Bu haber kez okundu.

Eroğlu: 120 bin kişi kurayla alındı, torpil yok

"Ağaçlandırma ve erozyonla mücadelede dünya lideriyiz"

-AK Parti'li Kahveci: "Orman ve su kaynakları koruma ve kullanma dengesi içerisinde en verimli bir şekilde kullanılmış ve halkımızın hizmetine sunulmuştur"

-CHP'li Çetin: "HES'ler gerçekten doğanın fıtratını bozuyor ama siz onu görmezden geliyorsunuz"

TBMM (AA) - Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, "120 bin kişiyi tamamen İŞKUR alıyor. Kimsenin alnında hangi partili olduğu yazmıyor, tamamen kurayla. Biz adaletten ayrılmıyoruz" dedi.


TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu hakkında "İhalelerde Kamu Menfaatini Korumadığı, İstanbul'daki Bazı Yerleri Rant Alanı Haline Getirdiği, Orman ve Su Varlıklarını Etkin Yönetemediği" iddiasıyla verdiği Gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmaması görüşüldü.


CHP Grubu adına söz alan Ankara Milletvekili İzzet Çetin, AK Parti'nin her zaman "doların yeşilini doğanın yeşiline tercih eden bir yaklaşım içinde olduğunu" öne sürdü.


Devlet ormanlarının orman statüsünden çıkartılarak ranta açıldığını, pek çok alanın bu şekilde talan edilmeye başlandığını savunan Çetin, Orman Genel Müdürlüğü'nün bu ormanların korunmasından sorumlu olmasına rağmen görevini yerine tam anlamıyla getiremediğini ifade etti.


Bakan'ın "HES'lerin doğayla barışık olduğunu, doğaya zarar vermediğini, tabiata zarar vermediğini, orman köylülerinin veya o bölge insanlarının bu HES'lerden son derece mutlu olduğunu" söylediğini aktaran Çetin, "Bu HES'lerin dere yataklarını ne kadar bozduğunu, erozyona açık hale getirdiğini, ormanları tahrip ettiğini, su alma yapılarını, nehrin bütünlüğünü bozduğunu, nehirde tüm canlıların yaşam hakkını ortadan kaldırdığını, büyük miktarda ağaç kesimine neden olduğunu herkes biliyor. HES'ler gerçekten doğanın fıtratını bozuyor ama siz onu görmezden geliyorsunuz" diye konuştu.


-"Dikim mevsimi bitmedi"


AK Parti Karabük Milletvekili Osman Kahveci, bakanlığın, ormancılık alanında izlediği politikalarla orman varlığının korunması ve artırılması yanında ormancılık konusunda halk ile devleti barıştırdığını, orman köylüsüne daha fazla iş ve aş verilmesi sağladığını kaydetti.


Bu çerçevede, son on yılda orman köylüsüne aktarılan kaynak miktarı 10 milyar lirayı aştığını belirten Kahveci, bazı orman ürünlerinin üretiminde Türkiye'nin dünyada ilkler arasına girdiğini ve bu ürünlerin önemli ihracat kalemleri arasında yer almaya başladığını söyledi.


Ormanlarda biyolojik çeşitliliğin ve ekolojik zenginliğin korunması için korunan alan miktarının 3 kat artırıldığını bildiren Kahveci, bu çerçevede milli park sayısının 33'ten 40'a, tabiat parkı sayısının da 17'den 201'e çıkarıldığını hatırlattı. Kahveci, şöyle konuştu:


"Gerek orman ve gerekse su kaynaklarının verimli kullanılmasında ve yönetilmesinde iddia edildiği gibi herhangi bir usulsüzlük ve noksanlık görülmemektedir. Aksine, orman ve su kaynakları koruma ve kullanma dengesi içerisinde en verimli bir şekilde kullanılmış ve halkımızın hizmetine sunulmuştur.


Gazi Yerleşkesi'ndeki Orman Genel Müdürlüğü'nün (OGM) tapulu arazisinin TOKİ'ye devredilmesinde protokollere uyulmayarak kurumun ve çalışanların mağdur edildiği iddiası doğru değildir. Gazi Yerleşkesi'ndeki idari binalarının tamamı ekonomik ömrünü doldurmuş binalardı. Bunlardan bir tanesi de depreme dayanıksız olduğu tespit edildiğinden hiç kullanılmıyordu. OGM ile TOKİ arasında takas amaçlı yapılan protokol herhangi bir problem yaşanmaksızın uygulanmaktadır."


18 bin orman işçisine AK Parti döneminde kadro verildiğini; en çok orman mühendisi AK Parti iktidarında alındığını belirten Kahveci, "Henüz dikim mevsimi bitmedi. Doğu'da, İç Anadolu'da, Güneydoğu'da daha sahalar karla kaplı. Alınacak işçiler dikimde de bakımda da fidan üretiminde de çalışacak. Orman Genel Müdürlüğü'nün bütçesinin dışında 120 bin işçimize ormancılık için, bu işçilerin altı ay çalışmaları için destek verilmiştir" dedi.


-"Onda birine klor almaya başladım"


Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, "Kamu İhale Kurumu'nun ilkelerinin dışında, şeffaf bir şekilde ihale yapılmıyor" denildiğini, bunun kendisine söylenmesinin "son derece yanlış" olduğunu ifade etti.


1994'te İSKİ Genel Müdürü olduğunu, kendisinden iki yıl önce klorun fiyatının onda birine klor almaya başladığını anlatan Eroğlu, "7 bin 500 kilometre içme suyu ve isale hattı döşedim. 1 metre 80 santim çapındaki spiral kaynaklı çelik boru 50 milyon TL'ye alınıyor iken biz iki yıl sonra 22 milyon TL'ye almaya başladık" diye konuştu.


İSKİ ve DSİ Genel Müdürüyken yaptığı çalışmalardan örnekler veren Eroğlu, "Eğer biz büyük düşünmemiş olmasaydık bugün 77 şehrimiz susuzdu. Bakın, geçen yıl kuraktı, hiç su sıkıntısı yaşattık mı? Yaşatmadık Allah'a şükür" ifadesini kullandı.


3 milyar 250 milyon fidanı toprakla buluşturduklarını vurgulayan Eroğlu, "Bizden önceki arkadaşlara da teşekkür ediyorum ama daha önceki ortalama fidan üretimi yılda 75 milyonken biz 401 milyon adet fidan üretmeye başladık hatta bir yıl 500 milyonu aştı. Dolayısıyla şimdi bütün her yeri ağaçlandırıyoruz. Orman varlığımız arttı, 9 bin hektar alan büyüdü ve odun serveti 1,2 milyar metreküpten 1,5 milyar metreküpe çıktı" dedi.


Ağaçlandırma ve erozyonla mücadelede Türkiye'nin dünya lideri olduğunu dile getiren Eroğlu, "120 bin kişi niye istihdam ediliyor?" denildiğini anımsatarak, "Bunu tamamen İŞKUR alıyor. Kimsenin alnında hangi partili olduğu yazmıyor, tamamen kurayla. Biz adaletten ayrılmıyoruz" diye konuştu.


Bu kişilerin sadece ağaç dikiminde değil, aynı zamanda bakım hizmetlerinde, Doğa Koruma Milli Parkları mesirelik alanlarında, yeşil alanlarının bakımında, ağaçlandırılmasında kullanılacağını bildiren Eroğlu, en çok orman mühendisini, kadrolu işçiyi kendilerinin aldığını kaydetti.


Eroğlu, bir saymanın yolsuzluk yapmasını kendilerinin tespit ettiğini ve bu kişinin memuriyetten atıldığını ve şu anda hapiste olduğunu söyledi.


Veysel Eroğlu hakkında Gensoru önergesi

-TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu hakkında verdiği Gensoru önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi

-MHP'li Yılmaz: "İşe alınacak 130 bin kişiyle fidan dikecekmiş. Ey Orman Bakanı, sen fidan dikim döneminin ne zaman olduğunu biliyor musun? Fidan dikim dönemi bitti"

-HDP'li Kaplan: "HES barajlarıyla Türkiye'nin doğasını, tarihini, iklimini, turizmini tahrip edenlerin zihniyetini tahrip edeceğiz"

TBMM (AA) - TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu hakkında "İhalelerde Kamu Menfaatini Korumadığı, İstanbul'daki Bazı Yerleri Rant Alanı Haline Getirdiği, Orman ve Su Varlıklarını Etkin Yönetemediği" iddiasıyla verdiği Gensoru önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi.


Önerge üzerinde MHP Grubu adına söz alan Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun görev yaptığı son yedi yılın "ormancılık tarihinin en karanlık ve en karmaşalı bir dönemi" olduğunu savundu.


Seçimin yaklaştığı bir dönemde 130 bin kişi için Türkiye İş Kurumu'yla bir anlaşma yapıldığını belirten Yılmaz, "Sayın Orman Bakanı, 130 bin kişiyi ne yapacaksın? Türkiye'de ortalama 200 işletme olduğunu varsayarsan, her işletmeye 600-700 civarında işçi düşüyor. Bugün görüyoruz ki AKP'li milletvekilleri sizin bu talimatınız üzerine muhtarları arayarak, sağı solu arayarak AK Parti'li işçi arıyorlar. Bunun üzerinden siyaset yapılmaz" diye konuştu.


Orman Bakanı'nın, bu kişilerin fidan dikeceğini açıkladığını anımsatan Yılmaz, "Ey Orman Bakanı, sen fidan dikim döneminin ne zaman olduğunu biliyor musun? Fidan dikim dönemi bitti. Akdeniz sahillerinde fidan dikim dönemi bitti, diğer yerlerde de şurada bir aylık bir fidan dikim dönemi kaldı" görüşünü savundu.


Yılmaz, "Altı aylık alınan ve seçimden sonra kapının önüne konacak bu 130 bin kişinin vebali, sorumluluğu kime ait olacak?" sorusunu yöneltti.


Bazı yolsuzluk iddialarını da gündeme getiren Yılmaz, "Millet iş bekliyor, aş bekliyor, Orman Bakanı'nın keyfi uğruna yandaşlar işe alınıp devlet malı peşkeş çekilemez. Bunu Allah da kabul etmez, kulu da kabul etmez. Ben inanıyorum ki vicdan sahibi AK Parti'li milletvekilleri de bu bakana son bir dersi verecektir" dedi.


-"Tarihi merkezlerimizden vazgeçemeyiz"-


HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, su kaynaklarının elbette doğru değerlendirmesi gerektiğini ancak "ülkenin doğasını, tarihini, kültürünü, turizmini peşkeş çekmeyi HDP olarak asla kabul etmeyeceklerini" kaydetti. Kaplan, şunları söyledi:


"Asla Hasankeyf gibi tarihi merkezlerimizden vazgeçemeyiz. Birileri kendini sadece tarih ve kök olarak Osmanlı ile sınırlı görebilirler. Oysaki Anadolu'nun bütün güzellikleri bizim kültürümüzdür. Nasıl ki Hasankeyf'e milattan öncesinden tutun da tek tanrılı dinlerin gelişmesine kadar Süryaniler de, Türkler de, Kürtler de, Araplar da, daha önceki uygarlıklar da buna sahip çıkıyorsa biz de buna sahip çıkmaya devam edeceğiz.


8 Haziran'da iktidara geldiğimiz zaman, HES'lerle tahribat yapanlara bunu ödettireceğiz. Bu konuda tereddüdümüz yok. Bu konuda kimse 'HDP iktidara geldi, bize bunu yaptı' demesin. Bunu yapacağız. HES barajlarıyla Türkiye'nin doğasını, tarihini, iklimini, turizmini tahrip edenlerin zihniyetini tahrip edeceğiz."

\"Anadolu

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber