Bu haber kez okundu.

Eğitim-Sen ve Eğitim-İş’ten ‘Cinsel istismara evlilik’ önergesine tepki

İki eğitim sendikası Eğitim-İş ve Eğitim-Sen, cinsel istismar suçunda mağdurla failin evlenmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Meclis’e sunulan önergeye karşı çıktı. Eğitim-Sen yaptığı yazılı açıklamada, “OHAL'i her türlü hukuksuzluğun ve baskının zemini yapan AKP, dün gece çocuk istismarcılarına yeni bir müjde verdi. Çocuklara dönük cinsel istismar suçlarında istismarcının, istismar ettiği çocuk ile evlenmesi durumunda cezanın ertelenmesi önerisini oylamaya sundu. Üst üste yapılan oylamada yeter sayısı bulunamadığı için oylama 22 Kasım Salı gününe kaldı. AKP, Meclis'i fiilen tasfiye ederek ve bir bir kadın kurumlarını kapatarak 14 yıllık hükümeti boyunca yapamadığı çocuk istismarını yasallaştırmayı amaçladığını göstermiş oldu. Ensar Vakfı ve Adıyaman'da İmam Hatip Okulu'ndaki cinsel istismar ile ayyuka çıkan bu çürümüşlüğün nedenini uzaklarda aramayıp bir kez daha cinsel istismarı aklayanlarda aramak gerektiği gözler önüne serildi” dedi.
Açıklama şöyle devam etti: “Türkiye'de çocuk istismarı, çocuklara yönelik cinsel saldırı suçları ‘Bir kereden bir şey olmaz' diyenlerin aksine yaygın ve sistematik olarak işleniyor. Cinsel suçların yüzde 46’sı çocuklara karşı işlenirken her ay en az 650 çocuk cinsel istismara uğruyor, her yıl gerçekleşen resmi evliliklerin beşte birinde 18 yaş altındaki kız çocukları evlendiriliyor.
AKP hükümeti süresince toplumsal cinsiyet algısı giderek geleneksel, eril ve cinsiyet eşitliğini reddeden bir anlayışta derinleştiriliyor. Evlilik yaşı dinsel anlayış temelinde küçültülmeye ve çocuk yaşta evlilikler yoluyla çocuk istismarı meşru gösterilmeye çalışılırken, başta kadın örgütleri olmak üzere karşı çıkan her muhalif ses susturuluyor.
Pozantı, Ensar Vakfı, İzmir, Gerger ve Adıyaman olmak üzere yaşanan cinsel istismarların üzerini örtmeye yönelik açıklamalar, cinsel istismar ve cinsel saldırıların artmasına yol açarken, kadına ve çocuğa yönelik taciz, tecavüz ve katliamların AKP'nin cinsiyetçi politikalarından bağımsız olmadığını biliyoruz.
Eğitim Sen olarak, kirli ellerini, çürümüş zihniyetlerini çocuklarımızın üstünden çekmeyenler bilsin ki, biz var olduğumuz sürece kutsal evlilik yalanı ile çocuklarımızın geleceğini karartmanıza müsaade etmeyeceğiz. Yıllardır yürüttüğümüz kadın özgürlük mücadelesi ile kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz ve çocuk istismarlarının üstünün kapatılmasına ve meşrulaştırılmasına izin vermedik, vermeyeceğiz.”
EĞİTİM-İŞ: ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARININ YOLU AÇILACAK

Eğitim-İş de yaptığı yazılı açıklamada “Yaş sınırının dahi olmadığı önergeyle 12 yaşındaki kız çocuğu tecavüzcüsüyle evlendirilebilecek böylece çocuk cinsel istismarı ve zorla evlendirmelerin önü açılacaktır” diyerek, şöyle devam etti:
Devlet, “çocukların her türlü ihmal ve istismardan korunarak sağlıklı gelişimini temin etmek”le sorumludur. Ancak AKP hükümeti, çocukların korunmasına ilişkin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği gibi 12 yıllık kesintili eğitim başta olmak üzere uyguladığı politikalar ile kız çocuklarını eğitimden kopararak onlara anne ve eş rolü yükleme çabası içindedir. Kız çocuklarının özgürleşmesi önüne artık unuttuğumuz yeni engeller çıkarılmıştır.
Ayrıca liselerde okuyan çocukların evlenmeleri halinde Açık Liseye kayıt yaptırmak suretiyle öğrenimlerine devam etmelerinin önünü açan Ortaöğretim Kurumları yönetmeliği ile erken yaşta evlilikler AKP hükümetince resmen teşvik edilir hale gelmiştir. Bugün 6-18 yaş zorunlu eğitim çağ nüfusunun yüzde 14'ü okula gitmemektedir. Bu oranın 958 815'ini kız öğrenciler oluşturmaktadır.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre, Türkiye'de 16-17 yaş gurubunda olan kız çocuklarının resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı yüzde 5,2'dir. Çocuk gelin sayısı ise 31 bin 337 olarak açıklanmıştır. Ancak bu rakamlar buz dağının görünen kısmıdır.
Devlet, 18 milyondan fazla çocuğun eğitiminden, etik değerlere bağlı, onurlu, düzgün bir yaşam sürmesinden, sağlıklı, huzurlu, dengeli bir yaşam içerisinde çağdaş, insani ve evrensel değerlere bağlı yurttaşlar olarak yetiştirilmesinden sorumludur. Devlet, bu konuda gereken tedbirleri almak ve çocuklarımızı her türlü saldırıya karşı korumakla yükümlüdür.
Ancak, tacizi ve tecavüzü meşrulaştıran söz konusu önergenin yasalaşması durumunda, kız çocukları her türlü taciz ve tecavüze karşı korunmasız bırakılacak, eğitimden koparılarak küçük yaşta evlendirilmelerine yol açılacaktır. Çocuklar mağdur edilirken tecavüzcüler ise özgür bırakılacaktır.
Eğitim-İş olarak çocuklarımızın eğitim hakkı başta olmak üzere en temel haklarını korumak ve geliştirmek için mücadele etmeye; çocuk istismarını, taciz ve tecavüzü meşrulaştıran yasalara karşı durmaya devam edeceğiz.


Kaynak: Sözcü

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber