Bu haber kez okundu.

Asitli saldırıyla ilgili yok artık dedirten ayrıntılar

İstanbul Ataşehir'deki ünlü kebapçıda yaşanan asitli saldırıyla ilgili öyle ayrıntılar ortaya çıktı ki...
Ataşehir’de ünlü bir lokantada baldızının 3,5 yaşındaki çocuğunun yüzüne kimyasal sıvı sıkarak yaktığı iddia edilen C.A.(33) poliste işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edildi.
KÜÇÜK ÇOCUĞUN ELİNDE UZAKTAN KUMANDALI ARACI PATLAMIŞ 
Küçük çocuğun yüzüne asit sıktığı iddia edilen C.A’nın mikroişlemci üreten dünya ünlü bir firmada üst düzey yönetici olarak çalıştığı ortaya çıkarken, küçük Y.K’nın 3 ay önce evinde oynadığı uzaktan kumandalı arabasının ise patladığı öğrenildi. C.A’nın bilgisayarlara mikroişlemci üreten bir firmada çalışıyor olması ise akıllara 3 ay önce Y.K’nın oynadığı sırada uzaktan kumandalı oyuncağının elinde patlamasıyla ilgisi olup olmadığı sorusunu akıllara getiriyor.
TÜYLER ÜRPERTİCİ DETAYLAR ORTAYA ÇIKTI
Zanlının şubeden çıkarılırken çelik yelek giydirildiği dikkat çekti. Öte yandan anne Işıl G.’nin, kardeşinin kocası C.A’dan şikayetçi olduğu belirtildi. Olayla ilgili yapılan polis soruşturmasında ise tüyler ürpertici detaylar ortaya çıktı. Polis yaptığı araştırmada C.A.’nın olayı planladığını ve o akşam yemeğini herkese tek tek telefon ederek kendisinin organize ettiğini tespit etti. Olay sırasında oyun alanında bulunan palyoçalar tarafından çocukların yüzlerinin boyandığı, bu sırada yüzüne asit atılınca yüzünün yandığını söyleyerek ağlamaya başlayan Y.K.’ya ailesinin, istemeden de olsa yanlış müdahale ettiği ortaya çıktı. Yanmanın yüzündeki boyadan olduğunu sanan ailenin çocuğun yüzünü suyla yıkadığı, bu sırada suyla tepkimeye giren sülfirik asitin çocuğun yüzünde ve vücudunda derin yaralar açtığı öğrenildi.

 
2 GÜN UYUYAMAMIŞ 
Şüpheli C.A’nın, olaydan sonra 2 gün uyumadığı, eşinin polise , "Ben onu çocuğa üzüldüğü için uyuyamadığını sanryurdum. Halbuki böyle bir olayın faili olduğu için uyuyamıyormuş" dediği öğrenildi.
BİLGİSAYAR İNCELEMESİ SÜRÜYOR 
Öte yandan lokantanın güvenlik kameralarının incelemesinin de Siber Suçlar Şube Müdürlüğü’nde sürdüğü öğrenildi. Güvenlik kamera görüntülerinin dışarıdan bir hacker tarafından yapılan müdahale ile silindiğine dair kuvvetli şüpheler bulunduğunu söyleyen yetkililer, incelemenin ve görüntülerin geri getirilme çalışmalarının sürdüğünü söylediler.
KAMERA GÖRÜNTÜLERİNE DE ULAŞILDI 
C.A.’nın olay sonrasındaki güvenlik kamerası kayıtları ortaya çıktı. Görüntülerde C.A.’nın olaydan sonra asit dolu diş macunu tüpünü attıktan sonra polisi kandırmak için yeni bir diş macunu almak için benzincinin marketine girdiği görülüyor. Yeni ortaya çıkan görüntülerde C.A.’nın yüzüne diş macunu tüpü içinde sülfirik asit sıkan C.A.’nın koşarak lokantadan ayrıldığı ve bir benzin istasyonu marketine girdiği görülüyor. Marketten yeni bir diş macunu alan şüpheli C.A.’nın amacının muhtemel bir polis gözaltısına karşı tedbir almak olduğu belirtildi. C.A.’nın lokantanın çocuk bakıcısının kendisini gördüğünü bildiği, bir ihbar sonucu yakalandığında cebindeki dolu diş macununu gösterip "Ben bir şey sıkmadım" demeyi planladığı öğrenildi. Öte yandan güvenlik kamera görüntülerinde ayrıca C.A.’nın olaydan bir saat sonra minik Y.K.’nın tedavi gördüğü hastaneye gitmesi de yansıdı. Görüntülerde bir süre hastane kapısında bekleyen C.A.’nın daha sonra koridorda Y.K’nın odasına doğru yürüdüğü görülüyor.
"AİLE İÇİNDE BENİM ÇOCUĞUMA İLGİ GÖSTERİLMİYOR"
3 yaşındaki Y.K.’nın yüzüne ‘kimyasal’ atıp yakan saldırgan, eniştesi C.A., “aile içinde kendi çocuğuna hiç ilgi gösterilmediğini, Y.K.’nın çok fazla ilgi gördüğünü” söyledi ve suçunu itiraf etti.
DEVELİ RESTORAN'DAN AÇIKLAMA GELDİ

Develi Restoranları Yönetim Kurulu Üyesi kardeşler Nuri Develi ile Ali Develi, geçtiğimiz hafta Ataşehir’deki restoranlarında yaşanan 3.5 yaşındaki çocuğun üzerine kimyasal sıvı sıkılmasıyla ilgili basın açıklaması yaptılar Açıklamada, "Hepimizin aklının almadığı bir olayın üzüntüsünü en derinden yaşadık. Suçlunun yakalanması için, üzerimize düşeni yaptık" denildi.
ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPTIK
Nuri Develi , "Hepimizin akılının almadığı bir olayın üzüntüsünü en derinden yaşamaktayız. Minik yavrumuzun acısı bizleri çok büyük üzüntüye soktu. Tüm eleştirilere sessiz kalmamızın nedeni, emniyet güçlerimizin işlerini daha rahat yapabilmesi, suçlunun delilleri karartmaması için biz sessizliğimizi koruduk. Sorumluluk bilinci ile hareket edip, tüm eleştirileri göğüslemek zorunda kaldık. Suskunluğumuz, vicdansızlık veya sorumsuzluk değildi. Aksine suçlunun yakalanması için biz üzerimize düşeni yapmış olduk" diye konuştu.
ÇOCUĞU ODAMIZA TESLİM EDEN ENİŞTESİYDİ
Olayı işleyen şüphelinin iddia edildiği gibi, dışarıdan elini kolunu sallayarak giren ve çocuk odasına varan bir kişi olmadığına dikkat çeken Nuri Develi, "Aksine rezervasyonu yapan, minik yavrumuzla aynı masada oturan ve minik yavrumuzu annesi ile beraber çocuk odamıza teslim eden eniştesiydi. Güvenlik kameralarımız emniyet tarafından açıklandığı gibi inceleme altındadır. Süreç devam etmektedir. Asılsız iddialarla itham edilen, oyun odasında çalışan çalışma arkadaşımız bu olayın aydınlatılmasının en büyük başrol oyuncularından biridir. Şimdi bilgi kirliliğine son verildiğine göre hep birlikte minik yavrumuza dua edelim" dedi. Gazetecilerin "Oyun odasında görevli arkadaşınız ne yaptı" sorusuna Nuri Develi, şu yanıtı verdi: "Herkes şöyle bir eleştiride bulunmuştu. ’Nasıl olur da bir işletmede böyle bir olay yaşanır? Görgü tanığı olmaz’ diye. Tabii ki de görgü tanığımız vardı. Orada çalışan arkadaşlarımız bu olaya tanık olmuştu. Ama suçlunun daha rahat hareket edebilmesi için bu konuda bir açıklama yapmamıştık. Ama tüm bilgiler emniyetle paylaşıldı. O gün kameralarımız emniyete teslim edilmişti. Emniyet o görüntüleri kendi içerisinde inceliyorlar. Ondan dolayı biz hep sessizliğimizi koruduk. O gün kameralar çalışıyordu. Biz bütün bilgisayarlarımızı emniyete teslim ettik. Emniyet bütün gerekli çalışmaları yapıyordu. ’Görüntülerin dışarıdan hacklendiği o bölümde bir sıkıntı var gibi’ bilgisini biz de sizler kadar biliyoruz. Bizim de bilgimiz sizler kadar. İlerleyen zamanda emniyet bunu araştıracak. Sonuç ortaya çıkacak. Zaten olayı işleyen kişi her şeyi itiraf etmiş. Bir baba olarak çok üzgünüm. Ailemiz çok üzgün. Tüm ekibimiz çok üzgün. Beş gündür uyumuyoruz."
KAMERALARA DIŞARIDAN MÜDAHALE VAR MI?
Nuri Develi, "Bu konu soruşturmadan sonra ortaya çıkacak. Oyun odasında tabii ki kamera vardı. Bizim hiçbir çalışma arkadaşımız bu organizasyonun içinde değildir. Aksine çocuk odasında çalışan arkadaşlarımız büyük bir cesaretle gördüklerini anlatarak, bu olayın aydınlatılmasında önemli rol oynadılar" dedi.
ÇOCUK ODASINA BEN BİLE GALOŞ GİYMEDEN GİREMİYORUM 
Nuri Develi, "Çocuk odasına ben bile galoş giymeden giremiyorum. Odaya bırakılan çocukları başka birilerine teslim etmemiz söz konusu değildir. Çocuklar güvenlik eşliğinde sorumlu bayan tarafından masalarına kadar götürülmektedir. Aldığımız en büyük eleştiri, ’dışarıdan bir kişi nasıl çocuk odasına elini kolunu sallayarak girer’ şeklinde. Kesinlikle böyle bir şey söz konusu değil. Bu olayı gerçekleştiren kişi çocuğu oraya annesi ile birlikte götüren veli ... " diye konuştu.

posta.com.tr

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber