Bu haber kez okundu.

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMA PROGRAMI

 

 

Sayın Okul Müdürüm, Değerli Öğretmenlerim ve Sevgili Öğrenci Arkadaşlarım,

24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutlamak üzere burada toplanmış bulunuyoruz.


Kutlama programını arz ediyorum.

  • Saygı duruşu ve İstiklal Marşı

  • Günün anlam ve önemini anlatan konuşma

  • Atatürk’ün öğretmenlere hitabı ile ilgili video gösterimi

  • “Öğretmen” adlı şiirin okunması. (şair: Fazıl Hüsnü Dağlarca)

  • Bir öğretmenin annesine yazdığı şiirin video gösterimi

  • “Köy öğretmenleri” adlı şiirin okunması (şair: Cahit Külebi)

  • Şehit öğretmenlerle ilgili videonun gösterimi.

  • Cumhuriyetin ilk yıllarındaki öğretmen ve öğrencilerle ilgili videonun gösterimi.

 

Bir dünya kurmuştuk belki
Dört köşe bir oda içinde biz,
En güzel anılarımızı orada yazmıştık defterlerimize,
Hayatta en hakiki mürşidin
ilim ve fen olduğunu sizden öğrenmiştik ilk önce,
Sıralarca dizilip
sürelerce sizi dinleyişimizde bir maksadımız vardı elbet,
Biz bilmiyorduk belki…

Adınızı pek söyleyemedim ama
Öğretmenim demek daha hoş geliyordu
“öğretmenim”
garip şimdi
“belki” dediğim maksatlarımızı,
Yavaş yavaş anlamaya başladım belki.
Öğretmenim dediğim sırdaşım,
Kimi zaman arkadaşım ve senelerce
Konuştuğum, yazdığım
ya da okuduğum her yazıda
Her adımımda varolduğumu anımsadığım
öğretmenim…

 

Sizleri cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm eğitim şehitlerimiz için bir dakikalık saygı duruşuna ve ardından İstiklal Marşı’mızı söylemeye davet ediyorum.





Bazen ölüler yurdu korur, bazı da sağlar;

Göz nuru karışmazsa şahadet kanı ağlar.

 

Yoksulluğun ufkunda erirken bile mağrur,

Sensin o hazin nûr, o derin nûr, o büyük nûr.

 

Hoşnutsun, eğilmiş okuyorsun, yazıyorsun;

Ey terli alın, ey güneşin öptüğü insan.

 

Şöhret aramaz, şân aramaz, nâm aramazsın;

Cemiyetin omzunda da yokmuş kadar azsın.

 

İlmin sesi haykırmaz: İlim şarlatan olmaz,

Sessiz de seven yoksa vatanlar vatan olmaz.

 

Sen yurdunu haykırmayarak gizli seversin,

Kalmışsa eğer, ömrümü Tanrı’m sana versin...



Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapmak üzere Edebiyat Öğretmeni ………………….. kürsüye davet ediyorum.


Öğretmenler; yeni nesli Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcileri sizler yetiştireceksinizyeni nesilsizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymetisizin becerinizin ve fedakârlığınızın derecesiyle orantılı olacaktır. Cumhuriyet: fikrenilmenfennenbedenen kuvvetli ve yüksek karakterli muhafızlar ister. Yeni neslibu özellik ve yetenekte yetiştirmek sizin elinizdedir.

 

Atatürk’ün Öğretmenlere Hitabı ile İlgili Video Gösterimi

 

 

 


Ve bu son fırçada benden
İşte bende size söylüyorum öğretmenim;
Yüzyıllar sonrasından sesleniyorum size
Görün kıvanç duyun eserlerinizle
Biz, işte yeni nesil, işte sizin eserleriniz
İşte yıkılmaz, sarsılmaz evleriniz
Öpüyorlar yine bir 24 Kasımda
Kitap kokan, şevkat kokan ellerinizden
Ve sesleniyorum size canım öğretmenim
İşte yeni nesil işte sizin eseriniz. . .

 

“Öğretmen” şiirinin okunması için ………………………’ ü kürsüye davet ediyorum.

 

Ve uyandım rüyamdan
Tualime son bir fırça vurdum
Kalkıp sıcak yatağımdan
Ve o son fırçada sevgiye boyadım gözlerinizi öğretmenim
Alev alev ısıttım ellerinizi
Yeniden yazdım sözlerinizi;
Çocuklarım ben sizlere yüzyıllar öncesinden, yüzyıllar sonrasından sesleniyorum,
Yürüyün kendi doğrularınızı yitirmeden,
Hiç boyun eğmeden yürüyün hayatta

 

Bir öğretmenin annesine yazdığı şiirin video gösterimi

 

Göklerden aldığım yıldızları dererim buket buket
Ve bakarım gözlerine,
İster Ege mavisi, ister Akdeniz yeşilinde olsun
Bakarım o parlak ışıl ışıl gözlerine
Alfabenin "A" sında,
Minik ellerimdeki kalemimde başladı hikâyemiz

 

“Köy Öğretmenleri” adlı şiirin okunması için ………………….. kürsüye davet ediyorum.

Çoksunuz öğretmenim çoksunuz.
Gökte yıldız kadar çoksunuz.
Karanlığı delmiş gözleriniz.
Işık olmuşsunuz...
Çoksunuz öğretmenim çoksunuz.
İlk dersinizi Atatürk’ten almışsınız
Kara tahta başında resmini gördükçe
Çoğalmış çoğalmışsınız...
Çoksunuz öğretmenim çoksunuz.
Bazen pusuya düşürülüp,hedef olmuşsunuz.
Silahlar kusmuş üstünüze...

Şehit Öğretmenlerle ilgili videonun gösterimi

 

Bir köy okulunu ziyaretinde, ders vermekte olan genç bir öğretmenin sınıfına girdiği zaman, öğretmenin, yerini kendisine bırakması üzerine söyledikleri:
- Hayır yerinize oturunuz ve dersinize devam ediniz! Eğer izin verirseniz, biz de sizden istifade etmek isteriz. Sınıfa girdiği zaman Cumhurbaşkanı bile, öğretmenden sonra gelir.

 

Atatürk’ün Cumhuriyetin ilk yıllarındaki öğretmen ve öğrencilerle ilgili videosunun gösterimi.

 



24 Kasım Öğretmenler Günü münasebetiyle düzenlemiş olduğumuz kutlama programı burada sona ermiştir. Hepinize teşekkür ederiz.

KUTLAMA KOMİSYONU ÜYELERİ

 

Özgür AKIN                                                                                                    ………………..

Türk Dili ve Ed. Öğrt.                                                                                            Türk Dili ve Ed. Öğrt.

 

…………………                            …………………………                   ………………………..

Resim Öğrt.                                        Müzik Öğrt.                                      Beden Eğt. Öğrt.

 

UYGUNDUR

…/11/2009

………………..

Okul Müdürü

 

 

 

 

 

ÖĞRETMEN

A'dan başlar aydınlık,
Bir taş koyar bütün yapılarda temele öğretmen.
Soluğudur düşüncenin buğdaydan yalaza dek
Yeryüzünde ne varsa ondan gelmedir,
Yeryüzü ile el ele öğretmen

Göz gözdür o, uzakları görürüz
Ağızdır o, türkü söyleriz haykırırız günlerden.
Ulaşırız erdem üstüne, gelecekler üstüne biz hep
Çizer büyük değirmisini
Uç olur da gergele öğretmen.

Hey hey, burası bir dağ köyü, kurda kuşa
Bırakılmış göğün kıyısına bırakılmış
83 toprak ev, 83 acı duman,
Çoluğuyla, çocuğuyla 415 karanlık
Kurtulacağız, el ayak kurtulacağız,
Bir okul yapıla, bir gele öğretmen.

Bir ışık, bir ışık daha,
Gecelerin içindeki ejderlerle dövüşür
Nice istemeseler de, nice önleseler de,
Uyandırır toplumunu
İyiye, doğruya, güzele öğretmen.

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KÖY ÖĞRETMENLERİ

Yurdumuz uçsuz bucaksız,
Gökte yıldız kadar köylerimiz var.
Ama uzak, ama harap, ama garipsi..
Alın benim gönlümden de o kadar.

Uzak köylerimizde kuşlar gibi
Her sabah çocuklar size uçar.
Ama küçük, ama büyüyen, ama güleç...
Alın benim gönlümden de o kadar.

Siz kara göklerin yıldızları,
Işıtın yurdumuzu sabaha kadar!
Ama düşe kalka, ama yiğit, ama umutlu..
Alın benim gönlümden de o kadar.

II

Çemişkezek'te, Patnos'ta, Malazgirt'te doğanlar!
Malazgirt'e, Çemişkezek'e, Patnos'a gitmezseniz,
Çocuklarınız öksüz kalır, yetim kalır,
Köylere ışık iletmezseniz.

Dağlara, vadilere, ovalara
Tesbihler gibi saçılmış köyler,
Rüzgara karşı bir bayrak,
Sevinçle türküsünü söyler.

Sevinçle türküsünü söyler
Bir idare lambası küçük, solgun.
En azından üç yüz pare dam
Umudu en azından üç yüz çocuğun.

Ve onlar saçları uzamış,
Çatlak ellerinde çıkınları,
Üç saat, dört saat ötelerden
Yorgundur, sessizdir akınları.

Ve onlar, yıldızlar gibi
Gözleri ışıl ışıl yananlar.
Oyuncak için değil, kâğıt, kalem
Kitap için gizlice ağlayanlar.

Ve onlar âşıktan bilya,
Sopadan at yapanlar.
Kurt yavruları gibi, kuzular gibi
Dağ başlarını çınlatanlar.
........

Çemişkezek'te, Patnos'ta, Malazgirt’te doğanlar,
Bütün bunları düşünmelisiniz.
Yüce ırmaklar gibi sessiz, sürekli
Kağnılarla, arabalarla, kamyonlarla
Akıp köylere gitmelisiniz!

Yurdumuza ışık iletmelisiniz...

 

Cahit KÜLEBİ

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber