Bu haber kez okundu.

Öğretmenler ve Aileler İçin 23 Nisan Kutlama Kılavuzu

 Bu yazıyı biraz önce gördüğüm bir haber ve o haberde kullanılan fotoğraflar üzerine yazmaya karar verdim. Haberin kendisi ve formatı size çok tanıdık gelecek. Bir üniversitenin rektörü, sosyal medya hesabında ’23 Nisan Çocuk Bayramı dolayısıyla makamımı ilkokul öğrencilerine devrettim’ diye yazmış; altındaki fotoğraflarda da okul üniformalarıyla makamda rektör bey ile poz vermiş çocukları görüyorsunuz. Bir sonraki fotoğrafta çocuklardan biri bilgisayarın başına oturtulmuş, çalışıyormuş gibi yapıyor ve bir fotoğrafçı olanları çekiyor.

Çok uzun yıllardır buna benzer 23 Nisan haberleri okuyoruz, izliyoruz. Neredeyse her 23 Nisan gününün akşamında televizyonda haberlere başbakan koltuğuna oturmuş bir çocuk çıkar; ‘afacan’ bir şey söylesin de gülelim diye beklenir. Ülkemizde 23 Nisan’larda çocuklar cumhurbaşkanı, vali, belediye başkanı, meclis başkanı, müdür olabilirler ama bir tek ‘çocuk’ olamazlar.

23 Nisan kutlamalarının iptal olması dururken eleştirilecek bu mu kalmıştı dediğinizi duyar gibiyim. Evet. Çünkü bu ikisi birbirine göbekten bağlı.

Şimdi sizi rolleri değiştirmeye davet ediyorum. Diyelim ki o makam koltuğuna oturtulan çocuk sizsiniz. Ne giyeceğiniz, ne söyleyeceğiniz, nereye bakıp gülümseyeceğiniz size söylenmiş. Etrafınız 23 Nisan’ın çocuklar için olduğunu söyleyip size kendi isteklerini, dileklerini yaptıran yetişkinlerle dolu. O koltuğa oturduğunuzda nasıl hissederdiniz? Gururlu, mutlu, şaşkın, korkmuş? Peki ya o koltuğun size verdiği mesaj ne olurdu? Bu görevler çok önemli görevlerdir; ancak yetişkinler yapabilir. Ama çocukların da bir günlüğüne oturup (elbette kontrollü bir şekilde) söz söyleme hakkı ve geçici bir yetkisi vardır.

Peki 23 Nisan günü bitip 24 Nisan’a geçtiğimizde ne oluyor? Çocuklar kendi ‘yetkisiz’, ‘makamsız’, ‘masum’, ‘temiz’ dünyalarına geri dönüyor. Büyüyene, ‘tam’ olana, gelişip, ‘eğitilip’ yerlerimizi gerçekten alana kadar.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ne demek bizler için? Demokrasiyle, ülke yönetimiyle, katılımla bir ilgisi olmalı. Çok kısaca özetlemek gerekirse birçok insan için 23 Nisan 1920 tarihi bu ülkede yaşayanların geleceklerini kendilerinin tayin etmesi, kararları birlikte almaları, ülkenin demokratik şekilde yönetilmesinin –resmi tarihteki – başlangıcıdır. Ülkede yaşayan ve birbirine vatandaşlık bağıyla bağlanmış kadın, erkek, çocuk, genç, yaşlı herkesin eşit olduğunun ilanıdır.

Kabul etmemiz ve hayata geçirmemiz gereken bir gerçek var; çocuklar da insandır, çocuklar da vatandaştır ve hatta –inanamayacaksınız ama- çocuklar da eşitimizdir. Bu eşitlikten doğan temel hakları vardır; yaşam hakkı, eğitim, sağlık, barınma, güvenlik hakkı ve belki de tüm bunların temelini oluşturan haklardan biri; katılım hakkı.

Çocuğun katılım hakkı Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 12. Maddesinde şöyle ifade edilmektedir;

“Taraf Devletler, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendini ilgilendiren her konuda görüşlerini serbestçe ifade etme hakkını bu görüşlere çocuğun yaşı ve olgunluk derecesine uygun olarak, gereken özen gösterilmek suretiyle tanırlar.”[1]

Çocuğun katılım hakkının 23 Nisan ile ne ilgisi var? Çok. Çocukların eşitimiz, temel haklara sahip olan bireyler olduğunu kabul ettiğimizde bir günlüğüne makam koltuklarına oturtulan çocuk fotoğrafları, güneşin altında stadyumlarda saatlerce gösteri için sıra bekleyen çocuk fotoğrafları, yaşına ve zihinsel olgunluğuna uymayacak kadar soyut kavramlardan oluşan şiirler okutulan çocuk haberleri bize en hafif tabirle ‘tuhaf’ gelmelidir.

Bu fotoğraflar sandığınız gibi çocuklara ne kadar değer veren, onları çok seven ve geleceğimiz olarak gören bir toplum olduğumuzu göstermez. Tam aksine, çocukları bir günlüğüne ya da bir hafta boyunca ‘yetişkin rollerine’ bürümek, ancak o şartla söz hakkı vermek sahip olduğumuz temsili demokrasiyi, çocuk katılımı merdiveninde ne kadar alt sıralarda olduğumuzu gösterir.

Yazının başlığı ‘Öğretmenler ve Aileler için 23 Nisan Kutlama Kılavuzu’ ancak şimdiye kadar sadece ne yapılmaması gerektiğinden bahsedebildik. Şimdi gelin 23 Nisan’ı nasıl gerçek bir çocuk bayramı, çocuk dostu bir kutlama haline getiririz, ona bakalım. Size sınıfta, evde, arabada, telefonda uygulayabileceğeiniz çok pratik yöntemler önereceğim;

Çocukları dinleyin. “Aa, ne kadar basitmiş!” Göründüğü kadar değil. Öğretmenseniz sınfıta, okulda; ebeveynseniz her zaman her yerde çocuğa kulak verin. Yalnız sizin sorduğunuz sorulara cevap verirken değil, her zaman ve özellikle de onun ilgilendiği konulardaki konuşmalarını da dinleyin.
Dinlemenin yaşı yoktur. Çocuk kendini ifade etmeye başladığından itibaren onu dikkatle izleyin, bireysel farklılıklarını gözlemleyin, onu dinleyin. Bu onu önemsediğini göstermenin bir yoludur, aynı zamanda çocuğun özgüvenini, düşünce gelişimini destekler; çocuk kendi fikirlerini ortaya koymaktan çekinmez.
Çocukları kararlara dahil edin, hatta daha da iyisini amaçlayın; kararları çocuklarla birlikte alın. Sınıfta demokrasinin sözlük tanımını, ulusal egemenliğin nasıl kazanıldığını öğrettiğiniz çocukların kendi söz söyleme, kararlara etki etme hakları yoksa, sınıftaki kararlar (okunacak kitaplardan izlenecek müfredata) demokratik olmayan yöntemlerle alınıyorsa, tüm otorite, güç, karar yetkisi siz yetişkinlerdeyse, o çocuklar demokrasiyi sadece sınavda tanımını yazmak üzere ezberlerler.
Aynı şeyler aile için de geçerlidir. Ev ile, aileniz ile ilgili alınacak her kararda çocuğun da o ailenin eşit ve hak sahibi bir bireyi olduğunu unutmamalısınız. Belki bu sağladığınız imkanlardan, gönderdiğiniz okullardan, aldığınız eğitici oyuncaklardan daha temel bir ihtiyaç.
23 Nisan’ı soyutluktan çıkarıp somut hale getirebilirsiniz. Yaşı biraz daha büyük çocuklarla ‘egemenlik’, ‘demokrasi’, ‘cumhuriyet’, ‘meclis’ kavramları üzerinde çalışabilir, bu kavramların tarihsel gelişimini araştırabilir, önemli olaylara dair bir video izleyebilir, bir olayı sınıfta tartışabilirsiniz.
Sınıf ve okul meclisleri kurulmasını teşvik etmek, bu meclislerde çocuklarla birlikte çalışmak, onların belirlediği yöntemi izlemek, ileri ve uzun vadeli iyi bir adım olacaktır. Bu meclislerde çocuklar ilgilendikleri konuları tartışabilir; seslerinin duyulması için yaratıcı yöntemler geliştirebilir, bir radyo programı, bülten, gazete çıkarabilirler.
İlla ki 23 Nisan haftasını çocuk haftası olarak kutlanmasında ısrarlıysanız, o zaman bu haftayı kendiniz için bir öğrenme süreci olarak görmeyi deneyebilirsiniz; çocuklardan öğreneceğimiz çok şey var. Hafta boyunca neler yapmak istediklerini çocuklara sorup, planlama ve gerçekleştirme yetkisini onlara verin, onlarla paylaşın. İhtiyaç duydukları anlarda yardım ve destek için oralarda bir yerlerde olun. Çocuklara kendi seçmedikleri şiirler, şarkılar ezberletmek, tamamen sizin kurguladığınız bir dansı, oyunu sergiletmek, bazmakalıp cümlelerden oluşan panolar hazırlatmak onlar için zoraki ve anlamsız olacaktır; bir bayram havası yaşatmayacaktır. .
Son olarak da sadece kendi çocuğunuz ya da öğrencileriniz için değil toplumdaki tüm çocukların daha iyi yaşamaları, sağlıklı olmaları, iyi bir eğitim alabilmeleri, kendilerini özgürce ifade edebilmeleri, katılımlarının desteklendiği eğitim ve aile ortamlarında büyümeleri için çalışın. Sizin çocuğunuz en iyisini yer, giyer, en kaliteli (!) okullarda okurken onun eşitleri ve yaşıtları ağır koşullarda yaşama, beslenme, barınma mücadelesi veriyorsa o toplumda çocuk bayramından da demokrasiden de bahsetmek mümkün değildir.
Yöntemleri belki sayfalarca yazmak mümkün, ancak yazıyı daha da uzatmanın kimseye faydası yok, sanırım. Önümüzdeki senelerde 23 Nisan’ların sözde değil özde çocuk bayramları olarak geçmesini diliyorsanız, değişime kendinizden ve bugünden başlayın. Çocuklar bizim yarınımız, umudumuz, hayallerimiz, ekonomik garantimiz, kendi yapamadıklarımızın gerçekleştiricileri, geleceğin büyükleri değildir. Çocuklar birer bireydir, bugünümüz, eşitimiz, kulak vermemiz gereken insanlardır.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun.

 

Fethiye Erbil

Boğaziçi Üniversitesi – İlköğretim Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi

İstanbul Üniversitesi – Yabancı Diller Yüksek Okulu İngilizce Okutmanı

 

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber