Bu haber kez okundu.

Mustafa Kemal Atatürk\'ü ne kadar anladık?..

Gazetelerin en tepesinde, televizyonların haber bültenlerinde,  işyerlerinin vitrinlerinde hep Atatürk var.

Çoğunluk alkışlıyor ama birileri de bu saygı şölenine kızma devam ediyor...

Saat dokuzu beş geçe, araçlar kornalarını uzun uzun çaldı, bayraklar yarıya indi,  sevenleri de saygı duruşunda bulundu. 

Her ne kadar eski coşkusunda olmasa bile, yine hemen yerde, kırk yıl öncesinde olduğu gibi yine aynı saygı ve sevgi vardı.

Peki, aradan geçen onca sürede, kendisini yeterince algılayabildik mi?

Evet demek o kadar zor ki!..

Ne sevenleri ve kendisine toz kondurmayanlar onu yeterince anladı ne de ismini duyunca tüyleri diken diken olanlar..

Oysa onu tanımak hiç de zor değildi.

Bırakın söylemlerini, yaptıklarına bakmanız yeter de artardı.

Onu bile yapmadık...



Nereden nereye?..



Ve bir gün olsun, “Peki o olmasaydı, yaptıklarını yapmasaydı, şu anda hangi noktada olurduk?” sorusunu kendimize hiç sormadık.

Sorsak da üzerinde durmadık. Dursak da bunu başkalarıyla paylaşmadık...

Atatürk’ü anlamak için bırakın tüm yaptıklarını, sadece kendi çerçevenizden bakmak bile fazlasıyla aydınlatıcı olur.

Özellikle de şu günlerde çok fazla tartışma konusu olan kız öğrenciler ve kadınlar açısından bakıldığında...

Ayrıca, demokrasi, hukuk, din, eğitim, sanat, modernleşme, tarım, savaş, barış, dış politika, endüstri, hangi konuyu ele alırsanız alın, sadece bir konuda yaptıkları bile tek başına onu anlamaya ve büyüklüğünü görmeye yeter de artar

Örneğin, eğitimi ele alalım. Cumhuriyet öncesinde okullaşma oranları kaçtı, bugün kaç?

Okul, öğretmen, öğrenci sayıları dün neydi, bugün ne?

İyi yetişmiş kalifiye eleman sayısı dün ne kadardı, bugün ne kadar?

En önemlisi de öğretmene verilen değer dün neydi, bugün ne?..

İşte size çok çarpıcı bir anekdot:



Çarpıcı bir anekdot!



Yıl: 1923

TBMM’de milletvekillerinin maaşları düzenlenecek...

Mustafa Kemal’e soruyorlar; “Sayın Başkanım vekil maaşları ne olsun?”

M. Kemal şöyle diyor: “Öğretmen maaşlarını geçmesin.”

Peki ya şimdi?

Öğretmenlerin halini ne siz sorun ne de ben anlatayım...



Saygıyı hak edene...



Başta Atatürk ve daha önceki devlet adamlarımız olmak üzere hepsine saygımız sevgimiz sonsuz. Ülkemiz ve ulusumuz için attıkları her olumlu adım için elbette minnettarız. O günün koşullarında yapamadıkları ya da yanlış yaptıkları için de eleştirilerimiz hep oldu. Bu noktada önemli olan, artılarla eksileri birbirine karıştırmamak. Yani sadece artıları ya da sadece eksileri görme alışkanlığından kurtulmamız gerekiyor.

Hele hele ideolojik takıntılardan bütünüyle arınmamızın zamanı geldi de geçiyor.

Büyüklere saygı ve sevgi bizim geleneğimizin en önde geleniyken şimdi bu konuda bile nasıl kamplara ayrılabildik anlamak mümkün değil. Umarız, bugün biraz da bu konuyu düşünme olanağı bulabiliriz...

İyi doğdun, iyi ki Türkiye Cumhuriyetini kurdun, iyi ki devrimlerini gerçekleştirdin, iyi ki bize bilimin, aydınlığın yönünü gösterdin, iyi ki gerçek Atatürkçülük sırtüstü yatıp, sızlanmak değil, benden ileri gitmektir dedin ama bir şeyi hiç iyi yapmadın!  Aramızdan çok erken ayrılıp gittin…

Ruhun şad olsun…

 

egitimajansi.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber