Bu haber kez okundu.

Çocuklarımızı neden koruyamıyoruz?

Özlem YILMAZ - Yasemin GÜNERİ

 

TÜRKİYE son dönemde ardı ardına gelen çocuk ölümleriyle sarsıldı. Anne-babaların ve yetkililerin ihmalinden kaynaklanan ölümlerin yanı sıra, çocuklar son bir ay içinde peş peşe cinayetlere kurban gitti. Sarıyer'de 3.5 yaşındaki Pamir'in havuzda boğularak ölümünün ardından Antalya'da aynı şekilde ölen 2.5 yaşındaki Hüseyin Çal'dan sonra Kars'ta 9 yaşındaki Mert vahşice öldürüldü. Adana'da Pazar günü kaybolan 6 yaşındaki Gizem Akdeniz'den iyi bir haber beklenirken cesedi bulundu. Manisa'da 4 gündür kayıp olan 9 yaşındaki Umut Zambak bir kuyuda bulundu. Çocukların ölümündeki artışı uzmanlara sorduk.

 

'Çocuk ölümleriyle ilgili acilen tedbir almamız gerekir'

 

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İSLAM:

 

BAKANLIK olarak bizim üzerimize düşen sorumluluk; aileleri bilinçlendirmek, çocukların, kendilerine yönelen bu tür şiddet olaylarında neler yapabileceklerini planlamak ve çocukları bu yönde eğitmek. İkinci olarak aileleri çocuklarını toplumsal şiddete karşı nasıl koruyacaklarına yönelik olarak eğitmek. Bunun için çalışıyoruz, İçişleri ve Adalet bakanlıkları ile birlikte toplantılar yapacağız. Acilen tedbir almamız gerekiyor. Özellikle çocuklara yönelik işlenen cinsel suçlara karşı, bütün kanunları gözden geçiren bir tasarı taslağı çalışması var. Taslakta ceza oranları artırılıyor.

 

'Çocuklara karşı suç oranı arttı, çünkü cezalar yeterli değil'

 

Ceza Hukukçusu Filiz Yaşar YILDIRIM:

 

ÇOCUKLARIN meta haline gelmesi, küçük çocuklarla evliliklerin meşrulaşması, küçük çocuklara tecavüzde indirimli cezalar sözkonusu olunca çocukların korunması gereken bir varlık olduğu düşüncesinden yavaş yavaş uzaklaşılıyor, çocuklar daha da korunaksız hale geliyor. Toplumda hangi konuda cezai yaptırımlar katledilirse o alandaki suç oranı artar. Dolayısıyla şu an da çocuklara karşı suç oranı artmış vaziyette. Cezalar yeterli değil. Çocuk cinayetlerinde ve çocuğa yönelik cinsel saldırıda iyi hal indirimi uygulanabiliyor. Bunların kalkması gerekir.

 

'Yurt çapında seferberlik başlatılmalı'

 

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Koordinatörü, avukat Aydeniz Alisbah TUSKAN:

 

"Psikolojisi bozuk insanlar cezayı hiç düşünmeden bu fiilleri işlerler. Türkiye'de bu konuda ihmal var. Tıpkı kadınları korumada olduğu gibi. Çocuk politikasında devletin olumlu ve sağlıklı bir politikası yok. Çocuklarımız açık ve korunmasız. Ebeveynlerin de cehaleti sözkonusu. Anne babanın eğitimsiz olması, ekonomik zorluklar, çok çocuk gibi etmenler bu tür sonuçlara yol açıyor. Anne babaların eğitilmesi, çocukların eğitimine özen gösterilmesi gerekiyor. Yurt çapında seferberlik başlatılmalı. Çocuklar, ihmal edilen ailelerin elinden alınmalı.

 

'Anne ve babalar çocuğa sahip çıkamıyor'

 

Psikiyatrist Ayhan AKCAN:

 

İHMAL ve istismar zaten var. Ama çocuğun sorumluluğunu alma konusunda anne ve babada problem var. Çocuğa sahip çıkamıyorlar. Çocuk ihmal ve istismar edildiğinde bu geçiştiriliyor, üstüne gidilmiyor. Bu da çocuklar için risk oluşturuyor. Olayın en yakınındaki kişinin istismarı, kaçırılma, çalıştırılma, madde kullanımı gibi birçok boyutu oluyor. Anne ve babalar çocuklarına zaman harcayacak. Okullardan başlayıp anne babaya kadar yoğun bir eğitim ve gerektiğinde koruma altına almayla ilgili hizmetlerin yaygınlaştırılması lazım.

 

'Yasalar engellemek değil, cezalandırmak içindir'

 

Çocuk-Genç ve Erişkin Psikiyatristi Prof. Dr. Bengi SEMERCİ:

 

ÇOCUK cinayetlerinin arttığı istatistiksel olarak bir bilgi midir bilmiyorum ama daha çok dikkat çektiği bir gerçek. Benzer her sorunda yasalar yeterli mi sorusunun sorulması ise anlamsız. Yasalar engelleme değil, cezalandırmak içindir. Ve daha yükseltmek sorunun kaynağını değiştirmeden etkili olmaz. Çocuklar en çok aile içi şiddette öldürülmektedir. Aile içi çocuk öldürülmelerinde ebeveynlerin ruhsal hastalıkları ve anlaşmazlıkları ile madde bağımlılığı en önemli nedenlerdir. Aile dışı ölümler ise akrabalar tarafından intikam, cinsel istismar sonrası ölüm, ya da yaşıtları tarafından öldürülme olarak sınıflanabilir. Dış tehlikeler için ailenin ve çocuğun bilgilendirilmesi, uyarılması, çocuğun uygun şekilde uyarılması, basın, eğitim kurumlarının farkındalık sürecine katılımı önemlidir.

 

'Bu tür olaylar daha da artacak'

 

Hayat Boyu Eğitim ve Şiddetle Mücadele Derneği (HEGEM) Genel Başkanı Adem SOLAK:

 

ÇALIŞMALARIMIZ şunu gösteriyor: Bu çeşit sıra dışı şiddet failleri kendi, çocukluğunda da şiddet görmüş kişiler. Adana'daki çocuğu öldüren de çocukluğunda tacize uğramış olabilir. Çocuklukta yaşanan travmalar, taciz, tecavüz ya da travmatik şiddete uğrayanların sayısı çok fazla, bunlar şekilde büyüdüklerinde birisine şiddet uygulayacaktır. Bu tür olayların daha da artacağını öngörüyoruz. Gençler arasında korkunç derecede şiddete uğrama, intihar, uyuşturucu eğilimi var. Türkiye'de 24 milyon çocuk var. Ancak çocukların ve gençlerin kurtarılmasına yönelik doğru dürüst önlemler yok

 

\"Habertürk\"

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber