Bu haber kez okundu.

Türkiye \'nin konuştuğu cinayette şok ayrıntı...

Adana'da pazar günü kaybolan 6 yaşındaki Gizem Akdeniz'i öldürdüğü ileri sürülen kişinin doğuştan kalbinin delik olduğu ailenin bu yüzden de kızlarını zanlı ile evlendirmek istemediği ortaya çıktı.

Edinilen bilgiye göre, merkez Çukurova ilçesi Kabasakal Mahallesi'nde mezarlık arkasındaki Rüzgarlı Tepe mevkiinde bıçaklanmış ve yakılmış halde cesedi bulunan 6 yaşındaki Gizem Akdeniz'in katil zanlısı S.A. ile ilgili ilginç ayrıntılar ortaya çıkıyor. Mahkemede, minik kızı ablasından ayrıldıktan sonra intikam duygusuyla bıçaklayıp üzerine benzin döküp diri diri yaktığını itiraf eden S.A'nın doğuştan kalbinin delik olduğu ortaya çıktı.

S.A.'nın Gizem'in ablası ile 1.5 yıl sevgili olduktan sonra evlenmek için istettiği ancak özellikle Gizem'in anne tarafının İngilizce öğretmenliği bölümünde okuyan kızları Gamze Akdeniz'in kalbi delik birisine veremeyeceklerini söyledikleri öğrenildi. S.A.'nın da bunun üzerine cinayeti işlediği belirlendi. Kalbi delik olan S.A.'nın emniyetteki sorgusunda bir kaç kez kalbinden rahatsızlandığı bu nedenle ifadesinin güçlükle alındığı sağlık ekiplerinin çağrıldığı da öğrenildi.

Ayrıca S.A.'nın yaptığından çok pişman olduğu, intihar etmek istediğini söylediği, "Bugün olmazsa ben yarın kendimi öldürürüm, çok acı çekiyorum, vicdanım sızlıyor" dediği belirlendi.

GİZEM'İN ANNESİ: "ONU ASSINLAR BİRAZCIK YÜREĞİM SOĞUSUN"

Adana'da, kaybolduktan 2 gün sonra babasının amcasının oğlu tarafından öldürüldüğü ortaya çıkan 6 yaşındaki Gizem Akdeniz'in annesi Hatice Akdeniz, "Ona bir lokma ekmek, bir bardak su vermesinler, onu assınlar benim birazcık yüreğim soğusun" dedi.

Geçtiğimiz pazar günü kaybolduktan 2 gün sonra babasının amcasının oğlu S.A. tarafından öldürülen 6 yaşındaki Gizem Akdeniz'in evinde yas var. Aile, Gizem'in Kabasakal Mezarlığı'ndaki kabristanını ziyaret ederek ekilen çiçekleri sulayıp dua ettikten sonra tekrar evine döndü. Gözü yaşlı anne evinde de taziyeleri kabul etti. Anne Hatice Akdeniz, yaşadıklarına isyan ederek, "Söyleyecek bir şey bulamıyorum. Hele dün yavrumu o şekilde gördükten sonra hiçbir kelime bulamıyorum. Sadece devlete sesleniyorum ben, büyük başkanlarıma sesleniyorum. Ben burada yanıyorum, acı çekiyorum yanımda olduklarını, arkamda olduklarını söylüyorlar. Eğer ki ben burada bu kadar kahrolurken o caniye orada bir bardak su veriliyorsa, bir lokma ekmek verip onun karnını doyuruyorlarsa devletim devlet değil. Başkanım başkan değil. Bana acısını versinler, onu assın burada dünya aleme ibret olsun. Benim yavrum yandı, başka Gizemler yanmasın, başka annelerin yürekleri dağlanmasın" diye gözyaşı döktü.

Hatice Akdeniz, gözyaşları arasında şöyle devam etti:

"Yavrumu aldınız bari katilin canını verin bana. Bari birazcık rahatlayayım. Birazcık soğusun yüreğim. Kızım kaybolduğunda bu kadar yakın birinden beklemedim, şikayetçi bile olmadım. Şüpheli şahıs olarak bize söylendi, çünkü çocuğu en son gören o, para vermiş kola aldırmış, memur arkadaşları söyledi ben şikayetçi bile olmadım. Çünkü geldi bizim yanımıza bizimle birlikte afişler dağıttı bizimle birlikte aradı. Acımıza ortak oldu bizimle birlikte kahroldu, Allah'ta seni kahretsin. Seni parça parça etsinler, benim yavrumu parça parça etmiş. Allah'ta onu parça parça etsin. Allah'a bırakmasınlar içeride onu didik didik yolsunlar. Yolsunlar ki benim ana yüreğim azıcık dinsin, azıcık soğusun."

"GAMZE'Yİ VERMEDİK AMA HAKARET DE ETMEDİK"

Anne Akdeniz, S.A.'nın ailesini kızı Gamze'yi istediğini ancak kızının istemediğini belirterek, "Gamze'yi vermeme diye bir şey yok. Aile geldi kızımı benden istedi ben de dedim ki 'benim kızım üniversite 2. sınıfa gidiyor, kızım evlilik düşünmüyor, hayatında bugüne kadar hiç erkek ya da erkek arkadaşı olmadı. Okuluna, arkadaşlarına, öğretmenine çok düşkün bir çocuk. Okumayı, ileride İngilizce öğretmeni olmayı çok istiyor. Onun için yavrum okuyor, 'çocuğum meslek sahibi olana kadar evlenmeyi düşünmüyor' dedim.

Onlar da 'tamam' dediler herkes evine dağıldı gitti. Ama bunca yıldan sonra böyle bir şey yapacağını ben nereden bileyim. Aradan 1 yıl geçti. Hiçbir şekilde kızım düşünmüyor evliliği, ne bu çocuk, ne bir başkasını düşünmüyordu. Önce benim mesleğim dedi. 'Mesleğimi elime alacağım' dedi. 'Ondan sonra ayaklarımın üzerinde sımsıkı duracağım' dedi. 'Belki ilerleyen zamanda' dedi. Ama ben kızımı sana vermeyeceğim, kızım sana layık değil de demedik. Kavga tartışma olmadı. Ailelerle aramızda küskünlük bile olmadı devamlı görüşüyoruz. Kahrolasıcanın evi iki adım ötede" diye konuştu.

sabah

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber