Bu haber kez okundu.

“Engelliler” İçin Engelsiz Bir Dünya İstiyoruz!

 

BM İnsan Hakları Komisyonu 5 Mart 1993 yılında aldığı bir kararla,3 Aralık gününü “Uluslararası Engelliler Günü” olarak ilan etti. Aynı zamanda Komisyon bu günün BM üyesi ülkeler tarafından ”Engellileri Topluma Kazandırma ve İnsan Haklarını tam ve eşit ölçüde sağlama” amacıyla tanınmasını  istedi. Birleşmiş Milletlerce kabul edilen bu gün TC tarafından da kabul edilerek benimsendi.Ancak göstergeler, aradan geçen 21 yılın ardından günün gereklerini yerine getirme noktasında oldukça geride kaldığımızı göstermektedir.

 

Türkiye’de Engelliler ve Durumu:

 

TÜIK Verilerine göre, en hafif oranlı engelliden ağır oranlı engel durumu oranlarına bakıldığında nüfusun %12 si engelli görünmektedir. Bu oran, erkeklerde %11.10,kadınlarda ise %13.45 olarak saptanmıştır. Engelliler. ortopedik, görme, işitme-konuşma ve zihinsel engelliler diye gruplandırılmaktadır. Türkiye’de tüm engel gruplarının pek çok sorunu bulunmaktadır. Her 3 Aralıkta sürekli gündeme gelen bu sorunlar yıllardır çözüm beklemektedir. Sorunlarına çözüm üretilmeyen bu toplum kesimi için yaşam giderek çekilmez bir hal almaktadır.

 

Tarih 3 Aralık 2014 Yeni Bir “Engelliler Günü” Sorunlar Çözüm Beklemeye Devam Ediyor!

 

Günlük yaşam düzeninin dayattığı zorlukları ve sorunları aşma noktasında engellileri anama zorluğu içine olan bir yaklaşımla karşı karşıya bulunulmaktadır. Bir bakıma engelliler kendi “kaderlerine”  terk edilmiş durumdadır.”Eğer bir sorununuz varsa kendiniz çözün, çözemiyorsanız sizin gibi olanlardan yardım isteyin” anlayışı genel bir yaklaşım olarak önümüze çıkarılmaktadır. Oysa doğru olan yaklaşım, engellilerin yaşadıkları sorunların gerçek tespitinin yapılarak, çıkan sonuca göre belirlenen sorunlara öncelik sırasına göre çözüm üretilmesidir.

 

Eğitilebilir ve öğretilebilir bütün engellilere yeterli rehabilitasyon ve eğitim olanağı sunulmalıdır.

 

Engellilere verilen hizmet bir kamu hizmeti olarak görülmeli, kimsesi olmayan, çalışamayacak ve bakıma muhtaç durumda olan engelliler için, bakım evleri açılmalı ve bu bakım evlerinde profesyonel elemanlar çalıştırılarak engellilerin huzurlu yaşam sürdürmeleri sağlanmalıdır.

 

Yerel Yönetimlerin bütçesinin makul oranda engelliye sunulacak katkı ve destekler için fon ayrılmalıdır.

Belediye sınırları içerisindeki yaşayan engellilere, maliyeti oranında konut yapmalı, yapılan bu konutlar engelliye uygun hale getirilmelidir

 

Engellilerden sosyal güvencesi olmayanlara; kendi  yerelinde korumalı iş atölyeleri açılmalı, açılan bu atölyelerin devlet eliyle desteklenmesi sağlanmalıdır

 

Engellilerin kurum ve kuruluşlardaki işlerinin takibi, evden ilgili kurum ve kuruluşa ulaşımını sağlayacak "alo engelli hattı" kurulmalı, gerekli alt yapı, araçlar ve yetkin nitelikli eğitim almış personelle hizmet sağlanmalıdır

 

İstihdam alanında %3'lük engelli çalıştırma kotasına kesinlikle uyularak, yerel yönetim bütçelerinde bu alana ayrılan bütçe arttırılarak bu kotanın üzerine çıkılmalıdır. Ayrıca belediyeye ait büfe, otopark, park bahçeler gibi mesleki alanlarda engelli istihdamına özen gösterilmelidir.

 

Ulaşım alanında engelliler özürlü kimlik kartı esas alınarak ücretsiz seyahatleri sağlanmalı, iki durak arasındaki uzaklığa göre engelliye özel duraklar belirlenmelidir. İstanbul dışında indirimli taşıma hizmeti sunulsa da, ücretsiz taşıma henüz hayata geçirilememiştir. Diğer illerde de zaman geçirilmeden ücretsiz ulaşım sağlanması noktasında gerekli adımlar atılmalıdır.

 

Engellilikten kaynaklı kaybedilen vasıf ve yeteneklerin tekrar kazandırılabilmesi için rehabilite, edinmesi gereken engellilere dönük başta tıbbi olmak üzere sosyal, mesleki içerikli rehabilitasyon merkezleri açılmalıdır. Bu merkezlerde hizmet ücretsiz vermeli, merkeze ulaşımları için ücretsiz servis hizmeti sunulmalıdır. Vasıfsız engellilerin meslek alanında eğitimleri için kurslar açılmalı veya açılan kurslara destek verilmelidir.

 

Sosyal faaliyet alanında topluma engellilik seminerleri ve paneller düzenlenmeli, bu sayede hem engelli nüfusu azaltılmalı hem de toplumun engelliye bakış açısı değiştirilmelidir. Yerel Yönetim  Hizmetlerinin engelliye etkili ve somut sunulabilmesinin denetlenmesi için bu alanda faaliyet yürüten sivil toplum örgütleri desteklenmelidir.

 

Engellilikten kaynaklı kullanmak zorunda olunan yürüme cihazı, işitme cihazı ortez, protez, tekerlekli sandalye gibi araç gereçlerin bedellerinin tamamı devlet bütçesinden sağlanmalıdır. Kendi yerelinde sosyal ve kültürel faaliyetlerde engellilerin yer almasına çalışılmalı, yürüyemeyen engelliler evlerinden alınıp, evlerine bırakılma yöntemi ile etkinliklere katılmalarının sağlanması için yeterli bütçe ayrılmalıdır..

 

Yol ve yapı mimarisi engellilerin ulaşımına göre daha reel esaslara bağlanmalıdır. Toplumun engelliye (acıyarak) bakışının değişmesi için sosyal projelere devletin ve özel teşebbüslerin tüm kurumları dahil edilmelidir.

 

Sonuç olarak,Engellileri, hayatın her alanına problemlerden arınmış bir ortama katarak var olabilmesini sağlayan bir dünya özlemiyle,, bu günü kutlama gününden ziyade, engellilerin sorunlarına çözüm üretilmesinin sağlanacağı gün olarak kabul etmek istiyoruz.

2 Aralık 2014 Alaaddin Dinçer /Eğitimci

egitimajansi.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber