Bu haber kez okundu.

İslam: Bu paket kariyer de çocuk da yaptıracak

Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan eylem planında yer alan özellikle yarı zamanlı çalışma gibi düzenlemelerin kadınları iş hayatından soyutlayacağı yönündeki eleştirilere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam'dan cevap geldi. Gazetemize konuşan Bakan İslam, paketin kadın istihdamını engelleyen değil bilakis artıran bir yönü olduğunu belirterek esnek çalışma modeliyle kadınların çocukları yüzünden işten çıkmak zorunda kalmayacağını söyledi. "Bundan böyle nüfus politikalarının aile politikaları ile desteklendiğini göreceksiniz" diyen Bakan İslam, sadece kadının istihdamı konusunda değil, babaların ve suça itilmiş çocukların da yanında olacaklarını, hatta aile içinde yaşanan çatışmalarda bile devletin orada olacağına dikkat çekti.

Hükümet böyle bir paketi neden hazırlama ihtiyacı hissetti?

Ülkemizde yaşanan demografik dönüşüm sonucunda pek de uzak olmayan bir gelecekte genç nüfus yapısından, yaşlı nüfus yapısına geçeceğimiz ön görülüyor. TÜİK'in nüfus projeksiyonuna göre yüzde 7 civarındaki 65 yaşı ve üstü yaşlı nüfusu 2023'lerde yüzde 10'a, 2050'lerde yüzde 20'lere yaklaşacak. Yani böyle giderse 2023'de Türkiye nüfusu yaşlanmış ülkeler kategorisinde yer alacak. Bu nedenle nüfusumuzun yaşlanmasını geciktirmeye yönelik politikalar elzem hale geldi.

AVRUPA 100 YILDA BİZ 13 YILDA YAPTIK

Paketi hazırlarken öncelikler neydi?

Paketin bütününe bakarsanız nüfus politikalarının aile politikaları ile desteklendiğini göreceksiniz. Aslına bakarsanız AK Parti hükümetleri dönemini kapsayan son 13 yılda aileyi desteklemeye dönük kapsamlı politikalar uygulamaya konulmuş durumdadır. Bu manada çok kısa sürede refah devletleri düzeyine ulaşmış bulunuyoruz ki Avrupa ülkelerinin 100-150 yılda yaptığını biz 13 yılda gerçekleştirmiş durumdayız. Geçen hafta açıkladığımız pakette bu alandaki son halkadır. Bu halkanın en önemli özelliği çalışan kadınların çocuk sahibi olmaları durumunda işten ayrılmalarını engelleyen destek mekanizmaları içeriyor olması. Yani nüfusun yaşlanmasını engellemek için doğurganlık oranlarının artırılmasını hedeflerken, bu durumun kadının işten ayrılmasını gerektirmeyecek ya da zorlamayacak şartları oluşturmaktır. Bir yandan doğum oranlarının artmasını teşvik etmek diğer yandan da genç nüfusu bebekliğinden itibaren korumak ve iyi eğitmek gerekmektedir. Hedefimiz, çalışan başarılı ve üretken kadın, evinde mutlu ve huzurlu anneler olmaları. Bu pakette kadınlara herhangi bir hayat biçimi dayatılmamaktadır.

Yarı zamanlı çalışma kadınların istihdamını negatif etkiler endişesi var.

Bu endişe çokça dillendiriliyor. Elbette kadın istihdamını nasıl etkiler konusunu planlamayı yaparken tartışmasını da yaptık. AK Parti iktidarıyla birlikte kadın istihdam oranımız yüzde 30'lara ulaştı. Fakat AB ülkelerine baktığımızda bu oranın yüzde 70'lerde olduğunu görüyoruz. Kadın istihdam oranının yüksek olduğu ülkelerde esnek zamanlı çalışma uygulamaları çok yaygın. O seviyeye ulaşmanın ancak esnek çalışma modelleriyle mümkün olabileceğini söylüyorlar.

İŞSİZLERE İSTİHDAM İMKANI

Esnek çalışma modeli, kadın istihdamını engellemesini değil bilakis arttırmasını düşündüğümüz bir programdır. Hiçbir tedbir almadan esnek çalışma modelini uygularsanız söz konusu olabilir. Ancak, biz bu tedbirleri aldık. Yarı zamanlı çalışmak isteyen kişiler bu taleplerini işverene bildirdikten sonra devreye özel istihdam büroları girecek. Yarı zamanlı çalışan elemanın işini tamamlamak üzere özel istihdam büroları aynı işi yapacak başka bir yarı zamanlı eleman sağlayacak. Böylece performans kaybı olmayacak. Ücretin yarısını devlet ödediği için işverenin maddi kaybı da olmayacak. İlaveten bir de başka bir kişiye belirli bir süre için istihdam imkanı doğmuş olacak.

Baba da bu kısmi çalışma programından yararlanabilecek mi?

Pakette yer alan kısmi çalışma modelleri iki tip. Biri doğum yapan anneye yönelik ücretli yarı zamanlı çalışma imkanı, diğeri doğuma bağlı olarak hem anneye hem babaya tanınan haklar. Çocuk okul çağına gelinceye kadar anne ya da baba veya her ikisi de kısmi çalışma modeline geçebilirler. Birincisinden farkı olarak; çalıştıkları kadar sürenin ücretini alırlar. Erkeğin de bu hakkı kullanabileceği gerçeğini göz ardı etmeyelim.

ANKA projenizden de biraz bahsedebilir misiniz?

Biz bu program ile suça sürüklenmiş ya da suçun mağduru olmuş çocukları yeniden hayata kazandırmak istiyoruz. Sorun aileden mi, çevreden mi kaynaklanıyor, sokak geçmişi, uyuşturucu geçmişi kendisine veya çevresine zarar verme eğilimi var mı? Bu tarz sorunları anlamaya çalışıyoruz. Ya da suçun mağduru ise nedenleri, sonuçları araştırılıyor. Bize geldiği ilk 10 gün uzmanlar tarafından incelendikten sonra meslek edindirme kursları, çeşitli spor etkinlikleri de eklenerek çok boyutlu bir rehabilitasyon eğitimi verilecek. En fazla 1 yıl içinde rehabilite etmek istiyoruz. Mümkünse kendi ailelerine kavuşturalım, mümkün değilse evlat edindirelim, koruyucu aileye verebiliyorsak verelim. Bir şekilde hayatın normal akışına katılsınlar istiyoruz. 15 çocuk destek merkezimizde uygulamaya koyduk.

6 milyon kadının bilgisi elimizde

Her ailenin sosyal hizmet görevlisinin olması planlanıyor. Sistem nasıl işleyecek?

Aile Destek Programı, ailedeki zayıflamayı ortadan kaldırmaya yönelik bir çalışma. Bakanlığımızın kayıtlarında risk altında bulunan yaklaşık 6 milyon ailemizin bilgisi mevcut. Bu bilgiler aşağı yukarı ailelerin hangi noktalarda ilgiye desteğe ihtiyaç duyduklarına dair. Öncelikle bu ailelerin bulunduğu bölgelerin risk haritasını çıkardık. Buralardan başlamak üzere Aile Destek Programı'nı uygulamaya koyuyoruz. Ocak sonu itibariyle sahada olacağız. Risk altındaki her 500 ailenin bir sosyal hizmet görevlisi olacak. Sosyal hizmet görevlilerimiz mobil çalışacaklar. Öncelikle risk altındaki ailelerin sorunlarına yönelecekler, tahlil edecekler, çözüm yollarını bulacaklar. Bunu aileye önerecekler, takibini yapacaklar, eğer takip sırasında bir sorunla karşılaşırlarsa önerilerini değiştirecekler, ta ki ailedeki sorun çözülünceye kadar. Engelli-yaşlı evde bakımı, sosyo-ekonomik yardımlar gibi yapılan tüm yardımlar amacına uygun kullanıyor mu, doğru konuda doğru yere verilmiş mi konusundaki denetimleri de sosyal hizmet görevlileri yapacak. Görevlilerimizin sisteme girdiği bilgi anında tarafımızdan görülebilecek. Sosyal hizmet görevlilerimiz sorumlu oldukları bölgelerdeki karakollar, muhtarlar, kaymakamlar, din görevlileri, okul yöneticileri ve o bölgenin ileri gelenleri ile sürekli irtibatlı olacak.

Aile nasıl bir risk altındaysa sosyal hizmet görevlisi devreye girecek?

Her türlü sosyal ve ekonomik riski kapsama alıyoruz. Örneğin ailede eğitimden alıkonmuş bir çocuk varsa, şiddet varsa, erken yaşta evlilik, işsizlik sorunu, engelli -yaşlı bireyi var ancak bakılamıyorsa gibi sosyal, ekonomik sorunları kapsıyor. Aile kurumunu zayıflatmaya yönelik bu risk unsurlarının ortadan kaldırılabilmesi için devletin oluşturduğu bir takım destek mekanizmaları var. Ailelerin bu destek mekanizmalarından doğrudan faydalanabilmesi bu süreçte kendilerine rehberlik yapılması ve sonucun takip edilmesi önemli. Eğer ailede bir zayıflık ortaya çıkarsa bu boşluğu doldurmak devlete düşer.

ÇOCUKLARININ HEDİYELERİNİ YANINDAN HİÇ AYIRMIYOR

Hem anne hem de bir bakan olan Ayşenur Hanım'ın en büyük mutluluğu çocukları. Onların yaptığı el işi hediyeleri masasından hiç ayırmıyor.

Ercan Gürses

Damla Peker

\"Türkiye\"

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber