Bu haber kez okundu.

Nedir Bu 657?

Devlet işleri ilmiye(hukukçu,öğretim üyesi, din adamı kesimi), Kalemiye (büro-yazışma kesimi) ve Seyfiyye (asker kesimi) olarak tanzim edilen üç sınıf personel tarafından görülmekte olup, idari yapı bu sınıflar arasında dengelenmiştir. Osmanlı’daki bu sınıflandırma sisteminin temeli, hizmet öncesi eğitim ve yetişme şekillerine dayanmaktadır. Sınıflar belli mesleklere dayandığından, meslekte ilerleme, hizmet içinde yetişme çaba ve süreleri benimsenmiştir. Osmanlı Devletinde hizmetlerin ve görevlerin sınıflandırılması konusunda bilgi veren kaynak Fatih Kanunnamesidir. Diğer adıyla Kanunname-i Al-i Osman Kanunu olarak bilinir ve iki bölümden oluşur. 1856 yılında ilan edilen Islahat Fermanı’nda, Osmanlı Devleti tebaasından hangi milletten olursa olsun, devlet hizmet memuriyetlerine kabul edilecekleri, yeteneklerine göre herkes için geçerli olan hükümlere tabi olacakları belirtilmiştir. 1879 yılında yürürlüğe giren Kanun-i Esasi’nin 17. maddesinde bütün Osmanlı toplumunun kanun önünde eşit olduğu ifade edildikten sonra, 19. maddede Osmanlı tebaasına mensup herkesin ehliyet ve kabiliyetlerine göre uygun memuriyetlere kabul edileceği hükme bağlanmıştır. Bu dönemde yapılan bir diğer düzenleme ise1883 tarihli Memurin Mulkiye Terakki Tekaut Kararnamesi’dir. Kararname’de memurluğa alınmak için gerekli şartlar belirtilmiştir. 


Cumhuriyet Sonrası Dönem


a- 1923-1960 Arası Dönem


Cumhuriyet döneminde yaşanan en önemli gelişme, 1926 tarihli ve 788 sayılı Memurin Kanununun çıkartılmasıdır. Memurin Kanunu, kamu personelinin genel bir statü içerisinde düzenlenmesi ve o günün şartlarına göre kamu personel sisteminin oluşturulmasında gerekli temel ilkeleri ortaya koyması açılarından, ileri sayılabilecek bir kanundur. Bugün yürürlükte olmayan 1926 tarihli ve 788 sayılı Memurin Kanunu, memurlar ve hizmetliler ayırımına yer vermişti. Memurlar, hizmetin asil elemanı, hizmetliler (müstahdem) ise hizmetin yardımcı elemanları olarak kabul edilmişti. Memurin Kanunu, asli ve yardımcı hizmet ayrımını benimsemiş olmakla birlikte, her iki tür hizmetin memurlar eliyle yürütülmesini öngörmüştür.


b- 1960 Sonrası Dönem


27 Mayıs 1960 askeri darbesi sonrası  Başbakan Cemal Gürsoy döneminde 17/12/1960 tarihinde 160 sayılı Kanunla Başbakanlığa bağlı Devlet Personel Dairesi kurulmuştur. Daha sonra 29. Hükümet döneminde dönemin başbakanı Suat Hayri Ürgüplü’nün hükümet programında yer alan  ’’Memurlarımız yalnız kanunların emrinde ve milletin hizmetindedir. Görevlerini bu anlayış içinde yerine getirenler tam bir rahatlık ve güvenlikle çalışma imkanı bulacaklardır. Devlet memurlarının partizan bir idarenin tatbikatçısı haline gelmelerine veya getirilmelerine imkan bırakılmayacaktır.’’ Kapsamında  23/07/1965 tarihinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu yürürlüğe girmiştir. Daha önce personel sistemine yönelik olarak çıkarılan kanun ve diğer düzenlemelere göre detaylı ve sistematik olan 657 sayılı Kanun, günümüzde de personel kanunlarının temel mevzuatı olarak yerini korumaktadır. Bu kanunun üzerinde dönem dönem değişikliklerle kanun günümüz insan, teknoloji ve ihtiyaca göre uygulanır halde güncelliğini korumaktadır. Son dönemde ülkede yaşanan olaylar ve ortaya çıkan ihtiyaca göre yeni değişiklikler yapılacağı bununla ilgili olarak Çalışma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı yoğun bir çalışma yaptığı bilinmektedir.İlerleyen günlerde bu çalışmanın detayları belirginleşmeye başladıkça değişikliklerin avantajlarını ve dezavantajlarını sizlerle paylaşacağım.


Not : Yukarıda almış olduğum bilgileri http://www.dpb.gov.tr/ bulabilirsiniz.


Ersen ALAGÖZ
[email protected]  
@ErsenAlagz

Kaynak: Kamuajans.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
nedir bu

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber