Bu haber kez okundu.

Toplum olarak \'tape\'leniyor muyuz?

Özlem YILMAZ - İsmet ACAR - Veysi İPEK

 

17 Aralık soruşturmasından önce birçoğumuzun bilmediği "tape" kelimesi, artık günlük hayatımızın bir parçası haline geldi. Telefon dinlemelerinin kayda alınması sonucu elde edilen ses kaydı olarak da tanımlayabileceğimiz "tape"yi, futboldaki şike operasyonuyla öğrendik, 17 Aralık soruşturmasından sonra benimsedik. Sosyal internet ve sosyal medyanın etkisiyle adeta tape ile yatıp kalkmaya başladık. Her gün internete düşen yeni ses kayıtları gazetelere haber olurken, sosyal medya her tapede adeta yıkıldı. Uzmanlara sorduk. Türkiye, tape toplumu haline mi geldi. Bu normal mi?

 

'İnsanların ayarı bozuldu, sağlıklı bir durum değil'

 

Psikolog Yalçın KİREÇÇİ:

 

SES kayıtları, sürekli tapelerin yayınlanması, yayınlanacağı beklentisi aslında tüm bunlar insanların zihin ayarını, ruh sağlığını bozdu. Müslüman Müslümana bunu yapar mı algısı da güven duygularını zedelerken, bir yandan da hiçbir şeyin gizli kalmayacağı algısı oluştu. İnsanın doğasında merak var. Deriz ya insanın başına ne gelirse meraktan gelir diye. Durum bu. İnsanlar şimdi alıştı ve arkasından ne gelecek diye merak ediyor. Tabii yayınlanan kayıtlar sizi yönetenlerle ilgili olunca merak duygusu daha da kabarıyor, artıyor. Ama sonuçta kaygılar da artıyor. Tabii ki sağlıklı bir durum değil. Toplum sağlığı olumsuz etkileniyor.

 

'Referans aldığımız tüm değerler sarsıldı, düzelmesi yıllar alabilir'

 

Sosyoloji Profesörü Dr. Sabri EYİGÜN

 

GÜÇLÜ aile bağlarının olduğu, sıkı iletişim biçiminin hakim olduğu bir toplum yapımız vardı. Teknolojinin çok hızlı geliştiği bir dönemde bir taraftan bu bağlar sarsılırken, diğer taraftan da ölçüsüz bir tüketim toplumuna dönüştük. İmkanı olan olmayan herkes akıllı telefonlar ve bilgisayarları kullanmaya başladı. Aslında toplumsal ve bireysel ihtiyaç olan ve toplum olarak alıştığımız sıkı iletişim gereksinimimizi bu araçlar vasıtasıyla sosyal medyada gidermeye çalıştık ve böylece sosyal medyaya bağımlı hale geldik. Bağımlı gibi her dakika sosyal medyada iletişim kurar hale geldik. Zihinler, algılar, düşünceler, inanışlar ciddi anlamda sarsıldı. Referans aldığımız tüm değerler sarsıldı. Kurum ve kuruluşlara güven kalmadı. Herkesin her şeyi yapabileceğine ihtimal verir bir duruma geldik. Toplumun geleceği adına kaygı verici olarak gördüğümüz bu durumun düzelmesi yıllar alabilir.

 

'Zamanla tepkisiz topluma neden olacak'

 

Sosyolog Yrd. Doç.Dr Bedri ERMUTLU:

 

SÜREKLİ ses kayıtları yayınlanması, bunun beklenmesi, toplumu iki şekilde etkiliyor. Birincisi toplumu kaygı haline sokuyor. Herkesin herkesi dinlediği ihtimali içinde samimiyetini kaybeden bir topluma dönüştürüyor. İkincisi, toplum giderek duyarsızlaşıyor. Toplumun tepki vermesi için yayınlanan kayıtlar bir süre sonra tepkisizliğe neden oluyor. Sürekli karşılaşılan durumlar değer yargılarını değiştirebiliyor. Yaşanan süreç sonucu bir süre sonra hırsızlığın ahlaksızlığın ayıplanacak bir şey olmadığı algısı oluşur. Sağlıklı bir ruh hali değildir.

 

'Halkımız magazine meraklı ama bu geçici bir durum'

 

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi, Sosyolog Prof. Dr. Mazhar BAĞLI:

 

BU, Gülen Cemaati kaynaklı bir sendrom. Geçici bir şey olduğunu düşünüyorum. Bunların emniyet ve istihbarattaki elemanları buradan gönderilince bundan sonra o tapeler üzerinden bir algı operasyonu ya da sosyolojik bir mühendislik çalışması yapılabileceğini sanmıyorum. Şu anda var olan geçici bir durum. Halkımız magazine meraklı ama tapeler üzerinden hayatını yönlendiren ve hayatını anlamlandıran bir mekanizma yok. Aksi halde haksızlık olur. Mahremiyet insanın hayatının vazgeçilmezlerindendir. O mahremiyette de ne olup bittiği değil de, bizatihi mahremiyetin varlığı çok önemlidir. Her insanın mahrem bir alanı vardır. Bunun alenileştirilmesi bu alanın varlığını tehdit eden bir şeydir ve bu gerçekten insanın temel varoluşsal referanslarından birisini ortadan kaldırıyor. Tapeler üzerinden insan geleceğine dair bir projeksiyon yapılamaz.

 

'Sıkıntı, huzursuzluk ve öfke patlamalarına neden oluyor'

 

Psikiyatrist Ayhan AKCAN:

 

SİYASETLE ilgilenmeyenler ve politik olanlar var. Doğal olarak seçim sürecine girildiği için bu durum insanların tamamını etkiliyor. Bir kısmı da siyasetle ilgilenmiyor ama bilgi sahibi oluyor. Bir grup ise, takım tutar gibi 'Acaba kim gol atacak?' beklentisi içinde oluyor. Bu sonuçta bir heyecan, sıkıntı, huzursuzluk ve kontrol edilemeyen öfke patlamalarına neden oluyor. Bu durum, toplumu genel olarak gergin hale getirdi. Tapelerin doğruluğu ve yanlışlığından çok, gerginlik, sıkıntı, öfke yarattığı kesin. Nerdeyse demokratik olmamasına rağmen Twitter yasağını Türkiye'de halkın çoğu destekler hale geldi. Bu tape'ler bence kaos yarattı. İnşallah seçim herkese rahatlatıcı bir sonuç hazırlar ve tape'lerden uzaklaşırız. Türkiye'nin yüzde 50'si şu an seçimde hangi partiye oy vereceğini bile bilmiyor. Şaşkınlık, belirsizlik egemen hale geldi.

 

\"Habertürk\"

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber