Bu haber kez okundu.

Öğrenciler ve yetkililer askeri okulların kapatılmasına ne diyor?

Kararnameyle, harp okulları ve astsubay hazırlama okullarının yeni kurulacak Milli Savunma Üniversitesi'nin çatısı altında birleştirileceği açıklandı.

Kapatılan okulların öğrencileri ise ortaöğretim ve üniversite yerleştirme puanları dikkate alınarak uygun okullara kaydedilecek.

Bu yıl mezun olan öğrenciler subay ve astsubay olamayacak. Kendilerine Yükseköğretim Kurumu (YÖK) tarafından uygun görülen fakülte ve yüksekokulların diploması verilecek.

Öğrenciler arasında, askeri liselerden harp okullarına direkt geçiş yapıp, geçmişte üniversite sınavına girmeleri gerekmediği için YGS ve LYS puanları olmayanlar var. Öğrenciler, bu duruma nasıl bir çözüm bulunacağını merak ediyor.

Askeri okulların kapatılması kararının gerekçelerini, öğrencilerin durumunu ve sürecin nasıl ilerleyeceğini; Harbiyeli öğrencilere, Milli Savunma Bakanlığı'na, YÖK'e ve bazı TBMM Milli Savunma Komisyonu üyelerine sorduk.

'Senelerimizi bu meslek için verdik'

Konuştuğumuz Hava Harp Okulu öğrencileri, cezaevindeki arkadaşları ile ilgili hukuki süreci olumsuz etkilememek için isimlerini vermek istemedi.

BBC Türkçe'ye konuşan öğrencilerden biri, kendilerini her zaman subaylık ve pilotluk için hazırladıklarını söyledi.

Bir günde okuldan ilişiklerinin kesildiğini belirten aynı öğrenci, "Bir anda 'Mühendis olun hayatınızı kurun' dediler. Senelerimizi biz bu meslek için verdik, vatan ve millet için uğraştık." diye konuştu.

Peki öğrencilerin gelecek kaygılar var mı?

Bu soruyu yönelttiğimiz öğrencilerin hemen hepsi, önceliklerinin Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) geleceği olduğunu, sonra kendi geleceklerini düşündüklerini vurguladı.

İçlerinden biri, "Biz kendi geleceğimizden çok vatanın, TSK'nın geleceğini düşündüğümüz için bu okullarda okuyorduk." dedi.

Hava Harp Okulu öğrencileri
Image caption5 binden fazla Harp okulu öğrencisinin TSK'yla ilişiği kesildi.

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ Pazartesi günü CNN Türk televizyonunda yayımlanan Tarafsız Bölge programında askeri okulların kapatılması ile ilgili olarak "Türk ordusunun damarını kesiyorsunuz" yorumunda bulunmuştu.

Görüşlerini aldığımız öğrencilerden biri Başbuğ'un sözlerini hatırlatarak, "Askeri okulların kapatılması tüm birikimi yok edecektir. Ordu içinde yüz yıllardır süre gelen dengeyi ve kültürü bozacaktır. Bu ülkemiz için çok büyük kayıp olacak." dedi.

'Neden bize açık kapı bırakmıyorsunuz?"

Öğrenciler, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) ve Emniyet'in, Fethullah Gülen Cemaati ile ilişkileri olup olmadığına dair haklarında araştırma yapmasını da istedi. İçlerinden birinin yorumu ise şöyle oldu:

"Yöneticiler kolay olanı, 'Herkesi tasfiye edelim' yolunu seçtiler. Suçlu suçsuz demeden tasfiye edilen Harbiyeliler olarak devlet büyüklerimize soruyoruz: Neden bize açık kapı bırakmıyorsunuz?"

Öğrenciler, darbe girişiminden dört gün önce (11 Temmuz) Ankara-Etimesgut'a paraşüt eğitimine götürülen bazı arkadaşlarının, eğitim veren subayların darbeci olduğu gerekçesiyle şu an Sincan Cezaevi'nde olduklarını ve hiçbir şeyden haberleri olmadığını söyledi.

Dikkat çektikleri bir diğer nokta ise bazı öğrencilerin, 15 Temmuz gecesi "tatbikat" yapılacağı söylenerek birlikten çıkarılıp İstanbul'da Boğaziçi Köprüsü'ne götürülmesi.

"Bizim emir komuta zincirine bağlı olduğumuz aşikâr. Bu darbe girişiminden hiçbir şekilde haberimiz yoktu" diyen öğrenciler şu soruların yanıtlanmasını istedi:

"Bu yapı okullara sızarken, bu kadar yerleşmişken MİT neredeydi?"

"MİT ve diğer istihbarat birimleri bu kadar güçsüz olduğu için çözüm bütün okulları kapatmak mı oluyor?"

"Eğer bu yapıyı çözmeyecek kadar güçsüz bir istihbaratımız varsa, neden sorumlular hala görevde?"

Ankara Astsubay Meslek Yüksek Okulu
Image captionAstsubay Meslek Yüksek Okullarında toplam 5 bin 995 öğrenci bulunuyordu.

'Demokrasi yanlısı askerler yetiştireceğiz'

Öğrencilerin şikayetleri ile ilgili görüşlerini aldığımız ve sorularını yönelttiğimiz Milli Savunma Bakanlığı Basın Müşaviri Ertan Ömeroğlu ise "Bunlar MİT'in cevaplayacağı sorular" dedi.

Kimseyi mağdur etmediklerini vurgulayan Ömeroğlu, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık'ın sözlerini hatırlatarak, "Öğrencilerin yüzde 95'i paralel devlet yapısıyla ilişkili" dedi.

Ömeroğlu, yeni kurulan Milli Savunma Üniversitesi hakkında ise şu yorumu yaptı:

"Asker yetiştirdiğimiz mevcut sistemde 6 tane darbe oldu. Öğrencilerin yetişme sistemi demokratik değildi. Milli Savunma Üniversitesi'nde demokrasi yanlısı askerler yetiştireceğiz." dedi.

Ömeroğlu, YGS-LYS puanı olmayan öğrencilerin diğer üniversitelere yerleştirilmeleri ile ilgili olarak ise "Öğrenciler YGS-LYS puanı olmasa bile İstanbul'daki üniversitelerde kendi bölümü olan bir tanesine yerleştirilebilir. Bunlar hala üzerine çalışılan konular. Süreci YÖK ile işbirliği içinde yürütüyoruz." diye konuştu.

YÖK'ten bu konuda BBC Türkçe'ye yapılan açıklama ise şöyle:

"Kapatılan vakıf üniversitelerinde olduğu gibi, askeri okullarla ilgili kurulan bir komisyon bu konudaki çalışmalarına devam ediyor. Çalışma bitince alınan kararlar kamuoyu ile paylaşılacaktır."

TBMM

'Sistem 10 yılda bir darbe üretiyor'

TBMM Milli Savunma Komisyonu üyeleri arasında ise askeri okulların kapatılması ile ilgili görüş birliği yok.

Komisyon üyesi ve AKP Muğla Milletvekili Nihat Öztürk, Türkiye'deki tüm darbelerin ordu sisteminden kaynaklandığını düşündüklerini söyledi, askeri okulların kapatılması kararının bir "gereklilik" olduğunu belirtti:

"Bir daha Cumhurbaşkanını öldürmeye çalışan, kendi halkına kurşun sıkan askerler istemiyoruz. Benim için Harbiye'den önce vatanım, bayrağım ve milletim gelir."

"200 yıllık askeri okulların durduk yere kapatılmalarını kim ister? Terörist yapılanması olduğunu fark ettiğimiz bu okullardaki sistem, benim ülkemde her 10 yılda bir darbe üretiyor'' görüşünü dile getiren Öztürk, okullarını kaybeden öğrencilerin tamamının cemaat üyesi olduğunu varsaymadıklarını söyledi:

"Bu öğrencilerin arasında masum ve mazlum olan, vatanını ve milletini seven Harbiyeli gençler de var. Ama ayıklayamıyoruz. Öyle bir takiye yapıyorlar, kendilerini öyle gizliyorlar ki ayıklayabilme şansınız yok."

Nihat Öztürk'ün vurguladığı bir diğer nokta ise ordu içindeki cemaat yapılanması konusunda sadece hükümetin ve partisinin değil, eski hükümetler ve her siyasi partinin sorumluluğu olması:

"Biz 14 yıldır iktidardayız. Bizim zamanımızda askeri okullara girmiş öğrenciler şu an ancak üsteğmen olabildi. Bu nedenle bu mesele sadece AK Parti'nin meselesi değil."

Dursun Çiçek: Acele verilmiş bir karar

TBMM Milli Savunma Komisyonu üyelerinden CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek, "AKP ve Gülen cemaatine yönelik komplo ve yıpratma planları" içerdiği belirtilen ve kendisi tarafından hazırlandığı iddia edilen bir andıcın Nisan 2008'de Taraf gazetesinde yayımlanması sonrası, Ergenekon davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

Balyoz davasında da 16 yıl hapis cezası alan Çiçek, Anayasa Mahkemesi'nin "hak ihlali" kararı sonrası yeniden görülmeye başlanan dava sonucunda 31 Mart 2015'te diğer sanıklarla birlikte beraat etmişti.

Görüşlerini aldığımız Dursun Çiçek, askeri okulların kapatılmasını "acele verilmiş bir karar" olarak görüyor. Çiçek'e göre, süreçte büyük bir boşluk ve yönetim zafiyeti var:

"Esas olarak darbeye teşebbüs eden örgütün sınav sorularını çalmalarına veya kendi mensubu olmayan öğrencilere baskı yapmalarına karşı tedbir almak gerekiyordu. Okulları kapatmakla Milli Eğitim'in sorunları çözülemeyeceği gibi, askeri okulları kapatmakla da bu tür yapılanmaların askeri sisteme sızması engellenemez."

Çiçek, 15 Temmuz darbe girişimine engel olabilecek binlerce kişinin Ergenekon ve Balyoz davalarında sistemin dışına atıldığının da altını çizdi:

"Atatürkçü ve Cumhuriyetçi binlerce insanımız kumpas davalarıyla sistemin dışına atıldı, istifa etmek zorunda bırakıldı. Bunlar yaşanırken yöneticiler bu kumpas davalarının savcısı oldu. Şimdi mağduru oynuyorlar."

Kendisi gibi Ergenekon ve Balyoz davaları mağdurlarının örgütlenerek hukuk mücadelesi yürüttüğünü hatırlatan Çiçek, son tasfiyelerde mağdur olanların da haklarını hukuk önünde aramaları gerektiğini söyledi ve onlara destek verdi:

"Suç örgütü üyesi olanlar o karanlık gecenin hukuken cezasını çekmelidir. Fakat mağdur öğrenciler örgütlü bir hukuk mücadelesine girişirlerse, biz de siyaseten destek vereceğiz."

'Düzenlemeler cadı avına dönüştü'

TBMM Milli Savunma Komisyonu'nun HDP'li üyelerinden Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk ise KHK'larla getirilen düzenlemelerin "kişiye göre değişen ölçütlerle" uygulandığı görüşünde.

Berdan Öztürk'e göre düzenlemeler, yüz binlerce insanın mağduriyetine neden olan bir "cadı avı"na dönüştü.

Öztürk, "Bu zamana kadar askeri okullar belli bir ideolojik ve siyasi bir yapıya göre asker yetiştiriyordu" dedi ve ekledi:

"Alınan kararlarla bu okullar bu sefer bir diğer siyasi anlayışa göre şekillendirilecek. Mesele demokratik bir ordu kurmak değil."

Türk Silahlıl Kuvvetleri'nin geleceği ve yeni yapısının ne olacağına ilişkin tartışmalar sürerken, askeri okulların eski öğrencilerinin geleceğinin nasıl şekilleneceği ise bu aşamada belirsiz görünüyor.

Kaynak. Fundanur Öztürk
BBC Türkçe

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber