Bu haber kez okundu.

Türkiye 17 Ağustos için tazminat ödemeye mahkum edildi

CİHAN/hurriyet.com.tr
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 1999 depreminde hayatını kaybedenlerin ailelerinin yaptığı başvuruyu kabul etti. Davacıları haklı bulan AİHM Türkiye’yi “yaşam hakkının ihlali” maddesi gereğince 128 bin euro tazminat ödemeye mahkum etti. Hurriyet.com.tr’ye konuşan avukatlar kararın emsal niteliğinde olduğu görüşünde.

Mehmet Özel, Ali Kılıç, İsmail Erdoğan, Salim Çakır, Betül Akan, Menekşe Kılıç, Güher Erdoğan ve Şehriban Yüce Strasbourg mahkemesine yaptığı başvuruda yıkılan binalarının inşaatından sorumlu şirketin kötü ve eksik malzeme kullandığını iddia etmişti. Bu suçlama üzerine Türk makamları bu şirketin 3 ortağıyla birlikte, 2 teknik uzman hakkında dava açmıştı. Davalıların çoğu zaman aşımından dolayı beraat ederken, sadece 2 kişi hakkında hüküm verilmişti. Soruşturma izni verilmediği için, binalara gerekli izinleri veren memurların yargılanamamıştı.

 

 

Depremde yıkılan binada hayatını kaybedenlerin yakınlarının bundan tam 10 yıl önce yaptıkları başvuru, sonunda karara bağlandı. Kararda AİHM yargıçları Türkiye Cumhuriyeti'nin, sorumlulara karşı etkili soruşturma yürütemediğine hükmetti ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin yaşam hakkıyla ilgili 2. maddesinin ihlal edildiğini belirtti. Bu bağlamda, Türkiye, mağdurlara mahkeme masrafları dahil toplamda 128 bin Euro tazminat ödeyecek.


 

Türkiye’nin ödeyeceği tazminatın emsal karar kabul edilip edilemeyeceği konusunda hurriyet.com.tr’ye açıklamalarda bulunan Avukat Gülşen Orman Çakar benzer durumda mağdur olan insanların da AİHM’de dava açma hakkı bulunduğunu belirterek, “Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf bir ülkedir ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında herkesin yaşama hakkı ve buna bağlı adil yargılanma hakkı vardır. 1999 depreminde yaşamını yitirenlerin ailelerinin yapmış olduğu başvuru; adil yargılanma, idarenin sorumluluğu ve kamu görevlilerinin yargılanmaması ile ilgilidir. AİHM’nin Türkiye aleyhine vermiş olduğu 128 bin euroluk tazminat da yine Sözleşmenin 46. Maddesi gereği Türkiye’yi bağlamakta ve benzer şekilde mağdur olanlara da dava açma hakkı tanımaktadır. Sözleşmenin 46. Maddesinde sözü edilen  “yüksek sözleşmeci taraflar, taraf oldukları davalarda Mahkemenin kesinleşmiş kararlarına uymayı taahhüt ederler” ifadesi de bu bağlayıcılığı ortaya koymaktadır. Sadece mağduriyet yaşayanların AİHM’ne başvurudan önce Sözleşmenin 35. Maddesi gereği Türkiye’deki tüm iç hukuk yollarını tüketmeleri sonrasında AİHM’ne gitmeleri gerekmektedir” diye konuştu.

 

ZAMAN AŞIMINIA DİKKAT ÇEKTİ

Konuyla ilgili olarak görüşünü aldığımız İstanbul Barosu avukatlarından Uğur Poyraz ise davanın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı konusuna dikkat çekti ve, “AİHM kararı olay devletin sorumluluğunda diyor ve denetim mekanizmasını sorumlu tutuyor. Eğer davacılar 17 Ağustos 1999’dan sonra 1 yıl içerisinde dava açmışlarsa bu zaman aşımına uğramaz ve iç hukuktan bir sonuç alınamadıysa AYM safhasından sonra AİHM yolu da açık olur. Maalesef Türkiye’de uçaklar düşer binalar yıkılır gece bekçisi yargılanır” diye konuştu. 

Hürriyet

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber