Bu haber kez okundu.

Teknoloji, dolandırıcılara yaradı: Telefona, mesaja maile inanmayın

SIRADAN YANKESİCİ GİBİ DEĞİLLER

Teknolojinin gelişmesiyle ortaya farklı farklı suçlar çıkmaya başladı. Eskiden internet ya da telefon aracılığıyla dolandırıcılık olayı bu kadar meşrulaştırılmamıştı. Maalesef her geçen gün bu oranlar artıyor. Bu konuda yaş sınırlaması da yok. 13 yaşındaki bir çocuk da internete girip istediği kişiye mesajlar atabiliyor. Önümüzde derin, koca bir okyanus var. Bizim işimiz o okyanustakileri tek tek bulmak... Sistem şöyle oluşuyor: BTK (Bilgi Teknolojileri Kurumu)'dan yetki alan birçok şirket var. Üstelik bu şirketlerin de hepsi yasal. Belki firma yetkilileri dolandırıcılık yapalım diye düşünmüyor ama bir şekilde dolaylı yoldan da olsa karışıyor bu işlere. Tabii burada datalar da önemli rol oynuyor. Vatandaş internet üzerinden alışveriş yapıyor, kimlik bilgilerini giriyor ve bütün bu bilgileri datalara kayıt oluyor. Peki, dolandırıcılar bu datalara nasıl ulaşıyor? Bunu biliyoruz ama kanıtlayamıyoruz. Ya hackerlik yöntemiyle ya da şirketten ayrılan birinin giderken bu dataları kötü amaçlı almasıyla oluyor. Bilindiği üzere birçok yasal şirketin dataları çalındı. Bu datalar internette satışa çıkartılıyor. Dolandırıcılar da biliyor bunları. Mesela ilanı görüyor; "Daha önce kozmetik alışveriş yapmış 500 kişilik data" veya "Yüz bin kişilik daha önceden araç bakım seti satışı yapılmış kişilerin datası. İrtibat için şu numara" diye satışa çıkartılıyor. Bu dataları satın alan dolandırıcılar için vatandaşı kandırmak daha kolay oluyor. Şirketler bunlara karşı tabii ki önlem alıyor, denetim mekanizmaları kuruyor ama bu işleri yapanlar çok uyanık. Beni, seni cebinden çıkarır. Sıradan bir yankesici değiller...

YAŞLILARI KANDIRMAK DAHA KOLAY

Kendini savcı-polis olarak tanıtan dolandırıcıların daha çok 50-60 yaş üstü kişileri aradıklarını görüyoruz. Rastlantı mı? Değil. Demek ki ellerinde o yaş ortalamasına göre data var. Dolandırıcılara göre yaşlıları kandırmak çok daha kolay. Çünkü hassasiyetleri farklı. İnterneti takip etmiyorlar, olaylar karşısında da daha duyarlılar. "S6 kazandınız" diyorlar, parfüm yolluyorlar. "Sağlık poliçenizi yenilemeniz gerekiyor. Eğer iptal ederseniz şu kadar ceza ödeyeceksiniz. Ödemezseniz icralık olacaksınız" diyorlar. Bunun gibi pek çok şekilde vatandaşın kart bilgilerini alıp dolandırıyorlar. Günde yaklaşık on bin kişiyi yokluyorlar, mutlaka ağlarına takılanlar oluyor. Vatandaşımız çok iyi niyetli. Hemen inanıyor. "Uğraşmayayım, icralık olmayayım" diyor. İstenilen paralar da 200-300 lira gibi düşük meblağlar olunca yatırıyorlar. Her kesimden insan mağdur oluyor. Dolandırıcıların ikna kabiliyeti kuvvetlidir, bu konularda oldukça aktifler. Ayrıca dolandırıcı öyle güzel konuşur ki karşı tarafın düşünmesine fırsat vermez.

KIZINIZ TUTUKLANDI

O kadar geliştirmişler ki işi, bir yazılıma bakıyor her şey. Uzaktan sizin telefon numaranızla annenizi-babanızı arayabiliyor dolandırıcılar. Şöyle oluyor; annenizin telefonu çalıyor ve bir bakıyor ki siz; "Aa kızım arıyor" diyor ve açıyor. "Kızınız terör örgütü operasyonuyla ilgili olarak gözaltına alındı. Şu an yan odada sorguda. Acil on bin lira yatırın" veya "Kızınız şu an acil hastanede yatıyor, hemen beş bin lira yollayın" diyorlar. Panik olan aile hemen denileni yapıyor. Maalesef bu gibi örnekler çok.

DOLANDIRICILARA EVİNİ KAPTIRDI

Emniyet genel müdürleri koordine ettiği bir çalışma düzenlendi. Çalıştaydan şu kanaat çıktı. Vatandaş kesinlikle bilinçlendirilecek. Biz suçluları yakalıyoruz ama önemli olan mağduriyetin giderilmesi. Hiçbir polis vatandaşı arayıp "Yirmi bin lira yatırın" demez. Vatandaşın bu konuda ciddi bir şekilde dikkatli olması gerekiyor. Geçen gün bir teyze geldi 70 yaşında. Dolandırıcılara iki tane evini kaptırmış. Çok üzüldüm. Kim bilir kaç yıllık birikimiydi. Kim bilir ne şartlarla kazandı o evi. Yine başka yaşlı bir teyze 20 yıl çalıştığı parayı vermiş. Yardımcı olmak istiyoruz ama parayı alan kişi o meblağları hesabında tutmuyor ki. Ben de dolandırıcı olsam bir milyon doları sizden çarpsam bunu resmi bir kurumun içine koymam. Sıcağı sıcağına yakalamak gerekiyor. Burada en önemli şey vatandaşın bilinçlendirilmesi ve mağdur olmaması... Mağdur olsa da olmasa da böyle bir teşebbüs varsa biz zaten elimizden geldiği kadar üzerine gitmeye çalışıyoruz. Ama gelişen teknolojiyle, dolandırıcılar polisin kendilerine ulaşmaması için her türlü tedbiri önceden alıyor. Önümüze engeller çıkarıyor. Vatandaşın mağduriyetini gideremedikten sonra ulaşmak da çözüm olmuyor. Vatandaşımızdan ricam; önce kendinizin polisi siz olun.

POLİS ASLA ARAYIP DA PARA İSTEMEZ

-Devlet, polis, hakim, savcı, asker, sizi asla ama asla tehdit etmez. Zaten hakim, savcı, asker sizi telefonla aramaz. Ve asla sizden para talep etmez.

-En çok görülen dolandırıcılık yöntemlerinden biri, kişinin telefonla aranıp, "terör örgütü hesabınızı ele geçirecek", gibi söylemlerle paranın belirtilen hesaba aktarımı sağlar. Asla hiçbir banka ya da kamu görevlisi, hakim, savcı, asker, polis, sizin paranızı korumak için bu şekilde davranmaz. Bir tehlike varsa zaten devletin gücü, gerekli önlemi almaya yeterlidir.

-Sağlık ya da diğer sigortalarla ilgili arandığınızda asla ama asla ödeme yapmayın.

-İnternet kullanımı hakkında bilginiz sınırlıysa, neyin güvenilir olduğunu öngöremiyorsanız, internette sadece çok

bilinen ve güvenilir sitelerden işlem yapın.

-Alışveriş yaparken, çok güvenilir ve çok bilinen siteler haricinde, sadece kapıda ödeme yöntemini kullanın. Havale, EFT ya da kredi kartıyla işlem yapmayın. Kapınıza gelen kargoyu incelemeden, ödeme yapmayın.

AYSUN YILDIZ GÜNGÖR

Akşam
 
 
 
 
memurlar.net
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber