Bu haber kez okundu.

Bir iğrenç ensest vakası da öz babadan

 Bir cinsel istismar vakası daha, üstelik aile içinde. Ama bu, pek çokları gibi gizli saklı kalanlardan değil. İstanbul'da öz babasının istismarına maruz kalan 16 yaşındaki S.Y. cesur davrandı ve bu sayede M.Y. yargı önüne çıktı. Mahkeme 3 gün sonra kararını açıklayacak ama öncesinde mağdur A.Y. ve annesinin yaşadıklarına kulak verelim..
İstanbul’da, yüksek binaların arasında kalmış dar sokaklardan birindeyim. Hikayesi korkunç olan bir dairede… 44 yaşındaki öz babası tarafından istismar edilen A.Y. bu evde yaşıyor. Maruz kaldığı cinsel istismarın ardından şikayetçi olmuş ve bu affedilmez suçun yargılanmasını sağlamış. Şoförlük yapan baba M.Y. 11 Mart'tan bu yana Metris Cezaevi'nde tutuklu. Mahkeme kararını 30 Haziran'da verecek.

S.Y ve annesiyle her şeyi konuşmak istiyorum ama soru sormak da, cevapları dinlemek de çok zor...  "Bu koltuklarda o da oturdu mu?" diye başlıyorum. Aldığım yanıt, 'Evet, evdeki her şey değişti fakat koltuklar hayır. Maddi olarak da bir yere kadar gücüm yetiyor' diyor anne S.Y.. Ayrıca boşanma davası da sürüyor. Ve gencecik pırıl pırıl, gözlerinden yaşam akan 16 yaşında bir genç kız oturuyor karşımda. Yere bakıyor, duvara bakıyor, gözlerini kaçırmıyor, yanlış anlamayın. Sadece hala anlam verememiş. Düşünüyor sürekli ve 'O benim babamdı' diyor. Şimdi bu çocuğun ve yanında dimdik durarak mücadelesine destek veren annenin hikayesini okuyacaksınız…

Olay yaşanmadan önce babandan sana yönelik bir tavır değişikliği sezdin mi?

A.Y: Geçen yılın son aylarına doğru bir intihar girişimim olmuştu.

Neden?

A.Y: Vücudumun fotoğraflarını çekmiştim. Kendi telefonumdaydı. Bir erkek arkadaşım vardı, peşimi bırakmıyordu. Telefonumu karıştırmıştı, görmüş ve kendine atmış fotoğrafları. Sonra beni tehdit etmeye başladı. Beni eve al yoksa bunları babana yollarım diye. Ben de ne yaparsan yap dedim. Dediğini yapmış ve fotoğrafları babama göndermiş. Babam beni odaya çekti konuştu ve Facebook şifremi almaya çalıştı. Sonra da beni yanaklarımdan ve boynumdan öptü, odadan çıktı. Boynumdan hiç öpmemişti babam beni. İlginç gelmişti ama ne vardı ki bunda? Babamdı sonuçta. Fotoğrafı gördükten sonra da yaşamak istemedim. Sonra yoğun bakımda kalmışım ve tekrar sağlığıma kavuşmuştum. Sonrasında yavaş yavaş aslında bir şeyler de değişmeye başlamıştı, fakat insan düşünemez ki öyle bir şey.


Sonrasında sana yaklaşımı nasıldı?

A.Y: Hitap şekli değişti. Adımı söylerdi önceden ama artık aşkım, sevgilim, canım diyordu. İlginç gelmiyordu bana, aksine hoşuma gidiyordu. Beni hep dışarı çıkarıyordu. Gezmeye, sinemaya, yemeğe ve buz patenine gidiyorduk. Ne istersem alıyordu. Ama dışarı çıktığımızda annemin gelmesini istemiyordu. Şakayla karışık, 'O evde kalsın, ablasına gider' diyordu. Dışarı çıktığımızda da kol kola geziyorduk, sarılıyordu. Ama öncesinde hiç böyle değildi.

Türkiye'nin utanç tablosu
ANNE S.Y.: Ben ekmek parası isterken para vermiyordu fakat her akşam dışarı çıkarıyordu kızımı. Ben 10 lira alamazken ondan, başka kadınlar para istediğinde hesap numaralarını isteyip onlara para gönderiyordu.

İkinizin kızı değil mi A.Y.?

ANNE S.Y.: Evet ikimizin kızı. Öz kızımız. Ben intihar olayından sonra onun bu tür davranışlarını, kızımız hayata dönsün onun için çaba veriyor diye düşünmüştüm. Bebek gibi davranıyordu kızımıza. Hoşuma gitmişti, bir baba olarak bu şekilde ilgilenmesi. Çünkü hayatımızın hiçbir yerinde ne eviyle ne de çocuklarıyla ilgilenmiş bir babaydı. Çocukların okullarıyla da evle de hep ben ilgilendim. O kadar çok çabaladım ki mutsuz olmayalım, her şey güzel olsun diye. Fakat hayat çok farklı bir yerden geldi bize.

O güne giden yolda neler yaşandı?

A.Y: Bu yıl mart ayında, bu evde yaşandı her şey. O gün okula gitmemiştim. Öğle arasında kardeşimin okuluna, ona yemek götürmek için çıkmıştım evden. Dönerken de bir arkadaşımı gördüm. Erkek bir arkadaşım. Benimle konuşmak istedi ve ben de dışarda konuşmayalım yanlış anlarlar ve babama söylerler dedim. Eve geldik. Konuşurken babam geldi ve ben de arkadaşımı odaya götürdüm kilitledim. Babam kapıyı açmaya çalıştı bağırdı, sonra kapıyı açtım ve arkadaşımı dövdü gönderdi. Annem o anda işteydi.
Evde ikiniz kaldınız, sonra ne oldu o odada?

A.Y: Ben kapıyı kilitledim, odanın içindeydim. Korktum çünkü. Bayağı bağırdı aç kapıyı diye. Üzerime bakındı ve tek tek kıyafetlerimi çıkarmaya başladı. Öpmeye başladı. Ne olduğunu anlayamadım. Çok kalıplı bir adam. Ben vücudumda morluk gibi şeyler var mı diye bakıyor herhalde diye düşünüyordum tişörtümü çıkardığında. Fakat üzerimdeki her şeyi çıkardı, soydu beni ve kendi de soyundu. Korkmaya başladım, çok korktum. Bağırmaya çalıştım, yapma dedim. Sus dedi. Çeneme yumruk attı. Onu ittirmeye çalıştım ama ne gücüm yetti ne de sesim. Gömleğini yırttığımı hatırlıyorum. 15-20 dakika kadar odada kaldık.
ANNE S.Y.: Bana da cinsel şiddet uyguluyordu.

Çıkarken bir şey dedi mi?

A.Y: 'Bir daha yanında bir erkek görürsem sana neler yapabileceğimi gördün sanırım' dedi. Sonra üstünü giydi, mutfakta kendine yemek hazırladı ve sofra kurdu. Bana seslendi sonra, üstünü giy yanıma gel diye. Sonra anneme mesaj atmış annemin yanına gittik. Annem orada bende bir şeyler olduğunu anlamış.

ANNE S.Y.: Kızım pijamalarıyla gelmişti. Ki öyle dışarı çıkmaz. Gözleri kızarmıştı, belliydi ağladığı. Ne oldu dediysem cevap vermedi. O adam ahlak sahibi bir insan değildi. Çünkü sapıklıklarını ben biliyordum. Fakat çocuklarımı hiçbir zaman bırakıp gidemedim. Gidersem eğer, oğlumu çingenelere vereceğini, kızımı da parayla satacağını söylemişti.
Kızınız size anlattığında ne yaptınız?

ANNE S.Y.: Çıldırdım. Gözüm döndü ve ne yapacağımı bilemedim.

Annene anlatmaya nasıl karar verdin?

A.Y: Böyle bir şeyi nasıl annemle paylaşmam. Ama o, anneme anlatmayacağımı düşündü bence.
18 yıl evli kaldığınız insanın hareketlerinde o güne kadar tuhaflık fark etmediniz mi?
ANNE S.Y.: Fark etmiştim farklı biri olduğunu, fakat anlamamıştım altından bunlar çıkacağını. Evlilikte bana da cinsel şiddet uyguluyordu ama bir şey yapamıyordum. Bir gün kendisi söyledi ablasına tecavüz ettiğini ve askerdeyken de bir köpeğe. Bu olaylar yaşandığında ailesine, ablasına da yaptığını söylemiştim. Ve o sürede ablası sussun diye kendilerine ait bir evi satıp parasını ona verdi. Üstelik ablamların evindeki inşaat işini yaparken, evde kimse yokken ablamın da iç çamaşırlarını kokluyormuş, kendisi söyledi.
Bunları anlattıktan sonra nasıl birlikte yaşamaya devam edebildiniz?

ANNE S.Y.: İnanmadım ki o zaman.

Yaşadıkların hayata bakışını nasıl etkiledi?
A.Y: İçe kapanık biri oldum, önceden duygularımı çok dışa vuran biriydim. Tek sığınağım öğretmenlerimdi ve büyük amcam. Ama amcam da zaten ne olduysa artık bize inanmıyor.

Olaydan sonra 'Keşke yapsaydım ya da yapmasaydım' dediğiniz bir şey var mı?
ANNE S.Y.: Muayene istediler kızımdan, rapor tutmak için. Kızım yaptıralım anne dedi. Bir taraftan titriyor bir taraftan yaptıralım diyor. Kıyamadım ama en büyük pişmanlığım o muayeneyi yaptırmamak. Meğer her şey çıkıyormuş orada. Çocuğuma kimsenin dokunmasını istemiyordum, 'Şu an ne halde' dedim. Halbuki benim yararıma olan şeylermiş.

A.Y: Sonrasında Bahçelievler'de bir yurda götürdüler beni. 5 gün kaldım. Orası beni daha da kötü yaptı. Ruh halim bozuldu, okuluma odaklanamadım. 1 ay kadar okula gidemedim. Çok zor günler geçirdim. Ama sonrasında okula asıldım, çünkü bir geleceğimin olduğunun farkındaydım. Fakat şu an sanki ruhum yokmuş gibi artık. O dönemi üzerimden atamıyorum. Ara ara sinir patlamaları yaşıyorum.

Ne okumak istiyorsun?

A.Y: Pedagog olmak istiyorum. Çok şey yaşadım ve çocukların halinden anlayabileceğimi düşünüyorum.

Mahkemeden beklentiniz?

ANNE S.Y.: Şu anda cezaevinde. Mahkeme 30 Haziran'da. Ve bizim hayatımızı hiç bilmeyen insanlar onun şahitliğini yapacak. Bunu anlamıyorum. Ne yaşadığımızı bile bilmiyorlar. Fakat şahitlik yapacaklar. Sesimiz duyulur ve umarım adalet yerini bulur.
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber