Bu haber kez okundu.

Üniversiteye yeni başlayacakların bilmesi gerekenler

Üniversite 1. sınıf öğrencisiolmak belki de hayatınızdaki en heyecanlı ama aynı zamanda stresli hislerinden biridir.Özellikle de aileden uzakta okunuyorsa, bir yandan onlardan ayrılmanın getirdiği özgürlük; öte yandan onların olmamasıyla binen sorumluluklar öğrencilere hem inanılmaz bir heyecan, hem de bazen başa çıkması zor bir stres verir.

Bu seride her üniversite 1. sınıf öğrencisi'nin bilmesi gerekenleri hem öğrenci hem de veli okuyucularımla paylaşacağım. Kendisi de yurtdışında ailesinden uzakta okumuş biri olarak, üniversite 1. sınıf öğrencilerininkarşılaştığı zorlukları ve bunların yaşattığı stresi iyi biliyorum. Bu yüzden, henüz okullar başlamadanöğrencilerin ve velilerin okuyacağı bu 3 yazılık serinin onların çok avantajına olacağını düşünüyorum.

Bu ilk yazıda, üniversiteye gitmeden önce her öğrencinin bilmesi gerekenlerin psikolojik boyutlarını okuyucularımla paylaşacağım.

1. Üniversiteye 'üniversite beklentileri'nizle gitmeyin. Tecrübeyi siz yaratırsınız. Okul size vermez.
Zorlu bir üniversiteye hazırlık veya üniversitelere başvuru senesinden sonra, birçok üniversite 1. sınıf öğrencisi güzel bir üniversite tecrübesinin kendisine altın tepside sunulacağı yanılgısına kapılabilir. Oysaki üniversiteye girdiğiniz andan itibaren sizin de efor sarfetmeniz gereken yeni bir süreç başlar: Yeni arkadaşlar edinmek için sosyal aktivitelere katılmak, derslerde başarılı olmak için derslere düzenli katılmak ve çalışmak, ekstra faaliyetlerde bulunmak için arta kalan zamanlarda kulüplere katılmak... Eğer bunların herhangi birinin siz hiç enerji sarfetmeden sizin ayağınıza geleceğini zannediyorsanız, yanılıyorsunuz. Üniversite ile ilgili beklentilerinizi bir kenara bırakın ve fırsatları kendiniz yaratın.

2. Artık zamanınızın kontrolü sizin elinizde. Dolayısıyla takvim, ajanda tutmaya ve hatırlatmalar ayarlamaya başlayın.
Üniversite 1. sınıftayken belki de en şok olduğum an, 2. dönem Sosyal Psikoloji dersi alırken, bir sınavdan tamamen habersiz olmuş olmamdı. 150 kişilik sınıfa girdiğimde herkesin bir telaş içinde olduğunu farkettim, yanımda yürüyen kişiye sormama bile gerek kalmadan "exam, test..." kelimelerinin havada uçuştuğunu duyduğumda anlamıştım ki gafil avlanmıştım! Sürpriz yakalanmama rağmen son derece sakin kalıp sınavdan bildiklerimle iyi bir not alabildim. Ancak bu bana ders oldu: O günden itibaren ajandamı vücudumun bir parçası gibi hep yanımda taşıdım.
3. 'Popüler' olmaya çalışmayın, kendiniz olun.
Üniversite zamanları bir yandan da öğrencilerin kişiliğini oturttuğu, kendi değerlerini oluşturduğu ve kalıcı arkadaşlıklara başladığı bir süreçtir. Dolayısıyla bir yandan hem herşey keşfedilmeye çok açıkken, öte yandan kişi kendi ilkelerini korumaya çalışırken oldukça sancılı dönemler geçirilebilir. Bu yüzden en iyisi, üniversitenin 1. senesinden itibaren kendinizi zorlamadan ve başka insanların standartlarına uymaya çalışmadan kendi inandığınız değerler çemberinde arkadaşlıklar edinmeniz. Eğer insanlar sizi olduğunuz kişi için sevemiyorlarsa, bilin ki o kişilerle yollarınız er ya da geç ayrılacaktır. Özünüzü korursanız, eninde sonunda o öze değer veren birileri karşınıza çıkacaktır.
Üniversite 1. sınıf öğrencisi olmaya hazırlanan tüm herkese yaz tatilinin son günlerinde neşe ve mutluluk dilerim.
 
Ayşe Canan Altındaş
Eğitim Danışmanı
www.twitter.com/PavlovsPartner
Haber Kaynağı: Eğitim Tercihi
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber