Öğretmen Diyarı

Çanakkale Zaferi'nin 102'nci yıl dönümü
ÇANAKKALE Deniz Zaferi'nin 102'nci yıldönümü, kentte coşku ve heyecanla kutlanmaya başladı. Törenlerde ilk olarak, Cumhuriyet Meydanı'ndaki Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal Atatürk Anıtı'na çelenk konuldu.
Cumhuriyet Meydanı'nda saat 09.00'da başlayan törende, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Tayyar Ertem, Çanakkale Belediye Başkanı CHP'li Ülgür Gökhan, milletvekilleri, askerler, muharip gaziler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, öğrenciler, hazır bulundu. İlk olarak anıta Hükümet adına Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, çelenk bıraktı. Ardından da Vali Orhan Tavlı, Garnizon Komutanı Tuğamiral Tayyar Ertem ve Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan çelenk koydu. Bu arada, şehitleri selamlamak adına TCG Heybeliada Korveti'nden de 21 pare top atışı yapıldı. Şehitler için bir dakikalık saygı duruşunun ardından Boğaz Komutanlığı Bandosu'nun çaldığı İstiklal Marşı eşliğinde Türk bayrağı göndere çekildi.

Tören alanına gelirken Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan'ın da polis tarafından üzeri arandı. Bu sırada Başkan Gökhan, gülerek yanındakilere, "FETÖ'cüler nelere mal oldu" dedi.

SİVİLLER DE ÇELENK BIRAKTI

Bu arada, resmi çelenk koyma töreninin sona ermesinin ardından kentteki çeşitli siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları da kendi çelenklerini Atatürk Anıtı'nı bıraktı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun da çelengi anıta konuldu. Zaferin merkezinde farklı bir coşkuyla kutlanan törenlerde, polisin de geniş güvenlik önlemleri aldığı dikkat çekti.

STADYUMDA COŞKULU KUTLAMA

Çanakkale'de, Cumhuriyet Meydanı'ndaki Atatürk Anıtı'na çelenk konulmasıyla başlayan 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 102'inci yıldönümü törenlerine, 18 Mart Stadyumu'nda devam edildi. Zaferin 102'inci yıldönümü coşkusunun yaşandığı stadyumda, Genelkurmay Başkanlığı Mehter Takımı'nın, yerini alması sırasında 13 bin kişi kapasiteli tribünleri dolduran vatandaşlar, büyük sevgi gösterilerinde bulundu. Mehter Takımı daha sonra futbol sahasının ortasına kurulmuş olan platform önünde mini konser verdi. Törende, askeri birliklerinin yanı sıra, gaziler ve öğrenciler de, alanda yerlerini aldı. Törenin yapıldığı çimlerde, öğrenciler büyük bir Türk bayrağı ile Atatürk posterini açtı. 

'BÜYÜK BAŞKAN GELİYOR' SLOGANI ATILDI

Tribünleri dolduranlar, tören için gelmesi beklenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için, 'Geliyor, geliyor, büyük başkan geliyor' sloganları attı. Tören öncesinde yine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da İstiklal Marşı'ndan dizeler okuduğu zaferi anlatan kısa belgesel gösterimi, platformun yanındaki dev ekranlarda yer aldı. Törene gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Tayyar Ertem, Çanakkale Belediye Başkanı CHP'li Ülgür Gökhan eşlik etti, zafer coşkusuna ortak oldu. Kutlamalara ayrıca, milletvekilleri ile yabancı askeri temsilciler de katıldı. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şeref tribünündeki yerini aldığı sırada, tribünleri dolduranlar, "Recep Tayyip Erdoğan" diyerek sevgi gösterilerinde bulundu. 

ALTIN MADALYA BAYRAĞA TAKILDI

18 Mart Stadyumu'ndaki kutlamalar ise 1994 yılında, 253 bin şehit adına, TBMM tarafından çıkarılan 3972 Sayılı Kanun'la, Çanakkale'ye verilen ve üzerinde 'Çanakkale geçilmez' yazılı altın madalyanın, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Tayyar Ertem, Çanakkale Belediye Başkanı CHP'li Ülgür Gökhan tarafından, Türk bayrağına takılmasıyla başladı. Ardından altın madalyalı bayrak, saygı duruşu sonrasında, Boğaz Komutanlığı bandosunun çaldığı İstiklal Marşı eşliğinde göndere çekildi. 

"GELİBOLU YARIMADASI VAROLUŞ MÜCADELESİNİN ADI SOYADIDIR"

Törende ilk konuşmayı Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan yaptı. Şehitlerin kahramanlıklarını anlatan Ülgür Gökhan, "Barışın kenti Çanakkale'ye gelen tüm misafirlerimizi selamlıyorum. Barış diyoruz hep, barış. Gelibolu Yarımadası varoluş mücadelesinin adı soyadıdır. Bağrında sakladığı özbe öz evlatları vardır. Çanakkale ruhu çok derin bir ruhtur. Ona mutlaka çok sahip çıkılmalıdır. Ona sahip çıkılmadığı zaman sonuç apaçık ortadadır. Zaferde, siper kazanını da gördük. 100 yıl sonra vatanı parçalamak için hendek kazanları gördük. Diline mezhebine kim olduğuna bakmadan, birlikte yaşamanın ruhudur Çanakkale. 15 Temmuz'da tankın tüfeğin karşısında duranlar işte böyledir. Devletin içerisinde çöreklenenlere karşı. Çanakkale'yi çok iyi anlamalıyız" dedi. 

Ülgür'ün ardından Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Tayyar Ertem ve Çanakkale Valisi Orhan Tavlı da konuşma yaptı. Törende Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen şehit yakınları ve gaziler de bulundu.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN KÜRSÜYE ÇIKTI

Törende son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kürsüye çıktı. Tribünleri selamlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasına şehitleri ve gazileri rahmetle yad edip başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yıllar gelip geçiyor ama şehitlere tepesi boş kalmıyor. Annelerimiz dün çocuklarını Çanakkale'ye gönderiyorlardı. Bugün terör örgütlerinin üzerine gönderiyorlar. Suriye'ye gönderiyor. Türk milleti böyle bir millettir. Vatanı, bayrağı, ezanı, istiklali ve istikbali söz konusu olduğu zaman gözü hiçbir şey görmez. 15 Temmuz'da meydanlara inip aslanlar gibi direnen bu milletin önünde kim durabilir. Korkaklar zafer anıtı dikemez diyoruz. Milletimiz cesaretini 15 Temmuz'da F 16'lara, tanklara, helikopterlere, silahlara karşı gösterdi. 'Yurduma alçakları uğratma sakın. Siper et gövdeni dursun bu hayasızca akın. Doğacaktır sana vaat ettiğimiz günler, yakın. Kim bilir belki yarın. Belki yarında da yakın' işte bu millete, bu gerçeği sunan milletimize, şükran borcumuzu ödemek için 14 yıldır gecemizi gündüzümüze katarak çalıştık. Türkiye'ye dünyanın en büyük 10 ekonomisinden birisi haline getirmek için çalıştık" dedi.

"SİSTEM TERCÜME DEĞİL, YERLİDİR"

Gelinen noktada mevcut sistemde daha fazla ileri gitme imkanının olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "En yenilikçi reformlara, projelere imza atmış kadro olarak milletimize tarihi bir değişim sistemi teklif ediyoruz. 16 Nisan'da halk oylamasına sunulacak anayasa değişikliğiyle, Türkiye yönetim sistemini değiştiriyor" dedi. Bunda amaçlarının istikrar ortamını sağlamak olduğu görünüşünü savunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Madem en büyük 10 ekonomi arasına girmeyi hedefliyoruz, öyleyse bu ülkelerle rekabet etmemize imkan sağlayacak yönetim sitemine ihtiyaç var. Darbelerin, krizlerin, kaosların sebebi olan mevcut sistem yerine dünyanın en gelişmiş ülkelerindeki yönetim sistemine geçiyoruz. Bunun adını da Cumhurbaşkanlığı sistemi olarak koyduk. Milletimizin önüne getirdik. Bu sistem öyle tercüme değil, yerlidir, millidir. Cumhurbaşkanlığı sistemini, milli, yerli demokrat olan herkes sahiplenmiştir" dedi.

"BÖYLE KİŞİLER HEP OLDU"

Görevlerinin Çanakkale'de yedi düvele meydan okuyan dönemin en modern ordularını dize getiren ecdada layık olmak olduğunu da ifade eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şunları söyledi:

"Çanakkale savaşları nedeniyle oradaki ruhu, heyecanı, azmi kararlılığı kalbinde hissetmeyen hiç kimsenin yüreği bu millet için çarpmaz. Ülkemizde böyle bir kesim hep oldu. Bundan bir asır önce askerlerimiz düşmana burayı dar ettiği sırada birileri, bu savaşa ne gerek vardı havasındaydı. Tıpkı bugün 'Suriye'de ne işimiz var. Irak'ta ne işimiz var. Afrika'da ne işimiz var' diyenler gibi. O zaman da milletimizin verdiği mücadeleyi sorguluyorlardı ama milletimiz Çanakkale'yi de kazandı, Kurtuluş Savaşı'nı da kazandı. Kendisine yeni bir devlet kurdu. Türkiye Cumhuriyeti bizim ilk değil son devletimizdir. Osmanlı da bizimdir, Selçuklu da bizimdir. Binlerce yıllık tarihimizde gelmiş geçmiş tüm devletler bizimdir."

"MİLLİ GELİR DAHA FAZLA OLURDU"

Devleti yaşatmanın insanı yaşatmaktan, insanı yaşatmanın yolunun da onu huzur içinde yaşatmaktan geçtiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sadece 1991 yılından bu yana Türkiye kesintisizi bir istikrar içinde yaşasaydı bugün nerede olacaktık biliyor musunuz? Şu anki yerimizin iki kat ilerisinde olacaktık. Milli gelirimizi göreve geldiğimiz zaman 3 bin 400 dolardan aldık. Şu anda 11 bin dolardayız. Fakat o dediğim yıldan itibaren 22 bin dolar olacaktı. 2023 hedeflerimize çoktan ulaşmıştık. Ülkemizi götürebileceğimiz kadar ileriye götürdük ama ne yaparsak yapalım iş geliyor bir yerde tıkanıyor. 2007 yılında Türkiye ilerlerken birden karşımıza olmadık engel çıkardılar. 2007 yılında Meclis'te bize cumhurbaşkanı seçtirmek istemediler. 367 gibi bahaneyle Meclisi kilitlediler. Biz de çözümü millete gitmekte bulduk. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi o zaman çözüm olan reformdu. Sonra partimize kapatma davası açtılar. 2013 yılından itibarin yaşadığımız her olay, artık köklü bir değişikliğin habercisiydi. 17 - 25 Aralıkta emniyet yargı darbesinde, gücü milleten almayan bir çetenin ürünüydü. Milletin desteğiyle darbecileri tasfiye ettik. Güvenlik güçlerimiz çukurlara ülkeyi böleceğini sananları o çukurlara gömdü. Güvenlik güçlerimize teşekkür ediyorum. Onlar, o çukur kazanları, kazdıkları çukurlara onları gömüyor. Sınır ötemizdeki teröristlere ise Fırat Kalkanı operasyonuyla gittik. Bulundukları yerde imha ettik. Bu ülkenin, ne teröristlere ne de onların arkasındakilere vereceği tek bir karış toprağı, feda edeceği tek bir insanı yoktur. İşte bunun içini her fırsatta ne diyoruz tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. İşte bu bizim Rabia'mızdır. Bölünmeyeceğiz, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, beraber olacağız. Kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız. Gücümüzü buradan alıyoruz. Bu şekilde almaya devam edeceğiz." 

"15 TEMMUZ'DA HEDEFLERİNE ULAŞMAK İSTEDİLER"

Türkiye'ye tüm saldırıları boşa çıkanların 15 Temmuz'da kanlı girişimle hedeflerine ulaşmak istediklerini de söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bu millet, tankı, topu silahı görünce kaçar, evlerine saklanırlar, onlarda ellerini kollarını sallayıp gelip ülkeyi teslim alır sandılar. Tabii öyle olmadı. Halkım, FETÖ ihanet çetesini derdest etti. Şimdi mahkemelerde hesap veriyorlar. Yakalandıklarında itiraf ettikleri ne varsa şimdi inkar ediyorlar. İstedikleri kadar inkar etsinler. Ortada 249 şehidimizin şehadeti var. Gazilerimiz var. Ortada işgal edilmek istenen bir ülke var. O gece dökülen kanın sorumlusu kim? Vatandaşlarımızın üzerine tankla, topla saldıran, Meclisimizi, Külliyemizi, Özel Harekat Merkezi'ni bombalayan kimdi? Hepsi de suçüstü yakalandı. Milletimiz müsterih olsun. O katiller, onları destekleyen kim varsa hak ettikleri cezayı alacaklar. Karşımda şehit ve gazi aileleri var. Hiç merak etmeyin 16 Nisan'dan sonra parlamento inanıyorum ki, onlarla ilgili idam talebinizin de gereğini yapacaktır. Bu bana geldiği zamana tereddütsüz onaylarım. Hans ne diyecek, şu ne diyecek, bu ne diyecek bunlarını hiçbirisi bizi ilgilendirmez. Halkım ne diyeceke bizi bu ilgilendirir" diye konuştu.

"AL BİRİNİ VUR ÖTEKİNE"

15 Temmuz'un değişimi kaçınılmaz kıldığını da vurgulayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "15 Temmuz musibeti, bize artık değişimin kaçınılmaz olduğunu gösterdi. Bir daha bu olaylarla karşılaşmamak için 2023 hedeflerine ulaşmak için ihtiyacımız olan yeni yönetim sisteminin startını verdik. Ak Parti ve MHP bu konuda müşterek hareket etme kararı aldı. Siyasi partilerimiz üzerine düşeni yaptı, Meclis üzerine düşeni yaptı. Şimdi sıra milletimizde. Bu değişiklikleri yurt dışında anlatmaya çalıştığımızda karşımızda garip bir tablo bulduk. Terör örgütlerinin hepsi bir olmuş karşı çıkıyor. Ana muhalefet partisi de karşı çıkıyor" dedi.

Son günlerde Avrupa'da yaşanan gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şöyle devam etti:

"Avrupa ülkeleri benim Dışişleri Bakanımın uçağına iniş izni vermiyor. Hollanda da, atlarını itlerini benim oradaki vatandaşlarımın üzerine salıyor. Almanya'nın şansölyesi de onun yanında yer aldığını söylüyor. Yazıklar olsun size. Bunların birbirinden farkı yok. Al birini vur ötekine. Ne yaparsanız yapın bu milleti yolundan çeviremeyeceksiniz. 16 Nisan'da benim milletim batının bu yanlış tavırlarına karşı en güzele cevabı inşallah sandıklarda demokratik şekilde verecektir. Bütün bu olanlar, herkesi biri yere doğru sevk ediyor. "

YARASALAR İSTEMİYOR DİYE GÜNEŞ DOĞMAKTAN VAZGEÇMEZ

Yurt dışında 3 milyon seçmen bulunduğunu belirten Erdoğan, bunlara ulaşmalarının engellendiğini söyledi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kim olursa olsun, biliniz ki Cumhurbaşkanınız her zaman dik durdu, bundan sonra da dik duracak. Hayır diyenlere sonuna kadar açtıkları kapıları, evet için gelenlere sık sıkıya kapattıklar. Bakanlarımız sürekli salonlarını iptaliyle sudan bahanelerle dışlandılar. Kendi konsolosluk binamıza giremedik. Siz bakana kapıları kapatamazsınız. Uluslararası hukukta yeri yok. Ha böyle gidersiniz bunun karşılığını Türkiye'de bulacaksınız. Onlar da bu değişimin ne anlama geldiğini iyi biliyor. Bir asır önce hasta adam diye taziyesine gelenler, Çanakkale'de uğradığı bozgunu unutamamışlar. Yeni Çanakkale zaferlerinin yolunu açacağını iyi biliyorlar. Beyhude uğraşıyorlar. Yarasalar istemiyor diye güneş doğmaktan vazgeçmez. Onlar istese de istemede Türk milletinin yeniden dirilişi olacaktır. Çanakkale 16 Nisan'da büyük güçlü Türkiye için evet diyor mu? Çanakkale 16 Nisan'da istikrar için evet diyor mu?"

1915 ÇANAKKALE KÖPRÜSÜ'NÜN TEMELİNİ CANLI YAYINDA ATTI

Anayasa değişikliklerini gittiği illerde tek tek izah ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gittiğim illerde, yalancıların iftiracıların ağızlarını kapatmak için değişikleri teker teker izah ediyordum. Çanakkale'de bunu yapmayacağım. Eşek ölür kalır semeri insan ölür kalır eseri. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü yapıldığında birileri ona hayır diyordu. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapıldığını hayır dediler. Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapıldığında hayır dediler. Osmangazi Köprüsü yapıldığında hayır dediler. Marmaray yapıldığında hayır dediler. Avrasya tüneli yapıldığında hayır dediler. Şimdi bugün Çanakkale Köprüsü'nün temelini atıyoruz. Hayır mı evet mi? İnanın onlara yine hayır der" dedi.

Erdoğan, 5 yıl sonra köprünün açılışına geleceklerini belirterek, şunları söyledi:

"Burada cumhurbaşkanlığı sistemini mutlu edecek, istemeyenlerin ise huzurunu kaçıracak bir müjde 102 yıl önce düşmanlarımızı derin sularına gömen Çanakkale yeni biri dönemin başlangıcı anlamına geliyor. Bu köprü dünyanın bir numarası oluyor. Asya'yı Avrupa'ya bağlıyoruz. Çanakkale Boğazı üzerine öyle bir köprü yapıyoruz. Hem ecdada, hem de gelecek nesillere layık eser olacak. Bedeli 10 milyar 500 milyon Türk Lirası. Ve bu 17 yıl işletilecek ondan sonra devlete bırakılacak. Böyle bir eser. İş bilenin kılıç kuşananın. Ve köprüyle İstanbul İzmir'e farklı bir şekilde bağlanmış olacak."

Konuşmadan sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lapseki'de bulunan tören alanına canlı olarak bağlandı. 1915 Çanakkale Köprüsü'nün temelini canlı yayında attı. 

BAŞBAKAN DA HAYIRLI OLMASINI DİLEDİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın telekonferansla katıldığı Lapseki'deki 1915 Çanakkale Köprüsü'nün temel atma töreninde Başbakan Binali Yıldırım da şunları söyledi:

"Sayın Cumhurbaşkanım, Çanakkale bugün tarihi bir gününü yaşıyor. Çanakkale geçilmez diyen ecdadımızdan aldığımız güçle Çanakkale'yi Cumhuriyetimizin 100'üncü yılına taşıyacak o büyük eserin, 1915 Çanakkale Köprüsü'nün temelini sizlerin huzurunda atıyoruz. Ülkemize, Çanakkale'ye, milletimize hayırlı olsun."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Evet butonlara basıyorsunuz galiba! Ya Allah bismillah" demesiyle Başbakan Yıldırım, Bakanlar, Güney Koreli ortaklar ile butona bastı. 1915 Çanakkale Köprüsü'nün temeli atıldı. Ardından dualar edildi.

TEMELE GÖMÜLECEK TÜPE 1'ER LİRA KONULDU

Başta Başbakan Binali Yıldırım olmak üzere protokol üyeleri, temele gömülecek tüpün içine 1'er lira koydu. Başbakan Yıldırım, "Köprünün parasının yarısı çıktı" diyerek espri yaptı. Tüpe konan mektubun ise geleceğe yönelik olduğu belirtildi. Tüp daha sonra Başbakan Binali Yıldırım tarafından yüklenici firma yetkililerine verildi. Tören, harç dökülmesiyle sonra erdi.

TÖRENLERDE GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINDI

Çanakkale Zaferi kutlamalarının yapıldığı kentte polis ve jandarma da geniş güvenlik önlemleri aldı. Kentte, birçok ilden takviye polis ekipleri gönderildi. Kutlamaların yapıldığı stadyum çevresindeki güzergahlar trafiğe kapatıldı. Polisin hemen tüm alanlarda, geniş önlemler aldığı gözlendi. Basın mensupları da, tören alanlarına girdikleri sırada sıkı aramalardan geçirildi.

KURTULMUŞ ÇİFTİ ZOR ANLAR YAŞADI

18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi kutlamaları kapsamında Çanakkale Şehitleri Abidesi'nin bulunduğu noktada tören düzenlendi. Tören alanına gelen Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, eşi Sevgi Kurtulmuş ve Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, helikopterden inip yürümeye başladı. Bu sırada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın helikopteri piste indi. Helikopterin piste inmesi sırasında oluşturduğu güçlü hava akımı, Kurtulmuş çifti ile Bakan Avcı'ya zor anlar yaşattı. Kurtulmuş çifti yere doğru çökerA)ken, Bakan Avcı da öne doğru eğildi. Bu sırada yardımlarına korumalar koşup, kollarından tutarak destek oldu.
Taylan YILDIRIM- Burak GEZEN- Mustafa SUİÇMEZ- Evren KASIRGA/ÇANAKKALE, (DHA

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol