Bu haber kez okundu.

Milli Eğitimin Kapatılan TWITTERLARI..

Hak arama ve tepki koyma alanlarının daraltıldığı şu günlerde, eğitim alanında da

bahsolunan alanlarda birtakım daralmalar olduğunu söyleyebiliriz. Bu daralmanın,

kısıtlamanın nerelere kadar gidebileceğini ise öngörebilmek müneccimliğe girmez sanırım. Zira;

görünen köy kılavuz istemez.

 

Malumunuzdur ki, gece yarısı TWITTER kapatıldı. TWITTER’in kapatıldığını haber alanlar,

TWIITTER’a ulaşmak için yollar aramaya başladılar. Nihayetinde bir yol bulundu ve

TWITTER’a erişim sağlandı. Devlet büyükleri, bürokratlar, herkes bu kapatılmaya karşın bulunan yoldan

TWIITTER’a ulaştı ve bolca TWİT attı. TWITTER, kapatıldığı gece yarısı en aktif saatlerini yaşadı.

Yaklaşık 1.5 milyon TWİT atılarak rekora doğru yol alındı. Bilinmelidir ki, demokratik toplumlarda,

kapalı tutulana karşı şipşak örgütlü REST baş gösterir. Bizde de öyle olmuştur. Bu, aslında başkaldırı değildir,

karşı koymadır, ortaya bir tepki sunmadır. Gayet olağan ve normaldir. Zira; ‘düşünüyorum o halde varım’

diyen her topluluğun etkiye tepki vermesi YAŞADIĞININ bariz göstergesidir. Yaşamak ise Nazım HİKMET’in dediği gibi; 

 

(...) bir ağaç gibi tek ve hür; 

 

Ve bir orman gibi kardeşçesine olmalıdır.

 

Unutulmamalıdır ki, idareler insanların hak arama ve tepki koyma alanlarını hep geniş ve açık tutmalıdırlar.

Ortaya konulan demokratik tepkilerin ise başkaldırı olarak algılanmaması gerekir. 

 

TWITTER kapatıldıktan sonra, milli eğitimimizde neler kapalı tutuluyor, nelere engel konuyor diye düşündük taşındık .

Ve madde madde, milli eğitimin kapalı tutulanlarını ve engel konulanlarını aşağıya sıraladık. Şöyle ki;

 

1- Okul yöneticisi tayinlerinde, mülakat aşamasında alınan puanlar her ne kadar yayınlansa da,

görüşmeler kayıt altına alınmıyor ve kamuoyu için sır olarak kalıyor.

 

2- Taşra Şube Müdürlüğü Sınavlarında gördük ki, hem yazılı hem sözlü sınav aşamalarında,

sendikaların yazılı başvuru girişimlerine rağmen sıralamalar muamma oldu. 

 

3- YGS sorularının bundan böyle tamamının yayınlanacak olmamasını da, şeffaflık anlayışından

uzak bir idari tasarruf olarak görmek mümkündür. 

 

4- Öğretmenlerin atama ve yer değiştirme dönemleri dışında, kişilere özel yapılan bazı atama ve yer

değiştirmelere dair belgeli söylentilerin kapalı kapılar arkasında duruyor olması ve

o kapının hep kapalı tutularak adeta saklama yoluna gidilmesi de ayrı bir gizemdir.

 

5- Kapalı kapılar ardında yapılan öğrenci sorgulamalarına ilişkin birtakım iddialar,

hala kamuoyu nezdinde aydınlığa kavuşmamıştır. 

 

6- MEB’in merkezi ve taşra yöneticilerinden 4 yılını dolduranlar, yeni yasa düzenlemesi ile

camiaya tamamen kapalı olan performans kriterlerine göre değerlendirilecek ve buna bağlı olarak

görevlerine devam edecekler ya da görevlerinden alınacaklar. Bununla ilgili perde arkasında yaşanacaklar ise

hep esrarlı kalacaktır. MEB katmanları arasında büyük güven boşluğu demektir bu ise. 

 

Bu bağlamda, MEB’deki örneklerle verilmiş olunan kapalılıklara karşı sendikal girişimlerin önemli bir rolü bulunmaktadır.

Özellikle, bitaraf olmadan üyelerinin hep yanında yekvücut olan sendikaların, YEK görüntüleri, yukarıda bahsolunan

kapalılıkların açılmasında büyük bir kuvvet aslında. Ama bu kuvvetin Türkiye’de, ideolojik ve siyasi barikatlara takıldığı görülmektedir.

Sendikaların ya siyasi ya ideolojik bir duruşu ya da iktidar ile göbek bağı, bu barikatları oluşturmuştur, oluşturmaktadır.

Bu barikatların, sendikalarca el birliği ile kaldırılıp tek hizaya çekilmesinin zamanı geldi de geçiyor bile.

Yoksa, bir müddet sonra sendikaların eylem sahalarına da kilit vurulabilir. Daha ileri gidilip hizmet binalarına da

kilit vurulabilir. Dillerine de kilit vurulabilir. Resmi yollarla olmasa da, ileriki günlerde fiili olarak bunları müşahade edebiliriz. 

 

Evet, MEB sıfırlanmıştır, ama buna karşı sıfır görünerek, camia olarak bizler de kendimizi fiilen kapatmamalıyız.

Unutulmamalıdır ki, korkunun ecele hiçbir zaman faydası olmamıştır. Son olarak,

yazar Fakir BAYKURT’un sözü ile yazımı tamamlamak istiyorum:

Açıklık; şeffaflıktır, güvendir.

 

Kapalılık ise karanlıktır ve güvensizliktir. 

 

GİZ İSE HEP İŞKİLLENDİRİR...

 

Saygılarımla...

 

 

 

Yahya ASLAN/Kamugazetesi

 

 

 

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber