Bu haber kez okundu.

Depremin kum saati 2033'te geri sayacak

Erdinç Akkoyunlu

 

Türkiye 17 Ağustos 1999'da 'asrın felaketi' olarak tarihe geçen bir depremle sarsıldı. Gölcük merkezli 7.4'lük facia, Marmara Depremi olarak anıldı ama Türkiye genelinde 16 milyon kişiyi direk ya da dolaylı olarak etkiledi. Korkunç depremde 17 bin 480 kişi yaşamını yitirdi. Felaketin ardından deprem uzmanları, bir sonraki facianın tarihini vermek ve alınacak önlemleri belirtmek için birbiriyle yarıştı. 17 Ağustos'un her yıldönümünde, beklenen Marmara depremine ilişkin korkutucu haberlerle toplumda panik havası yaratılırken, alınan ya da alınmayan önlemler bir bir sıralandı.

Sadece bilime kulak verin

Türkiye'nin sanılanın aksine depremden sonraki 16 yılda önemli yol kat ettiğini ifade eden Prof. Dr. Ahmet Ercan "Depreme dayanıklı yapı inşasını denetleyen yönetmelik ve kentsel dönüşüm yasası çıkarıldı. Toplum bilinci arttı. Depreme ilişkin bilgi teknolojileriyle önceden sarsıntı kestirmelerinde uzun yol alındı. Marmara Depremi'nin tek parça değil, iki parçalı olarak iki ayrı sürede kırılacağı, beklenildiğince büyük olmayacağı belirlendi" dedi. Topluma korku salacak, ekonomiyi sarsacak, yerli yersiz deprem haberlerini eleştiren Prof. Ercan "Bu yıl bu korkuyu salanların bir kısmının inşaat şirketi olduğu için üniversiteden atıldığı ortaya çıktı. Bir kısmının başka hesapları var. Sadece bilime kulak vermek lazım" ifadelerini kullandı. Marmara Depremi'yle ilgili bilimsel verilere dayanarak tahmin yürüten Prof. Ercan "Kuzey Marmara için deprem olasılığı 2033'ten sonra saymaya başlayacak 2045 en olası deprem yılıdır. Gecikirse 2075 dolayında olacaktır. Deprem de söylentilerdeki gibi çok büyük, değil orta büyüklükte olacaktır" diye konuştu.

Asrın felaketini yeni nesile anlattı

Marmara Depremi'nin üzerinden geçen 16 yılda, faciaya birebir şahit olanlar kadar, sadece anlatılanlarla öğrenen bir nesil de ortaya çıktı. Depreme 8 yaşındayken yakalanan Kaan Kızıl da gazetecilik mesleğini seçerek kendini yeni nesile felaketi anlatmaya adadı. Depremin en fazla etkilediği Kocaeli'de yıkılan evlerinin altında 7 saat kurtarılmayı bekleyen Kızıl, hayal meyal hatırladığı anları anlatması için babası Hakan Kızıl ile röportaj yaptı. Depremde yaşadıklarını anlatmanın kendisine o günü tekrar hatırlattığını ve çok zorlandığını belirten baba Kızıl ise bu röportajı sadece oğlu Kaan ile gerçekleştirebileceğini söyledi.

'Mahşer bu olmalı' dedim

Depreme 7 katlı apartmanın 6'ncı katındaki dairelerinde yakalandıklarını anlatan baba Kızıl "Sarsıntı sırasında ortalık aydınlandı, duvarlar çatırdadı. Herhalde mahşer budur diye düşündüm. Oğlumun odasına koştuğum sırada büyük bir gürültü oldu. Gün ışımaya başladığında, dozer seslerinden deprem olduğunu anladım. Eşimin nerede olduğunu bilmiyordum. Kaan'a 'Oğlum merak etme, annen yaşıyordur' dedim. Ama ben de endişeliydim" dedi. Saatler süren çalışma sonrası kurtarıldıklarında hücumbotlarla İstanbul'da bir hastaneye gönderildiklerini söyleyen baba Kızıl "Eşimin de yaşadığını öğrenince dünyalar benim oldu. Daha sonra aynı hastanede buluştuk. Sol gözümü kaybettim. Ama şükürler olsun ki ölüm olmadığı için giden her şey yerine geldi. Kaan okudu, şimdi çalışıyor. Eşim de yaşamını sürdürüyor. Allah böyle bir şeyi kimseye yaşatmasın. Düşmanıma bile yaşatmasın" ifadelerini kullandı.

7.4'ÜN ACI TABLOSU

- 16 milyon kişi Marmara Depremi'nden direkt veya dolaylı etkilendi.

- 17 bin 480 kişi yaşamını yitirdi.

- 23 bin 781 kişi yaralandı, 505 kişi sakat kaldı.

- İlk dalgada 133 bin 683 bina çöktü, toplamda 285 bin konut, 43 bin işyeri hasar gördü.

- 500 bini aşkın insan evsiz kaldı.

 

Star Gazetesi
 
 
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber