Bu haber kez okundu.

\'Vardiya bitmedi! Yardıma gidemezsiniz\'

Mustafa Meydan-Murat Düzyol

 

Kazanın yaşandığı madende de çalışan 20 yıllık emekli madenci Ahmet Gül'ün o madenle ilgili şok bir iddiada bulundu. Madenin önceden beri yandığını söyleyen Gül, "Yangını söndüremeyince yanan yeri geçebilmek için altından tünel kazdılar ve ilerleyerek kömür çıkarmaya devam ettiler" iddiasında bulundu. Daha önce devletin özelleştirdiği madeni alan şirketin yangını söndüremeyeceğini fark etmesi üzerine madeni tazminat ödeyerek devlete geri verdiğini anlatan Gül, Soma A.Ş.'nin devralmasıyla başlayan ve sonu faciaya biten süreci şöyle anlattı:

 

Kayaları patlattılar

 

"Daha önce maden işletmesini alan şirket madendeki yangını söndüremeyeceğini, söndürmenin çok zor olduğunu görünce işletmeyi devretti. Bu şirket ise maliyeti düşürüp kar edebilmek için yanan yerin söndürülmesi yerine arkasından dolanmayı tercih etti. Yanan yeri söndüremeyen Soma A.Ş, orayı kapatıp altından tünel açarak arkasına geçti ve burada kazıya devam etti. Alttan da hava alan yangın büyüdü. Trafo üzerindeki dağın baskısıyla sıkışınca bu baskıyı azaltmak için tünelle etrafındaki kayaları patlattılar. Bu patlama yangını tetikledi."

 

Su dışarı pompalanamadı

 

Yangını söndürmenin yolundan da söz eden Ahmet Gül, zeminde yapılacak 600 metrelik sondaj ile yanan yere ulaşılıp küllü su dökülmesinin yangını durduracak tek yol olduğunu söyledi. Tünelde patlamayla elektrikleri kesildiğini ve su pompalarının çalışmadığını belirten Ahmet Gül, "Ocakta enerji olmadığı için yukarıdan akan yeraltı sular dışarı pompalanamadı. Ölenlerin bir kısmı bel hizasına kadar gelen suyun altında kaldı" dedi.

 

Denetimler haberli yapılır

 

Yapılacak denetlemelerin haberinin önceden verildiğini ve bu sürede eksiklerin giderilip denetlemeye eksiksiz girildiğini anlatan Gül, "Müfettiş geleceği gün işçilerin üzeri kilitlenmiyor. Her taraf güllük gülistanlık. Maden içine yemekhaneler yapılıyor, masalar çakılıyor, tünel duvar ve tavanlarına yemeğe toz düşmesin diye örtü çakılıyor" dedi.

 

Müfettiş gelince tas kebap çıkar

 

Denetimlerin göstermelik olduğunu söyleyen Ahmet Gül, "Müfettiş geldiği gün yeni tabldotlarda tas kebabı, tatlı ve kola yiyoruz" diyen Gül, "Ancak müfettiş gidince yemekhane sökülüyor ve hurda deposuna çevriliyor. Zaten bir işçinin yemekhanede yemek yemesi mümkün değil. 20 dakikalık yemek arasında bir işçi 4 bin metreden 2 bin metredeki yemekhaneye nasıl gelsin? Bir sonraki denetimde de aynı şey geçerli oluyor" diye konuştu.

 

İşçinin üzerine demir kapı kilitleniyor

 

SOMA'da 301 işçinin hayatını kaybettiği kömür ocağı ve o ocağı işleten Soma Holding'e yönelik kan dondurucu gerçekler ortaya çıktı. Maden işçisi İbrahim Koç'un iddiaları kan donduracak türden. Soma Holding'in Işıklar Madeni'nde çalışan Koç, "Kaza olduğunda madende çalışıyorduk. Olayı duyunca dışarı çıkarak Eynez'e yardıma koşmak istedik. Ancak vardiya amirlerimiz mesai bitmedi diye izin vermedi" dedi. İşçiler, maden ocaklarında mesai saatlerinde kapıların üzerlerine kilitlendiğini anlattı.

 

Mesai bitmedi gidemezsiniz

 

Faciada en çok kurban veren ilçelerden biri olan Balıkesir'in Savaştepe ilçesindeki protesto gösterisine katılanlar, Soma Holding ve diğer maden işletmelerindeki ihmalleri protesto etti. Eyleme katılanlardan İbrahim Koç aynı şirketin Işıklar Madeni'nde çalıştığını belirterek, "Kaza olduğunda madende çalışıyorduk. Olayı duyunca dışarı çıkarak Eynez'e yardıma koşmak istedik. Ancak vardiya amirlerimiz izin vermedi. Çıkamazsınız, mesai bitmedi çalışmaya devam edin dediler. Bizim bölümde 7 kişiydik. İsyan çıkarttık ve çalışmadık. Madenden çıkıp Eynez'e gittik" dedi.

 

Demir parmaklıklara kilit

 

Kazanın yaşandığı madende de çalışan 20 yıllık emekli madenci Ahmet Gül, ise maden ocaklarında işçilere yönelik uygulamalarla ilgili şok bir gerçeği anlattı. İşçilerin vardiyasını erken terk etmemesi için maden yönetimi tarafından maden girişlerine demir parmaklıklar konduğunu iddia eden Gül, "Hapishanedeki parmaklıklar gibi havanın geçebileceği ancak insan geçemeyeceği bir parmaklık, işçileri madene girince kapatılıyor ve asma kilitle kilitleniyor" dedi.

 

Ahır kapısı gibi kilitleniyor

 

Madenin yönetimine yaranmaya çalışan kişilerin işi bitip de o kapıya gelen kişileri dışarıya salmadıklarını anlatan Ahmet Gül, "(Mesai bitimini bekle) diyor. 'Bekle emniyet amirinden izin al öyle' diyor. Emniyet amirinin keyfi gelecek de madene inecek orada seni görüp sana izin verecek. Çalışıyor gibi gözüküp çalışmayanlar yüzünden yüzlerce kişi cezasını çekiyor" diye konuştu. Soma Holding'in başka bir madeninde çalışan İbrahim Koç da işçilerinin üzerine kapı kilitlendiğini doğruladı. Koç, "İşçilerin üzerine mesai saatinde dışarı çıkılmasın diye kilit vurulduğu doğru. Sanki ahırın kapısı kapatılır gibi üzerimizi kapatıyorlar. İnsanca davranılmıyor" dedi.

 

Amir prim alsın diye baskı yapar

 

Madencilerin ağır işlerinin ve hayat tehlikesinin yanında sürekli olarak amir zulmüne maruz kaldığından söz eden Ahmet Gül, madenciyi kontrol eden kameralara rağmen demir parmaklıklardan vazgeçilmediğini kaydetti. Amirlerin çıkan kömür miktarı arttığı takdirde prim aldığını ve bu primi arttırmak için işçiye baskı yaptığını söyleyen Gül, "10 dakika kömür gelmesin yukarıdaki amir arıyor ve 'Aslanım senin yer altında kaç zeytin yediğini, ne kadar ekmek yediğini biliyorum. Benim kömürümü gönder' diyor. Amire kömür miktarı arttıkça prim yazılıyor" diye konuştu.

\"Star

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber