Bu haber kez okundu.

Psikoloji Öğrencilerine Söylenen 8 Klişe Söz

Tebrikler, psikoloji bölümüne yerleşmişsinizdir, hadi hayırlı olsundur. İnsanlığınızın sınırlarını zorladığınız berbat ve stresli dönem bitmiştir. Artık test çözmeden geçirdiğiniz tek bir saniye bile içinizde değişik bir sıkıntıya sebep olan ‘vicdan sızlamaları’ geride kalmıştır. Hem lise ödevlerinize ve sınavlarınıza hem de dershanedenemelerine ve testlerine yetişmeye çalışmaktan yirmi dört saatin size yetmediğini düşündüğünüz, bir günün daha fazla saat olmasını dilediğiniz zamanlar geçmiştir. Vakit gün ışığı görme vaktidir, dışarı çıkıp arkadaşlarla buluşma, bol bol gezip tozma, aileyle doyasıya vakit geçirme ve tüm bunları kafada ‘Denemede kaçıncı oldum acaba ya?’ kaygısı olmadan yapma vaktidir! Üstelik psikolog olacaksınızdır, farklısınızdır, ‘vay be!’sinizdir. Peki ya üniversite? O nasıl bir yerdir? Yeni arkadaşlarınız nasıldır? Kaç tanesini hakikaten sevecek ve dost edineceksinizdir? Kaç tanesiyle lisedeki gibi espriler, geyikler çevirebileceksinizdir? Yine ‘inek’ler olacak mıdır? Ya da bir dakika, yoksa siz de mi ‘inek’ olacaksınızdır? Bla bla bla… Bölüme yerleştiğinizi gördüğünüz veya haberini aldığınız an, tüm bu düşünceler ve daha fazlası film şeridi gibi aklınızdan geçer. Bu, ilk adımdır. İşin ikinci adımı, bu mutlu haberi akrabalara, arkadaşlara, eşe dosta yaymaktır. Zaten fazla çabaya gerek yoktur, herkes arayıp sorar, sormayana da hafiften bir kıl kaparsınız (şimdi doğruya doğru). Peki, psikoloji okuyacağınızı duyan eş dost, söz birliği etmiş gibi neden hep aynı cümleleri söyler? Valla nedenini bilemeyeceğim, bilsem de yazamayacağım. Çünkü bu klişe sözleri bir an önce yazmak için sabırsızlanıyorum. Hadi bakalım, sizin de aklınıza gelmeye başlamıştır bile bu sözler, hazırsanız başlayalım:


Kaynak: https://psikolik.wordpress.com


1. “İlk hastan ben olacağım”

\""İlk

 

Psikoloji öğrencisinin duyduğu en birinci klişe sözdür. Derdi olan olmayan, alakalı alakasız her türlü kişiden gelebilme potansiyeline sahip, genelgeçer bir cümledir. Daha 23456765439 kez bu cümleyi duyacağından habersiz zavallı acemi psikoloji öğrencisi, gülümseyerek ve ‘ Aa tabii ki, ne güzel, beklerim…’ gibisinden cümlelerle ve kafasından ‘Oh, ilk hastayı da bulduk!’ düşüncesini geçirerek tepki verir. Yani en başta memnundur. Fakat cümleyi başka 4-5 kişiden de duyunca hafif işkillenmeler başlar. Artık öğrencimiz bu cümleyi söyleyenlere ‘ İlk …’ya söz verdim ama ikinci sensin bak söz.’ gibi tepkiler verir. Yaklaşık 10. kişinin aynı cümleyi söylemesi üzerine durumun vahimiyetini anlar, 12. kişi ve üstüne sadece sırıtarak ve gülerek tepki verir.

 

Not: İstatistiki bilgiler bilimsel bir veriye dayanmamaktadır.

 

 

2. “Psikolog mu olacaksın psikiyatrist mi?”

\""Psikolog

 

Genelde bu sözün hemen ardından ‘Hangisi ilaç yazıyordu?’ sorusu gelir. Acemi öğrencimiz bu soruyu soranlara, psikolog ile psikiyatristin arasındaki tek farkın bu olmadığını, psikologların neler yaptıklarını, nerelerde çalıştıklarını, farklı psikoloji alanlarını vs. anlatmaya girişir. Dediğimiz gibi, öğrenci bu evrede henüz acemidir. Ancak bu cümlenin de tekrarlarından ve deneyimlerinden sonra öğrencimiz, açıklasa da açıklamasa da hâlâ aradaki fark olarak ilaç yazmanın akılda kaldığını fark eder. Böylece açıklama çabalarından vazgeçerek yalnızca ‘Ben psikolog olacağım. İlaç yazan psikiyatrist.’ diye cevap verir ve derdini kalbine gömer.

 

 

 

3. “Beni tezinde kullanabilirsin”

\""Beni

 

Bu cümleyi söyleyen zatın yüzünde bir tebessüm bulunur. Bu tebessüm, kendisini teze konu olacak kadar sıradışı gördüğünden midir yoksa ‘Al bak sana da yardım ediyorum hazır vaka buldun!’ düşüncesinin gururundan mıdır pek bilinmez. Ve genelde bu cümleyi söyleyen kişi diğerleri gibi ‘İlk hastan ben olacağım./ Psikolog mu olacaksın psikiyatrist mi?’ cümlelerini söylemediği için kendisini ve cümlesini ‘orijinal’ bulur. Halbuki bilmez ki kendisinden önce/sonra bu cümle de zavallı psikoloji öğrencisine söylenmiştir/söylenecektir.

 

 

 

4. “Deli doktoru mu olacaksın?”

\""Deli

 

Bu cümleyi söyleyen genelde espri yaptığını zanneder, zavallı öğrencimizse zar zor gülmeye çalışır. Eğer öğrencimizin ‘deli’ sıfatına karşı bir hassasiyeti varsa, muhtemelen içindeki siniri çok da belli etmemeye çalışarak, müstakbel danışanlarına deli denmemesi gerektiğini münasip bir dille karşısındakine açıklamaya çalışır.

 

 

 

5. “Artık bi’ kişisel gelişim kitabı yazarsın/ Yaşam koçu olursun”

\""Artık

 

Birbiriyle neredeyse eşdeğer iticiliğe sahip bu sözleri söyleyenler, güzelim psikoloji bilimini iki eğitim(!)le olunan yaşam koçu ve kişisel gelişimzırvalıklarına kadar indirgemişlerdir. Resmen, zavallı öğrencimizin yüzüne küfretseler daha iyidir! Öğrencimiz, dört sene okuyup üstüne iki sene yüksek lisans yapacak ve ancak ‘uzman psikolog’ unvanı alabilecektir. Yani çok çalışacak, çok emek verecektir. ‘Emeğe saygı biraz!’ diye haykırtacak cümlelerdir bunlar.

 

 

 

6. “Hmm, Pavlon’un Köpeği falan. Evet biz de lisede görmüştük”

\""Hmm,

 

Bu da başka bir indirgemeci cümledir. Beşinci maddedeki cümlelere nazaran daha alana hakimdir ancak yine de bir küçümseme barındırır, bu da öğrencimizi hafiften kudurtur. ‘Psikoloji okumaya gerek yok, bunları biz de biliyoruz işte.’ olarak cümlenin esas anlamını tercüme edebiliriz. Bu cümleyi duyan öğrencide, hırs yapıp kendini kanıtlama, cümleyi söyleyen kişiye gününü gösterme isteği tavan yapar.

 

 

 

7. “N’apıyorsunuz, bilinçaltına mı iniyorsunuz, Freud falan?”

\""N\'apıyorsunuz,

 

Bunu söyleyen kişi çaktırmadan(!) sahip olduğu tüm psikoloji bilgisini (ki Freud’dan ibarettir.) öğrencimize kusmuştur. ‘Hangimiz daha çok biliyoruz, hadi bakalım!’ temalı bir savaş başlatmıştır. Öğrencimize kendini savunmaktan başka çare bırakmamıştır. ( ‘savunma’ hakkında daha fazla bilgi için bkz: S. Freud- savunma mekanizmaları)

 

 

 

8. Salla kafayı al parayı

\"Salla

 

Biz o kafayı sallayabilmek için ne bilgilerle doldurduk, ne eğitimlerden geçtik, ne stajlar yaptık ah bir bilsen! dedirten, fevkalade can sıkıcı, psikologlara olan içler acısı tutumu yansıtan cümledir. Bu cümleyi söyleyenin vay halinedir.

 

Eklemekte fayda vardır; garezimiz cümleleredir, söyleyenlere değildir. Söyleyen kişiler dünya tatlısı da olabilirler. Üstelik belki biz bile bu cümleleri söyleyebiliriz. Sonuçta ‘Laf ola, beri gele.’  \":)\"

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber