Bu haber kez okundu.

Askeri öğrenciler darbe gecesi 'Köprü üzerinde 8 canlı bomba var' denildi
AA
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarınca ifadeleri alınan Hava Harp Okulu öğrencileri ile Kuleli Askeri Lisesi'nde görevli erler, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi köprü üzerinde yaşadıklarını anlattı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarınca ifadeleri alınan Hava Harp Okulu öğrencileri ile Kuleli Askeri Lisesi Lisesi'nde görevli erler, yaşadıklarını anlattı.

Kuleli Askeri Lisesi'nde itfaiye olarak görev yapan er F.T, olay günü okul tabur komutanlığının devir teslim töreni olduğunu, akşam saatlerinde emir üzerine tam teçhizatlı içtima alanında toplandıklarını ve yeni okul komutanı albayın da orada bulunduğunu anlattı.

Kendilerine tatbikat yapılacağının söylendiğini aktaran T, itfaiye arabasına 6-7 asker bindiklerini, okul çıkışında muhafız bölüğünden verilen mermileri aldıklarını söyledi.

Okul komutanının talimatı doğrultusunda Beylerbeyi'ndeki yolu trafiğe kapatarak köprüye araç geçişini engellediklerini aktaran T, ayrıca emniyet müdür yardımcısı olduğu söylenen bir kişi ile bir yunus polisinin de yolu kapatmalarına yardımcı olduğunu, bu sırada halkın da tepki gösterdiğini anlattı.

'KÖPRÜ ÜZERİNDE 8 CANLI BOMBA VAR'

İfadesi alınan Hava Harp Okulu ikinci sınıf öğrencisi F.T, Yalova'da tatbiki eğitim kampında bulunduklarını, saat 22.00 sıralarında verilen emir doğrultusunda tam teçhizatlı içtima alanında toplandıklarını anlattı.

Komutanların herhangi bir bilgi vermediğini ve mühimmatlı olarak dış görünüşü sivil araçlara bindirildiklerini aktaran T, tatbikata gittiklerini düşünürken 3 saat yolculuktan sonra Boğaziçi Köprüsü'ne geldiklerini, tepki gösteren halkı görünce de bir anlam veremediklerini kaydetti.

Okula gittiklerini zannederken köprüde indirildiklerini anlatan T, şunları dile getirdi:

"Filo Komutanı Binbaşı Gazi Odacı bizi yönlendiriyordu. Köprüde askeri zırhlı araçlar vardı. Sınıf başkanları sayı alırken hemen arkamızdaki asker, mermi isabet etmesi sonucu yaralandı. Baktığımızda öldüğünü anladık. Biz de hemen oradaki zırhlı aracın yanında siper aldık. Orada tanımadığımız rütbeliler, '8 canlı bomba olduğunu' söyleyerek tedbirimizi almamızı istiyordu. Bu şekilde zırhlı aracın olduğu yerde siper alarak sabaha kadar bekledik.

Sürekli çatışma sesleri geliyordu. Üzerimizden mermilerin geçtiğini duyuyorduk. Komutanlardan sadece Gazi Odacı Binbaşı ve Ali Akçay Üsteğmen köprüdeydi. Diğer komutanları köprüde görmedim. Sonradan duyduğum kadarıyla onlar farklı bir noktaya gitmişler."

Şüpheli F.T, olay sırasında öğrenci arkadaşlarından da havaya ateş edenler olduğunu ancak bulunduğu yer itibariyle komutanlardan ateş edenleri görmediğini savunarak, sabah saatlerinde bir yarbayın talimatıyla toplanarak, polislere teslim olduklarını, darbe girişimi olduğunu da karakolda öğrendiğini dile getirdi.

HER ASKERE 80 MERMİ

Kuleli Askeri Lisesi'nde kaynakçı er olan H.Y, olay günü okul tabur komutanlığının devir teslim töreni olduğunu ifade ederek, normalde sivil çalıştığı halde takım komutanının "Size bugün ceza, kamuflajla çalışacaksınız." emri üzerine o gün kendilerine kamuflaj giydirildiğini söyledi.

Yemekten sonra 20.30 sıralarında gelen emir üzerine tam teçhizatlı içtima alanında toplandıklarını anlatan Y, telefonların toplanması ve kişi başı 80 mermiden 4 şarjör verilmesinin ardından personel taşıyıcı araçlarla "tatbikat" olduğu söylemiyle kışladan çıkarıldıklarını kaydetti.


Araç komutanlarının Turgay Ödemiş olduğunu belirten Y, şunları anlattı.

"Boğaziçi Köprüsü'ne vardığımızda herhangi bir askeri araç yoktu. Anladığım kadarıyla köprüye gelen ilk askeri birlik bizdik. Araç birden yolun ortasında yan şekilde durduruldu ve yolu trafiğe kapattı. Sivil araçlar durmaya başladı. Biz köprünün Anadolu tarafını kapattık. Turgay Ödemiş bizi araçlardan indirerek, köprünün çeşitli yerlerine siper aldırdı.

Aynı zamanda askerlerden hat oluşturdu. Bu sırada motorize iki yunus polisi geldi. Ödemiş, onlarla bir şeyler konuştu, polisler oradan ayrıldı. Sonrasında biz biraz daha köprünün içine çekildik. Ahmet Taştan Binbaşı, yanımıza gelerek, 'sıkıyönetim ilan edildi' diyerek, bunu halka söylememizi istedi. Biz de oradan geçenlere 'sıkıyönetim ilan edildi' şeklinde bağırıyorduk.

Bu esnada bize küfür eden vatandaşlar oldu. Ahmet Taştan Binbaşı onları korkutmak için havaya ateş ediyordu. Bir süre sonra bulunduğumuz yere tank ve zırhlı personel taşıyıcı araçlar geldi. Onlar da belli bir dizilişle durdu.

Bu sırada Ahmet Taştan Binbaşı, 'Anadolu yakasından beyaz bir araç gelecek. Onu etkisiz hale getireceğiz. Direnme olursa bu araca ateş edin.' şeklinde talimat verdi. Bir süre sonra içinde iki sivil şahıs bulunan bir araç geldi. Askerler Ahmet Binbaşı eşliğinde bu iki şahsı etkisiz hale getirip
yere yatırdı ve yolun karşısına geçirip orada oturttu."

'TANK ATEŞLENİNCE ŞUURUMUZU KAYBETTİK'

"Biz tam tankın önünde siper almıştık. Tank ateşlenince şuurumuzu kaybettik. Birkaç arkadaş bu şekilde tankın arkasına geçtik. Ardından da birkaç arkadaşla bizim kamyonların ve itfaiye araçlarının olduğu yere gittik. Orada bir arkadaş gözünden vurulmuş halde cansız yatıyordu. Bize nereden ateş edildiğini bilmiyorum.

Arkadaşımızın cansız bedenini görünce, adı Kurtuluş'tu, soyadını bilmiyorum, ağlamaya başladık. Tüfeklerimizi kamyonun içine attık. Ardından bir kamyonun içine girerek korkudan uzandık. Orada uyuyanlar oldu. Burada ailesini arayanlar oldu. Bu sırada tank ateşi ve çatışma sesleri gelmeye devam ediyordu. Sabah saatlerinde Ahmet Binbaşı'nın 'teslim oluyoruz' sesini duyduk ve teslim olduk."

Fetullah Gülen cemaatine ilişkin bilgisi olmadığını dile getiren Y, olay yerine bizi, "tatbikat, bombalı saldırı var" söylemiyle götürüldüklerini, teslim olana kadar darbe yapıldığından haberi olmadığını söyledi.

Darbeye katılmasını söz konusu olmadığını anlatan Y, "Ben vatan görevi için askerliğimi yapmaya geldim. Bu vatan hainleri bizi kandırarak, olay esnasında da tehdit ederek böyle bir durumun içerisine soktular." dedi.

'YAKLAŞIRLARSA AYAKLARINA, SON OLARAK DA KENDİLERİNE ATEŞ EDİN'

Hava Harp Okulu öğrencisi H.G de köprüde bulunduğu sırada Binbaşı Ahmet Taştan ve diğer komutanların ateş etme talimatı verdiğini, bunun üzerine kendisinin sadece havaya ateş ettiğini ifade ederek, "Gerçekleşen olayların darbe sonucu olduğunu karakolda öğrendim. Tatbikata gittiğimizi düşündüm, olay yerinde 'canlı bomba olduğu' söylenmişti. Bu nedenle darbe olduğunu anlayamadım." diye konuştu.

Öğrencilerden H.İ.Y, olay sırasında öğrenci arkadaşlarından havaya ateş edenler olduğunu ve ancak halka hedef gözeterek ateş eden kimseyi görmediğini vurgulayarak, "Biz Avrupa tarafına dönük haldeydik. Orada da halk gözükmüyordu. Sadece Ahmet Taştan Binbaşı, 'Önce havaya, ardından yere, daha yaklaşırlarsa ayaklarına, son olarak da kendilerine ateş edin' diye talimatlar verdiğini duyuyordum. Sabah saatlerinde de tanımadığım bir yarbayın talimatıyla toplandık ve polislere teslim olduk" ifadesini kullandı.

Kaynak: AA
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber