Bu haber kez okundu.

İRGİL:"Gençlerin ve Eğitimin Canına Okudunuz."

“Defalarca dile getirdik, Bakanlık kabul etmedi. Her şeyi yapbozla yürütmeye çalışan iktidarın şimdi ‘devleti yeniden inşa ediyoruz’ sözlerine güvenmiyoruz. Çünkü 14 yıl boyunca deneme-yanılma ve liyakatsız uygulamalarla bu ülkenin gençlerinin ve eğitiminin canına okudunuz. Yaşanan 15 Temmuz darbe girişiminin temeline baktığımızda aslında bu darbe eğitim üzerinden planlanmış bir darbe girişimi. Bu nedenle hükümetin ders alıp laik eğitim ve liyakatın önemini kavraması lazım... Çünkü ülkenin sadece geleceği değil, güvenliği de modern, laik temelli bir eğitime bağlı. Zamanında yaptığımız uyarıları dinlememelerinin sonucunu 15 Temmuz’da gördük ve bedelini de neredeyse çok ağır bir faturayla ödeyecektik.”

OHAL’İ FIRSAT BİLİYORSUNUZ

“Bir hafta içinde en az 20 bin atama dediler, şimdi 15 bin oldu. 10 yıldır atama bekleyen insanlar bunalımda. Birkaç gün önce Bursa’daki kızımız dahil bu ülkede 50 genç insan atanamama sebebiyle intihar etti. Milli Eğitim Komisyonu’nda sözleşmeli öğretmenlikle ilgili yasal düzenlemeyi görüştüğümüzde kalkınma bölgelerine 3+2 yıl çakılı olmak şartıyla atama yapılmasını getireceklerini söylüyorlardı. Genel Kurul’da revize ederek bu düzenlemenin çıkarılması için mutabakata varmıştık. 15 Temmuz ve OHAL sürecini fırsat bilerek 4+2 yıl zorunlu ve çakılı olma şartını getirdiler. TBMM’de tartışma ve denetimden kaçırarak insanların hayatlarını zorluyorlar.”

ÇARESİZLİĞİ SUİSTİMAL EDİYORLAR

“Öğretmen olabilmek için 4 yıllık eğitim fakültesini bitiriyorlar, dershane ve kurslara masraf ederek KPSS yazılı sınavına giriyorlar, boynu bükük atanmayı bekliyorlar, sonra sözlü sınav, kalkınma bölgesi görevlendirmesi, 6 yıl çakılı hizmet, güvencesiz sözleşmeli çalışma şartı. Her şeyden önemlisi aile bütünlüğünü sarsacak bir atama şekli. Bu insanların çaresizliği suistimal edilmemelidir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu tavrı kabul edilemez. Şu anda öğretmenler, öğrenciler, aileler boğuluyor. Milli Eğitim Bakanlığı suyu tarif ediyor.”

MÜLAKAT DOĞRU DEĞİL

“Bu mülakatı güvenlik için yaptıklarını söylüyorlar. Kol mesafenizdeki insanların yıllarca güvenilir olmadığını anlayamazken on dakikalık mülakatla bir öğretmenin güvenilirliğini nasıl anlayacaksınız? Bu KPSS’yi yok saymaktır. Size nasıl güveneceğiz? 15 Temmuz’dan sonra hükümet dedi ki; ‘Yıllarca bizi uyarmıştınız, keşke sizi dinleseymişsiniz’, o halde ders alın, işte yine uyarıyoruz, eğitimcileri daha fazla yıpratmayın. Bu insanları torpil mağduru yapmayın!”

ÖSYM’NİN HER SINAVI ŞAİBELİDİR

“ÖSYM’nin yaptığı her sınav şaibelidir ve araştırılmalıdır. Sınav sorularının çalınmasında hiç kimsenin siyasi sorumluluğu yok mu? Çıkıp da Allah bizi affetsin diyerek bütün meseleyi Allah’a havale ederek bütün sorumluluklarından sıyrılmaları kabul edilemez. Peki, bu devleti 14 yıldır başka bir iktidar mı yönetti? Siyasiler bunun bedelini ödemezken, yanılma haklarını kullanarak veya Allah’a havale ederek arınma refleksi gösterirken tüm bedeli gariban öğretmenlere yıkıyorsunuz! 21 bin öğretmenin lisansını bu yüzden iptal ettiler. Nereden biliyorsunuz bu insanların toptan suçlu olduğunu? Şimdi bu insanların işlerini ellerinden aldınız, başka bir yerde çalışma şanslarını ellerinden aldınız, bir de hiçbir soruşturma yapılmadan terörist damgasıyla yaftalanıyorlar. Eğer bu FETÖ’cü yapılanmaya destek vermek, gönül vermek bir suçsa bu Meclis’te iktidar grubundaki 300 milletvekilinin 200 tanesinin işini bırakması ve gözaltına alınması gerekir.”

KAPATILAN ÜNİVERSİTELER DEVLETE GEÇSİN

“Hükümet bu üniversitelerin himmetle, milletin parasıyla yapıldığını söylüyor. Öyleyse milli servettir. Öyleyse bunlar kapatılmasın, devlet üniversitesi olarak hizmete geçirilsin. Bu üniversitelerin kuruluşu yeniden yapılsın ve 15 Temmuz’da şehit edilenlerin veya kumpas mağdurlarının isimleri verilsin.”

İZMİR ÜNİVERSİTESİ’NDEN İTİRAZ YAĞIYOR

“Kapatılan 15 üniversiteden sadece İzmir Üniversitesi büyük bir itiraz içinde. Hem öğrencileri, hem öğretim üyeleri kesinlikle FETÖ’cü bir yapılanma içinde olmadıklarını söylüyor. Araştırdığımızda okulun sahibinin de 1967 yılında ilk eğitim kurumunu açtığını ve iki yıl önce de yaşamını yitirdiğini öğrendik. Toplumun itirazlarını dinlediklerini ve milli iradeye saygılı olduklarını belirten Başbakan’a bu itirazları iletiyorum. İzmir Üniversitesi’nin tekrar araştırılıp, bu konuda bir somut delil yoksa bu üniversitenin tekrar İzmirlilere kavuşturulmasını öneriyorum.

Kaynak: www.ogretmendenhaber.net

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
CHPIrgilEĞİTİMöğretmen

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber