Bu haber kez okundu.

Bakan'dan ikinci bin 500 kişi istihdam müjdesi
"Önümüzdeki ay bin 500 klinik psikolog, sosyal psikolog, çocuk gelişimci, toplum hizmeti uzmanı ve sosyologlardan oluşan personeli istihdam edeceğiz. 2016 yılı sonuna doğru tekrar bin 500 kişi daha istihdam edeceğiz"
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, "Kimse ölümün üzerinden siyaset yapmasın. O düzeneklerin kimler için hazırlandığına lütfen bir baksınlar. Evlerin içerisine, buzdolaplarının kapaklarına hazırlanmış o bombaları kimin koyduğuna bir baksınlar lütfen" dedi.

Bakan Ramazanoğlu, Başkent Öğretmenevi'nde basın mensupları ile bir araya geldi, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Aynı zamanda tıp doktoru olan Ramazanoğlu, kendi mesleğiyle gazetecilik arasında bir empati yaparak, "Sizin sahadaki çalışmalarınız da, kendi asistanlığımda dönemle empati yaparak özdeşleştiriyorum. Sizler de haberin peşinde koşarken, o işi ne pahasına olursa olsun kotarmak zorundasınız" dedi.

Sanayi Devrimiyle beraber batıda başlayan mücadelenin her toplumun kendi kültürel değerleri ve kültürel mirası ile ilgili olduğunu, Türkiye'nin sanayi devrimini yaşamadan tarım toplumundan endüstri toplumuna geçen bir ülke olduğunu dile getiren Ramazanoğlu, bütün bunların getirdiği tecrübe ve kadın mücadelesinin farklı bir kadın serüveni oluşturduğunu kaydetti.

'1 aya kadar 1500 sosyal hizmet uzmanı alacağız'
Ramazanoğlu, Doğu ve Güneydoğu'da terör örgütünün mağdur ettiği kadınlara dikkati çekerek, o kadınları yalnız bırakmamak, o kız çocuklarının geleceğine ışık tutmak için son beş haftadır Güneydoğu'da çalışmalarda bulunduklarını anlattı.

Bakan Ramazanoğlu, bu sene 8 Mart Dünya Kadınlar gününe özel çalışmalar planladıklarını dile getirdi.

- "Kadınları öldürmeyi hedef alıyor"

Bir gazetecinin, "HDP'nin bir raporu var, Doğu'da ve Güneydoğu'da yapılan operasyonlarla alakalı. Beş ayda 44 kadının öldürüldüğünü söyleyerek, açıklamanın başında da 'hükümet kadınları hedef aldı' denmiş. Bu raporu nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusuna Ramazanoğlu, şu yanıtı verdi:

"Terör örgütü Doğu'da hem kadınları hem çocukları, yaşlıları, engellileri tüm aileleri ve çocuklarımızın da geleceğini etkileyen bir mağduriyet yaşattı. Terör örgütü öyle acımasız bir saldırı içerisindeki burada ne kadın ne çocuk, ne yaşlı, ne engelli kimseyi tanımadı. Evlerin içerisi cephanelik haline dönüştürülmüş. On ton bir evin içerisinden silah çıkıyor, bu inanılmaz bir şey. Evlerde şu anda düzenekler var öldürme adına kurulmuş. Buzdolapları açıldığı zaman patlayacak şekilde düzenekler yapılmış, çamaşır makinalarına, elbise dolaplarının kapaklarına... Peki bu vatandaşlar evine gittiği zaman ilk açacakları yer neresidir? Dolabınızdır, onu açacak da kadındır. Bunu düzenleyen, o öldürme aracını oraya yerleştiren o terör örgütü kimi hedef alıyor? Kadınları öldürmeyi hedef alıyor. HDP'nin raporunun arkasından ben bunu sormak istiyorum. Bu bombaları, öldürme aletlerini, düzeneklerini koyan kim? Kimi öldürmek istiyor? Güvenlik güçleri tek tek kapı kollarına dolaplara kadar düzenek var mı yarın öbür gün bir kadın ya da çocuk açar da ölmesin diye bunları temizliyorlar."

Bölgede toplum hizmeti uzmanlarının çalıştığını hatırlatan Ramazanoğlu, gıda, barınma, giyim ihtiyaçlarının karşılandığını, evlere gidip rehabilitasyon hizmeti verildiğini aktardı. Silopi'de yaklaşık 35 bin kişiyi ziyaret ettiklerini dile getiren Ramazanoğlu, ziyaretlerinde kadınlarla konuştuklarını, çocuklarla ilgilendiklerini söyledi.

Ramazanoğlu, kadınların bundan sonraki hayatlarını düzene koyma noktasında istihdam çalışması yaptıklarını belirterek, çocukların sınavlara hazırlanması için gerekli şartları sağladıklarını aktardı.

Bakan Ramazanoğlu, "Kimse ölümün üzerinden siyaset yapmasın. O düzeneklerin kimler için hazırlandığına lütfen bir baksınlar. Evlerin içerisine, buzdolaplarının kapaklarına hazırlanmış o bombaları kimin koyduğuna bir baksınlar lütfen" dedi.

- "12-13 yıllık süreç içerisinde okuma yazma kampanyaları düzenlendi"

"TÜİK'in verilerine göre, okuma yazma oranlarına bakıldığında erkeklere oranla 5 kat daha fazla okuma yazma bilmeyen kadın var. Nasıl değerlendirirsiniz" sorusunu Ramazanoğlu, "Okuma yazma oranları biz iktidara geldiğimiz 2002 yılında kadınlarda okuma yazma oranları yüzde 80-85 civarındaydı ama erkeklerde birkaç puan daha yukarıdaydı. 12-13 yıllık süreç içerisinde çok ciddi okuma yazma kampanyaları düzenlendi. Bütün bu kampanyalar Türkiye'nin bir başarısıdır. Kadınlarda şu anda yüzde 93 okuma yazma oranı erkeklerde de yüzde 98'lerde ama biz bunu yeterli görmüyoruz, kız çocuklarının ve erkek çocuklarının okullaşma sürecine bakıyoruz. Bu, toplumun gelişmişlik endeksini etkileyen temel parametrelerden bir tanesidir. İktidara geldiğimizde kız çocuklarının ortalama okulda kalma süresi 4 yıl civarındaydı şu anda ortalama 6,7 yıl, erkek çocuklarının ise 8,5 yıl" diye yanıtladı.

Ramazanoğlu, ana hedeflerinden birisinin kız çocuklarının 12 yıllık temel eğitimi tamamlaması olduğunu söyledi.

"Kadınların ne iş yaparsa yapsın erkeklere oranla daha az para kazandığına ilişkin veriler var. Bununla ilgili ne söylersiniz" sorusu üzerine Ramazanoğlu, Türkiye'nin asgari ücreti çeşitlendirilmiş bir ülke olmadığını, kadın ve erkek işçilerin aynı ücreti aldığını hatırlattı.

Bakan Ramazanoğlu, "Kariyer basamakları yükseldiği zaman maalesef düzeltilmesi gereken bir şey. Kariyer basamaklarında kadınlara cam tavanlar oluşturuluyor. Bu cam tavanlardan bir tanesi kadının doğurması, çocuk sahibi olması, kadının hamileliği nedeniyle işinden uzaklaşması tekrar dönmesi iş veren için hem iş gücü kaybı hem verim düşüklülüğü görülüyor. Bunu kadının ücretine de dezavantaj olarak yansıtılıyor. Yeni yaptığımız düzenlemede doğum sonrası izinlerde işçi kadınların da ücretsiz izinlerinde özlük hakları korunacak. Bu konudaki mücadelemizi sürdürüyoruz" dedi.

- "Koruyucu ailelik bir süreç kalıcı bir durum değil"

Ramazanoğlu, başka bir soru üzerine koruyucu aile ve evlat edinme arasındaki farka da değindi. Koruyucu ailede çocuğun bütün yasal haklarının kurumlarında kalmak üzere bir aileye çocuğu emanet ettiklerini ve kurumun ücret ödediğini söyleyen Ramazanoğlu, denetimleri de kurumlarının yaptığını aktardı.

Evlat edindirmenin ise tamamen farklı bir hukuki prosedür olduğunu ifade eden Ramazanoğlu, evlat edinilince çocukla ilgili yasal bütün sorumluluğu ailenin üstlendiğini ve çocuğun ailenin yasal mirasçısı olduğunu kaydetti. Evlat edinme ile koruyucu aile arasındaki en büyük farkın bu olduğunu belirten Ramazanoğlu, koruyucu ailede kurum olarak gözeten, denetleyen ve çocukla bağı devam eden taraf olarak devam ettiklerini hatırlattı.

Ramazanoğlu, koruyucu ailenin yanında sorun yaşanması halinde kuruma çocuğu geri aldıklarını ifade etti. Koruyucu aileliğin bir süreç olduğunu kalıcı bir durum olmadığını anımsatan Ramazanoğlu, tüm süreçlerden geçmiş bir ailenin de evlat edinebileceğini söyledi.

Kadına yönelik şiddetle ilgili bir soru üzerine Ramazanoğlu, şiddetin en büyük mücadele alanları olduğunu vurguladı. Şiddetin toplumsal bir sorun olduğunu, çocuğa, engelliye de şiddet olduğunu aktaran Ramazanoğlu, şiddetin kaynağına inmek gerektiğinin altını çizdi.

Aile Sosyal Destek Projesini (ASDEP) başlattıklarını anımsatan Ramazanoğlu, "Önümüzdeki ay bin 500 klinik psikolog, sosyal psikolog, çocuk gelişimci, toplum hizmeti uzmanı ve sosyologlardan oluşan personeli istihdam edeceğiz. 2016 yılı sonuna doğru tekrar bin 500 kişi daha istihdam edeceğiz" bilgisini verdi.

Ramazanoğlu, her ailenin bir sosyal danışmanı olacağını, her yıl personel alımına peyderpey devam edeceklerini bildirdi.

Aile danışmanının ailelerin içine gireceğini, danışmanın ailenin ekonomik, sağlık eğitim konularında ailelerin rehberi olacağını anlatan Bakan Ramazanoğlu, ailenin sorun çözme yeteneğini geliştirmek istediklerini dile getirdi.

- "Kesinlikle kapının önüne koyma diye bir şey yok"

Ramazanoğlu, "Şiddet benim için sıfır tolerans gösterilen bir alan. Kim yaparsa yapsın kim gösterirse göstersin. Müdahil olduğumuz davarlarda sonuna kadar takipçiyiz. kurumumuzla sıfır toleransla yaklaşıyoruz. En ağır cezanın verilmesi konusunda sonuna kadar takip ediyoruz" dedi.

Yetiştirme yurtlarında kalan çocukların 18 yaşına geldiğinde yurtlardan çıkarılması yönündeki iddialara ilişkin Ramazanoğlu, kız çocuklarının ve erkek çocuklarının üniversiteye devam ettiği müddetçe, 25 yaşına kadar kurumlarının yurtlarında kaldıklarını ifade etti.

Ramazanoğlu, "Devam etmediği zamanda kesinlikle kapının önüne koyma diye bir şey yok biz onu uzatıyoruz. Ona iş bulunması, uygun mekanda yaşayabilir hale dönüşünceye kadar bütün desteğimizi veriyoruz" dedi.

Bakan Ramazanoğlu, daha sonra basın mensuplarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi.

- Kadın Hayattır kampanyası

Programda, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kampanyası çerçevesinde Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun eşi Sare Davutoğlu ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu'nun da yer aldığı "Kadın hayattır" isimli reklam spotunun gösterimi oldu.

Kampanyaya sanat, spor ve medya dünyasından pek çok ünlü isim katkıda bulundu. Demet Akalın, Acun Ilıcalı, Mustafa Sandal, Mustafa Ceceli, Alex De Souza, Emre Aydın gibi medya, sanat ve spor dünyasının ünlüleri kamera karşısına geçti. Ünlüler kendi çektikleri videolarla kadının önemini anlattı.

Kampanya bu geceden itibaren sosyal medyada yer almaya başlayacak.
Anadolu Ajansı
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber