Bu haber kez okundu.

Ala: Generalleri hükümet seçmeli

İçişleri Bakanı Efkan Ala, A Haber canlı yayınında FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, soruları yanıtladı.

Ordunun üst kademesinde, hükümetin tam yetkili olması gerektiğini ifade eden Ala, şöyle devam etti:

"General seviyesinde atamalarda... Belli yere kadar rütbe ve terfi sistemi geliyor ama ondan sonra karar mekanizmalarında hükümet, atamalarda ve terfilerinde tam yetkili olmalıdır. Bu anlamda bir demokratik düzene geçeceksek, bu olmalı. Çünkü kurallarımız demokratikleştirilmiştir ama kurumlarımızın önemli bir kısmı demokratikleştirilmemiştir. Bu, anayasadan dolayı. Anayasa'ya yazılmış birçok şey. Anayasa değişikliği olmadan bunları değiştiremiyorsunuz. Bunların hepsi değerlendirilecektir. General seviyesinde, karar mekanizmalarında, üst düzey görevlerde nasıl diğer birimlerde Bakanlar Kurulu tam yetkilidir, oralarda da tam yetkili olmalıdır. Aksi takdirde başka sorunlar ortaya çıkıyor."

İçişleri Bakanı Efkan Ala, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine yönelik soruşturmalara ilişkin, "Tutuklu sayısı 8 bin 113. Bunlardan 5 bin 266'sı asker, bunlardan da 151'i general, bin 656'sı subay ve diğerleri. Hakim ve savcılardan bin 684'ü, polisten alınanlardan da bin 19'u tutuklandı." dedi.

Bakan Ala, A Haber canlı yayınında FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, soruları yanıtladı.

Türk Silahlı Kuvvetlerinden ve devlet mekanizmasından FETÖ mensuplarının temizlenmesinin ne kadar süreceğinin sorulması üzerine Ala, söz konusu yapının devlet içinden tamamen temizlenmesinin zaman alabileceğini, olağanüstü hal ilanından sonra her şeyin çok daha hızlandığını belirtti.

Bir soru üzerine, Ala, "Şu anda verdikleri ifadelerde aynı ibareleri kullanmaları zaten oraya ait olduklarının çok açık kanıtıdır. Hiçbir zaman doğru söylemediler ki yalan karakterleri olmuş, böyle bir yapı. Açık işleri, normal işleri yaparken bile gizliliğe büründürerek, bir gizem vererek, yapma hususu bunların karakteri olmuş. Dolayısıyla ne söylediklerine bakmamak lazım. Hiçbir zaman doğruyu söylemediler ki şimdi doğruyu söylesinler." ifadelerini kullandı.

FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında, 15 bin 846 kişinin gözaltına alındığını açıklayan Bakan Ala, gözaltına alınan 10 bin 12 askerden, 178'inin general, 2 bin 728'inin subay, 7 bin 106'sının da diğer rütbelerden kişiler olduğunu bildirdi.

- "151 general tutuklandı"

İçişleri Bakanı Ala, gözaltına alınanlardan 2 bin 901'inin polis, 2 bin 167'sinin ise hakim ve savcı olduğunu belirterek, "Tutuklu sayısı 8 bin 113. Bunlardan 5 bin 266'sı asker, bunlardan da 151'i general, bin 656'sı subay ve diğerleri. Hakim ve savcılardan bin 684'ü, polisten alınanlardan da bin 19'u tutuklandı." diye konuştu.

Darbe girişiminde dış destek bulunup bulunmadığının sorulması üzerine Ala, bu konuda kesin kanıtlara ulaşmadan açıklama yapmanın ülkenin çıkarları bakımından sorun teşkil edebileceğini, kendi düşüncesine göre de bu tür ilişkilerin hep olduğunu, bunda da ortaya çıkabileceğini ifade etti.

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun "Önce Hakan Fidan'a suikast olabileceği yönünde istihbarat geldiği" şeklindeki sözlerinin anımsatılması üzerine Bakan Ala, 15 Temmuz akşamı olayların, Ankara'ya dönmek üzere uçakta bulunduğu sırada başladığını kaydetti.

Esenboğa Havalimanı'na gece saat 23.00 sıralarında indiğini anlatan Ala, korumalarının "Efendim darbe oluyor, bir şey oluyor" dediklerini ve o sırada Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Hakan Fidan'ın kendisini aradığını belirtti.

MİT Müsteşarı Fidan'ın "Sayın Bakanım, darbe oluyor, bizi bombalıyorlar" dediğini aktaran Ala, o sırada havaalanına doğru tankların geldiğinin söylendiğini ve hemen VIP bölümünden dışarı çıkıp, bir araca binerek karargah olarak oluşturulan yere gittiklerini bildirdi.

Bakan Ala, Emniyet Genel Müdürü Celalettin Lekesiz'e teslim olunmayacağı ve operasyon yapılarak, ele geçirilen yerlerin geri alınması talimatı verdiğini kaydetti.

Türkiye'nin farklı yerlerinden özel harekat polislerinin Ankara ve İstanbul'a sevk edildiğini vurgulayan Ala, bu arada televizyonlardan milleti sokağa çağırdıklarını hatırlattı.

- "Bu acıyı yaşatanlar için her kelime israftır"

Darbe girişiminin olduğu gece medyanın, siyasi partilerin, vatandaşların, herkesin topyekün demokrasiye sahip çıktığına işaret eden Ala, TRT'nin ele geçirilmesiyle ilgili yaşananları ise şöyle anlattı:

"En önemli şey de bazı birimleri bunlar işgal etmişlerdi, TRT gibi, harekat merkezleri gibi. Biz orada tereddüt göstermedik, yani bizim İçişleri Bakanı olarak bulunduğumuz yerden verdiğimiz talimat TRT için, Emniyet Genel Müdürüme telefon açtım, 'TRT'ye ekibi gönderiyorsunuz, alacaklar, alamıyorlarsa yıksınlar ve enkaz üzerinden 'biz burayı ele geçirdik' diye canlı yayın yapsınlar.' Böyle bir şeye Türkiye layık mıdır? O kadar üzüldüm ki üçüncü dünya ülkesi de değil artık öyle üçüncü dünya ülkesi de kalmadı. Türkiye'ye bu acıyı yaşatanlar için her kelime israftır ve hiçbir kelime bunlar kadar alçalamaz."

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi başta olmak üzere, stratejik yerlerin korunmasıyla ilgili alınan yeni tedbirlerin neler olduğunun sorulması üzerine Ala, şunları kaydetti:

"Sil baştan yapıyoruz. Zaten olması gereken buydu. Muhafız Alayı, muhafaza edeceğine ilk planları yapan, el koyan orası. Zaten Sayın Cumhurbaşkanımızın milleti harekete geçirme gücünü, herkesin ona inandığını biliyorlar. Başkomutan olarak, Cumhurbaşkanı olarak o gün milleti sokağa ve havaalanına çağırması zaten meseleyi döndürdü. Onun içi Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef almışlar, o planları ona göre yapmışlar."

- "Kaçanların yakalanması için ciddi bir çalışma yürütülüyor"

Bakan Ala, darbe girişiminde yer alan bazı askerlerin hala kayıp olduğunun anımsatılıp, devlet yetkililerine yönelik suikast tehdidinin olup olmadığının sorulması üzerine, "Bu kadar yalanı söyleyebilen, bu kadar katil olabilen, kendi ordusunun araçlarını kullanarak kendi Meclisini bombalayabilen, milletine bu kadar açıkça kurşun sıkanlardan her şey beklenir. Bundan sonra olabilecek şeyler, istihbarat değerlendirmeleri de bu yönde. Buna göre tedbirler alınıyor. Ama bunlar bunu da yapabilirler. Kaçanların yakalanması için ciddi bir çalışma yürütülüyor, epeyce bir kısmı da yakalandı." değerlendirmesinde bulundu.

Jandarma teşkilatının başına bir valinin atanmasının söz konusu olup olmadığı sorusu üzerine Bakan Ala şu yanıtı verdi:

"Onu şu anda görüşüyoruz. O da bir seçenek. Eninde sonunda böyle bir seçenek olabilecektir. Ama şu andaki düzenlemede olur mu ya da bir sonrakinde mi yaparız, o bir değerlendirme konusu. Ama tamamen İçişleri Bakanlığına bağlanacak. Bu konuda tereddüt yok. Emniyet Genel Müdürlüğü nasılsa, atamalar, terfiler, sicil, disiplin, tamamen bağlanacak. Sahil Güvenlik Komutanlığı da öyle, tamamen bağlanacak. Çünkü bunlar asayiş hizmeti yürütüyorlar.

- "Şu andaki durum anormal. Biz normal olanı yapacağız"

Türkiye'de sistemin darbe ürettiğine dikkati çeken Ala, "Böyle darbeleri bir daha yaşamamak için darbe girişimlerini toptan tarihimizden silip atmak için güçleri paylaştırmak lazım. Avrupa'da, gelişmiş ülkelerdeki gibi. Güç bir yerde toplanmamalı, hepsi bir birimin altında olmamalı. Ayrı ayrı olmalı ve ayrı ayrı güçlü olmalılar. Türkiye toptan hepsinin hizmetine ihtiyaç duyduğunda da, Meclis bir yere savaş için karar verirse, o zaman hepsi bir komutanın altında birleşir ve savaşa gider. O zaman emniyet de gidecektir. Normal zamanda normal asayiş hizmeti verenlerin asayişten sorumlu bakanlığa bağlı olması lazım. Zaten anormallik bunun dışında olan, şu andaki durum anormal. Biz normal olanı yapacağız." diye konuştu.

Askeri liselerle ilgili kişisel görüşlerinin sorulması üzerine Ala, "Çocukları 12 yaşında alıp, bu şekilde yetiştirmek yanlıştır. Bunlar her kesime açık olacak. Bütün kesimlerden alabileceksiniz. Çünkü bir ordunun her şeye, mesleğe ihtiyacı oluyor. Bu okullardaki çocukların ilk önce şekillenmeleri normal okullarda olmalı. Diğer konularda da çok daha verimli olsunlar ve askerlik hizmeti yapsınlar." dedi.

Ordunun üst kademesinde, hükümetin tam yetkili olması gerektiğini ifade eden Ala, şöyle devam etti:

"General seviyesinde atamalarda... Belli yere kadar rütbe ve terfi sistemi geliyor ama ondan sonra karar mekanizmalarında hükümet, atamalarda ve terfilerinde tam yetkili olmalıdır. Bu anlamda bir demokratik düzene geçeceksek, bu olmalı. Çünkü kurallarımız demokratikleştirilmiştir ama kurumlarımızın önemli bir kısmı demokratikleştirilmemiştir. Bu, anayasadan dolayı. Anayasa'ya yazılmış birçok şey. Anayasa değişikliği olmadan bunları değiştiremiyorsunuz. Bunların hepsi değerlendirilecektir. General seviyesinde, karar mekanizmalarında, üst düzey görevlerde nasıl diğer birimlerde Bakanlar Kurulu tam yetkilidir, oralarda da tam yetkili olmalıdır. Aksi takdirde başka sorunlar ortaya çıkıyor."
Anadolu Ajansı
 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber