikâyetçi tarafından ?inancımdan ötürü kullandığım başörtülü olarak görevimi yapabilmem Anayasal hakkımdır. Bu çerçevede idarenin aldığı tasarrufun yanlışlığının tespitini, idarenin bu konuda bilgilendirilmesini, hukuksuz kararından vazgeçmesinin sağlanmasını? konulu talebi ile kurumumuza şikâyet başvurusu yapıldığı anlaşılmaktadır.

Olayda, şikâyet konusuna ilişkin ilgili idarenin konuya ilişkin görüşleri istenilmesine rağmen söz konusu ikaz yazısının neden tesis edildiğine ilişkin bir görüş gönderilmemiş ise de; şikâyetçinin başvuru formu ve ek belge incelendiğinde, ilgili idarenin şikâyetçiye Kılık Kıyafet Yönetmeliğine uygun hareket etmediği gerekçesi ile ikaz konulu bir yazı tebliğ ettiği, söz konusu yazıda; ?Müdürlüğümüz Trafik Tescil ve Denetleme Büro Amirliğindeki mesai saatlerinde görev yaptığınız süre içerisinde Kılık Kıyafet Yönetmeliğine uygun hareket etmediğiniz müşahede edilmiş, birim Amirleriniz tarafından defaten şifahi olarak yapılan uyarılara rağmen bu tutumunuzda ısrar ettiğiniz tespit edilmiştir. Bu sebeple; bundan sonraki görevinizde Yönetmelik hükümlerine uygun hareket etmeniz için sizi bir kereye mahsus olmak üzere yazılı olarak İKAZ ediyorum. Bu ve buna benzer olumsuz hareketlerinizin tekerrürü halinde hakkınızda disiplin soruşturmasının açılacağının bilinmesi hususunda bilgilerinizi rica ederim? şeklinde ihtarda bulunulduğu açıktır. Yazıda da ifade edildiği üzere şikâyetçinin içinde bulunduğu tutumun devam etmesi halinde kendisi ile ilgili olarak bir disiplin soruşturmasının başlayacağı anlaşılmaktadır. Şikâyetçinin, tutumunun Anayasal bir hakkı olduğu gerekçesi ile idarenin kararını hukuksuz görmekle ileride karşı karşıya kalmak durumunda olabileceği herhangi bir soruşturmaya ve cezaya engel olmak düşüncesiyle kurumumuza gereği için başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır.

Anayasamızın 13. maddesi uyarınca; bir düzenleyici işlemin hiyerarşik olarak bağlı bulunduğu üst hukuk normlarında düzenlenen konuların, genel ve objektif kuralları açıkça içermesi gerekmektedir. Üst hukuk normlarında açık bir düzenlemeye yer verilmediği durumlarda bir hakkın kullanımının engellenmesi ya da kısıtlanması sonucunu doğuran bir başka düzenleme yapılması hukuken mümkün değildir. Anayasa ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin ancak bu maddelerde belirlenen sebeplerin varlığı halinde özlerine dokunulmaksızın ve bu sebeplere dayalı olarak kanunla kısıtlanabilmesi mümkündür. Bu kısıtlamaların ise; Anayasanın özüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı yine Anayasada düzenlenmiştir.

Diğer yandan, Anayasamızın 38. maddesindeki ?Kanunsuz suç ve ceza olmaz? ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir eylemin tanımının yapılması ve yasanın ne tür eylemleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan eylemi gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin/edeceğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Şikâyetçinin söz konusu eylemi, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı açıktır. Bu hâliyle, anılan eylemin 657 Sayılı Kanun'un 125. maddesindeki hükümlerle örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan tipiklik şartının gerçekleşmediği de ortadadır.

Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere; şikâyet konusu olayın dayanağı olan 25/10/1982 tarih ve 17849 sayılı Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ?başları daima açık? ifadesi Anayasamızın 13. maddesi uyarınca kanunla düzenlenmesi gerekirken düzenlenmediği, dolayısıyla Kanunda yer almayan bu ibâreye anılan yönetmelikte yer verilmek suretiyle Kanunun amacını aşan nitelikte bir kısıtlama getirildiği anlaşılmıştır. Böylece, dayanağı üst hukuk normunda bu konuda herhangi bir kısıtlama ya da engelleme bulunmadığı halde söz konusu maddede yer alan bu belirlemenin, Anayasa ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan çalışma hak ve özgürlüğünün ve yine bu düzenlemelerle güvence altına alınmış olan din ve vicdan özgürlüğüne bağlantılı olarak ihlal edilmesi sonucunu doğuracağı da açıktır.

Nitekim 43 ve 44. paragraflarda yer alan Danıştay 8. Dairesinin 15/11/2012 tarih ve E:2012/5257 sayılı yürütmeyi durdurma kararı ile Danıştay 12. Dairesi'nin 21/11/2012 tarih ve E:2012/3480, K:2012/9158 sayılı kararları görüşümüzü destekler mahiyettedir.

Bu itibarla, yukarıda yer açıklamalar dikkate alındığında; Anayasaya ve hukuka aykırı bir şekilde yönetmelikle getirilen bir sınırlama esas alınarak Turgutlu İlçe Emniyet Müdürlüğünün şikâyetçiye hitaben yazdığı 05/04/2013 tarih ve 51144362.57335.(32378)/13 sayılı yazının da hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

B-HAKKANİYETE UYGUNLUK DENETİMİ

Hukuka aykırı olan bir işlemin hakkaniyete aykırı olacağı tartışmasızdır. Bir an için işlemi hukuka uygun olduğu savunulsa dahi yukarıda îzah edildiği üzere kamu yararı toplumsal barış, büyük bir kesimin mağduriyeti, şikâyet konusu olmamakla birlikte aynı yasak kapsamında değerlendirilmesi zorunlu olan okullarda ?başörtüsü yasağı? kızlarımızın eğitim hakkını ve ayrımcılık yasağını ihlâl, kamuda çalışan kadınlarımız yönünden de temel hak ve özgürlükleri, ayrımcılık yasağını vb. ihlâl oluşturduğu açıktır. O halde işlem ve yasağın sürmesi, raporun 9, 10, 11, 12, 13 numaralı paragraflarda yer alan ulusal mevzuat hükümleri, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20 numaralı paragraflarda yer alan uluslararası mevzuat hükümleri, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33 numaralı paragraflarda yer alan mukayeseli hukuk düzenlemeleri, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45 numaralı paragraflarda yer alan şikâyet konusuna ilişkin uygulamalar, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60 numaralı paragraflarda yer alan düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne ilişkin açıklamalar, 61 numaraları paragrafta yer alan çalışma hakkı ve ödevine ilişkin açıklamalar, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70 numaralı paragraflarda yer alan ayrımcılık yasağına ilişkin uygulamalar uyarınca hakkaniyete de aykırıdır. Yasak ve şikâyette bulunana karşı yapılan işlemde ?ihtiyaca uygunluk?da bulunmamaktadır.

IX-HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN İLGİLİ MEVZUAT

1-Dava açma süresinin yeniden başlaması

14/06/2012 tarihli ve 6328 Sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır.

2-İlgili idarenin işlemine karşı yargı yolu

2709 Sayılı 1982 Anayasası'nın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması Başlıklı 40. maddesinin 2. fıkrasında, ?Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.? Hükmü yer almakta olup, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarenin işlemine karşı 60 günlük dava açma süresinden arta kalan süre içinde Manisa İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

X-KARAR

Yukarıda izah ve açıklanan gerekçelere göre:

1) 25.10.1982 tarih ve 17849 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 16/07/1982 tarih ve 82-5105 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ilişkin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında çalışan personelin Kılık ve Kıyafetine dair Yönetmeliğin 1. ve 5. maddelerinin; Anayasamızın Cumhuriyetin Temel Nitelikleri başlıklı 2. maddesi, Devletin Temel Amaç ve Görevleri başlıklı 5. maddesi, Kanun Önünde Eşitlik başlıklı 10. maddesi, Anayasanın Bağlayıcılığı ve Üstünlüğü başlıklı 11. maddesi, Temel Hak ve Hürriyetlerin Niteliği başlıklı 12. maddesi, Din ve Vicdan Hürriyeti başlıklı 24. maddesi, Çalışma Hakkı ve Ödevi başlıklı 49. maddesi, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. Maddesinin D fıkrasının (ı) bendine, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 7. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin; Düşünce, Vicdan ve Din Özgürlüğü başlıklı 9. maddesi, Ayrımcılık Yasağı başlıklı 14. maddesi, Hakların Kötüye Kullanımının Yasaklanması başlıklı 17. maddesi, Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmenin 18 ve 19. maddeleri, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi başlıklı 2 ve 11. maddelerine aykırı olduğundan iptali ile yürürlükten kaldırılması, ?Aşırılığa kaçmayacak sade bir kılık kıyafet? çerçevesinde kısa ve öz yeni bir yönetmeliğin çıkarılmasının uygun olduğu,

2)Bu olmadığı takdirde 1 nolu bent çerçevesinde anılan yönetmeliğin 1 ve 5. maddelerinin yürürlükten kaldırılması,

3)İlk iki bent yerine getirilmesi mümkün görülmediği takdirde, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde yazılı ?görev mahallinde baş daima açık? ibaresinin yönetmelikten çıkarılması hususlarında,

Başbakanlık Makamına, Şikâyet Başvurusunda bulunan hakkında işlem yapan Turgutlu İlçe Emniyet Müdürlüğünün yazılı uyarısının geri alınması yönünde tasarrufta bulunması için hiyerarşik makam olan İçişleri Bakanlığına TAVSİYE'de (ÖNERİ) bulunulmasına,

 

6328 Sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, merciince (Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı) bu karar üzerine tesis edilecek işlem ya da tavsiye edilen çözüm uygulanabilir nitelikte görülmediği takdirde gerekçesinin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, bu kararın gereği için Başbakanlığa ve İçişleri Bakanlığına, bilgi için şikâyetçiye ve Turgutlu İlçe Emniyet Müdürlüğüne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

 

ajanskamu.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber