Bu haber kez okundu.

Kayıp çocuklar ülkesi
Yasemin Candemir

Ne diyeceğimi bilmeden başlıyorum yazıya. Kelimelerin bittiği yerdeyiz çünkü. Kadına şiddettin oranları son 10 senede yüzde 1400 artış gösterdi biliyorsunuz. Şiddet her an, her yerde kol geziyor nicedir. Şimdi olan çocuklara oluyor ki, elimiz, kolumuz bağlı oturmamanın zamanı da geldi.

Van’da cinsel şiddete maruz kalarak öldürülen 8 yaşındaki yavrucaktan sonra haber Adana’dan geldi. Büyük ablasını istediği halde vermedikleri için hıncını, onun 6 yaşındaki kardeşi Gizem’i hunharca öldürerek çıkardı caninin biri. Antalya’da bir oğlan çocuğu su kuyusunda ölü bulundu. Kimse anne-babasına söylemedi hala olan biteni.

Şiddet yükseldikçe en fazla masumlar zarar görüyor. Son 10 yılda kaybolan, haber alınamayan çocuk sayısında da ciddi artışlar var zaten. Özellikle son dört yılda kayıp çocuk sayısı 27 bini geçti. İstatistikler her gün İstanbul’da 26 çocuğun kaybolduğunu söylüyor. Elbette bunları yazmak kolay değil. Hangi evlerde, hangi ateşler söndü, hangi umutlar kayboldu kimbilir.

TBMM’nin en son açıkladığı rakamlara göre kayıplar en fazla ilkbahar aylarında yaşanırken, çocukların öldürülme oranları yüzde 91 olarak tahmin ediliyor.

\"\"

Kayıp ihbarı yapılan çocukların yaklaşık üçte ikisi 15-19; üçte biri 10-14, yüzde 5’i de 0-9 yaş grubunda. Kayıp çocukların yaklaşık üçte ikisini kız çocuklar oluşturuyor. Sosyologlar bu noktada “Bir alışveriş merkezinde tek başına ağlayan bir çocuk gördüğünüzde yanından çekip gitmeyin, onunla ilgilenin. Unutmayın ki siz o çocukla ilgilenmediğinizde kötü niyetli biri ona yaklaşabilir ve unutmayın o çocuk bir gün sizin çocuğunuz da olabilir’ diyor.

Ama biz nasıl bir ülkeyiz siz daha iyi biliyorsunuz. Karşı komşunun dairesinde bağırış, çağırış duyar “Aman aile içi meseleler deyip karışmayız. Babası sandığımız birinin yanında ağlayan çocuk görsek, “Kendi çocuğu sever de, döver de deriz.”Yabancılar ağlayan çocuklara, evlerden yükselen seslere karşı çok duyarlı oysa. Olası bir tehlikeye karşı hemen polisi aramaktan asla çekinmiyorlar. Çoğunlukla böyle kurtuluyor hayatlar.

Bir sonraki yazımın konusu yine bu. Bunu sık sık konuşacağız ki, çevremizde olup bitenlere daha duyarlı olmayı öğrenelim. Aile içi şiddetin ve komşu duyarsızlığının en iyi örneklerinden biri olan Çapa’daki katliamı da anlatacağım. Bakalım kafanız önünüzde, etrafınızla ilgilenmeden yürümeye devam edebilecek misiniz?

**Tüm engellere ve yasaklara rağmen yaşasın 1 Mayıs. Tüm emekçilerin bayramını kutlarım…

 
 
 
 
sozcu.com.tr
 

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
kayıp çocuklar ülkesi

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber